"2002 yılında dilenen bir Türkiye vardı"
Ankara'da TİKA Projeleri Tanıtım toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan "Ancak Erdoğan giderse Türkiye'ye istikrar gelir" diyenlere "2002 yılında delikli kuruşa muhtaç olduğumuz bir dönem, dilenen bir Türkiye vardı" diyerek, Türkiye'nin şu anda geldiği konumu hazmedemeyenlere net mesaj verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle;
TİKA'nın ayrı coğrafylarda aynı imza sloganıyla gerçekleştirdiği çalışmalarını yakından takip ediyorum. Bugün tanıtım töreni için biraraya geldiğimiz projelerin arasında Avusturya, Filistin, Myammar, Sri Lanka, İspanya'daki çok önemli çalışmalar yer alıyor. Bu hizmetlerin bulundukları ülkelere ve oradaki kardeşlerimizin kazandırılmasında emeği geçen TİKA Başkanımız ve emeği geçen mimar, mühendis, işçi ve yüklenici firmalarına kadar tebrik ediyorum. TİKA dünyanın dört bir yanında gerçekleştirdiği projelerle ülke ve milletimizin göğsünü kabartan bir kuruluştur. TİKA'nın hizmetleri, listelenmesi, anlatılması oldukça zor bir seviyeye ulaştı. Bugün Türkiye kalkınma yardımlarında dünyanın ilk sıralarında yer alıyorsa bunda TİKA'nın çok büyük katkısı vardır.
"DÜNYADA BİRİNCİ ÜLKEYİZ"
Bizim çalışmalarımız Allah rızası için mazlumlara ve mağdurlara yardım etmektir. Yardım faaliyetlerimizin uluslararası kriterlere uygun şekilde istatistik tutuldu. Mesela 2014 yılında devlet ve sivil toplum kuruluşlarımız, yurt dışındaki özel sektörle 6,5 milyar dolar kalkınma yardımı yapan bir ülke olduğumuzu görüyoruz. Bu rakamın 2,5 milyar dolardan fazlası yurtdışına yaptığımız insani yardımlardan oluşuyor. Suriye'den ve diğer ülkelerden gelen misafirlerimize yaptığımız harcamalar bu rakamın dışındadır. Bu rakamlar milli gelire değerlendirildiğinde dünyada birinciyiz. TİKA'nın yardımları ağırlıklı olarak eğitim, sağlık, içme ve kullanma suyu alanlarında yoğunlaşıyor. Bu sayede TİKA Orta Asya'dan Balkanlar'a, Latin Amerika'dan Pasifik'e, Afrika'dan Güney Asya'ya kadar milyonlarca insanın gönlünde taht kurmuştur.
"TÜRK TİPİ ANAYASA, TÜRK TİPİ BAŞKANLIK DİYORUM"
Türk tipi Anayasa, Türk tipi başkanlık diyorum ya; TİKA'nın çalışmalarıyla Türk tipi kalkınma modelini ortaya koyduğumuza inanıyorum. Bizim kalkınma yardımı anlayışımızda asla karşımızdakini küçük görme, ona dikte etme, ajandalar dayatma tarzı sözkonusu değildir. Bizde sağ elin verdiği sol elin görmediği bir anlayış geçerlidir. Biz samimiyetimizle bu çalışmaları bir lütuf olarak değil; bir ikram olarak sunuyoruz. TİKA mensuplarının her biri çalışma tarzları profesyonel ama ilişkileri samimi arkadaşlarımızdan oluşuyor. TİKA çalışanları görev yaptıkları ülkelerde Türkiye'nin tarihi, medeniyeti, kültürü, değerlerinin de taşıyıcı çağdaş bir alperen olarak bulunduklarının bilincinde olmalıdırlar.
"PARALEL ÖRGÜT İMKANLARI SÜLÜK EMEREK ZAMAN KAYBETTİRDİ"
Paralel Örgüt Türkiye'nin imkanlarını sülük gibi emerek bize zaman kaybettirdi. Bunu telafi edeceğiz. Türkiye'de geride kalan tortuların kısa zamanda temizleneceğine inanıyoruz. Yurtdışında yerli ve milli duruş sahibi insanlarımıza büyük görevler düşüyor. Yoğun bir çalışma ortaya koymak zorundayız. Geçenlerde 4 Afrika ülkesine gittik. Fildişi Sahili, Gana, Nijerya, Gine. Oradaki tabloyu, yaşamı görünce dedim ki, bizim sorumluluğumuz çok daha fazla. TİKA Başkanı da bizimle bu ziyarette birlikteydi. Sahanın ne kadar münbit olduğunu kendi gözlerimizle görme imkanı bulduk. Gittiğimiz her yerde proje ve hizmetleriyle TİKA'yı görmenin memnuniyeti içindeydik. Ama yapmamız gereken daha çok iş var. Pek çok güç, pek çok ülke adeta Türkiye'nin dizleri üzerine çökmesini, pes etmesini bekliyor. Tüm bu terör olaylarının arkasında yatan gerçek budur. Milletimiz bin yıldır gerektiğinde Çanakkale'de ve Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi ailedeki tüm fertlerin şehit olması, gazi olması sayesinde bu hesapları bozmayı başarmıştır. Bugün de aynı kararlılık ve azimle bir büyük mücadele veriyoruz.
"BATI DÜNYASI BUNLARA YATAKLIK YAPIYOR"
Askerimiz, polisimiz, korucularımız terör örgütüne karşı büyük mücadele veriyor. Türkmen, Arap ve Kürt kardeşlerimizin bizimle aynı duygular içerisinde olduklarını biliyorum. PKK, PYD, YPG Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin küçük bir bölümden destek alıyor. Bu terör örgütlerinin elindeki silahları gördüğümüz zaman burada batıyı görüyoruz. Dostlar alışverişte görsün kabilinden yaptığı açıklamalar bizi ikna etmiyor. Ofisler oralarda açılıyor. Terör örgütünün temsilcisi oralarda besleniyor. Batı dünyası bunlara yataklık yapıyor. Ciddi bir mücadele verdikleri falan yok. Filanca örgütü terör örgütü ilan etmen benim için geçerli değil. Onlara karşı ne tür mücadele veriyorsun, ne tür baskınlar yapıyorsun. Yakaladıklarınızı tutukluyor musunuz, bunları Türkiye'ye teslim ediyor musunuz? Bunlar parasal kaynakları nereden buluyorlar? Bunları biliyoruz ve belgeleriyle bunları gösteriyoruz. Bunların yaptığı ne biliyor musunuz: Baban öldü başın sağolsun. Babasız başı ben ne yapayım yahu! Bize samimi yaklaşım gösterin. Eğer terör ortak mücadele vereceğimiz bir vaka ise burada samimi olun. Bugün bize yarın size.
ERDOĞAN'DAN PSV TARAFTARLARINA SERT TEPKİ
Fransa'da bir terör eylemi oluyor kıyametler kopuyor değil mi? İspanya'da bir meydanda Feyenord takımının izleyicileri Atletico Madrid'deki maça gelip oradaki mültecileri afedersiniz oynatıyorlar. Şınav çektiyor, bozuk para atıyorlar. Şimdi söylemek istemiyor eskiden bir şeyleri oynatıp para atarlardı. Aynısını batı yapıyor. Bu batıda vardır, biz de yoktur.
"DELİKLİ KURUŞA MUHTAÇ OLDUĞUMUZ BİR TÜRKİYE'Yİ TESLİM ALDIK"
Kandil'in tepesindekiler, 'ancak Erdoğan giderse Türkiye'ye istikrar gelir' diyorlar. Türkiye'yi ne kadar düşünüyorlar. Bazı köşe yazarları aynı şeyi söylüyorlar. Erdoğan geldiği zaman Türkiye'nin hali neydi, bugün Türkiye'nin hali nerede? 2002'nin Türkiyesi ortada. Delikli kuruşa muhtaç olduğumuz bir Türkiye'yi teslim aldık. O zaman dilenen bir Türkiye vardı. Şimdi alan el değil, veren el olan bir Türkiye var, farkımız burada. Ama bunlar Kandil'in ağzıyla konuşuyorlar. Bunların birbirinden farkı yok. Ülkemizde ve coğrafyamızda mücadele adeta yeni bir kurtuluş mücadelesidir. 100 yıl önce bu coğrafyanın bedenini paramparça ettikleri, ruhunun bütünlüğünü bozamadıkları için çırpınanlar bugün bunu başarmanın peşindeler. Bugün gönül birliğimizin paramparça edilmesine razı olmayacağız.