Evlat çığlığı
Norveç'te üç çocuğu ellerinden alınan Türk ailesi yavrularına kavuştu! Ülkede, evlat hasreti günden güne büyüyen başka bir aile de yetkililerden yardım istedi
Giriş Tarihi:
Çocuklarına kavuşma hayaliyle yaşıyorlar... Norveç'teki aile ve çocuklarla ilgili sosyal hizmet kurumu, ülkede yaşayan Halil ve Sultan Kiriş üç çocuğunu, ailenin çocuklara kötü davrandığı iddiasıyla geçen hafta ellerinden alarak Norveçli ailelerin bakımına verdi. Halil Kiriş, çocuklarının gördüğü kötü bir rüyanın, kreş yetkilileri tarafından çocuklara kötü davranıldığı şeklinde yorumlandığını ifade etti! Bu yüzden çocuklarının ellerinden alındığını söyleyen Kiriş ailesi çocuklarına önceki gün kavuştu. Bu seferde başka bir Türk ailesinin evlat çığlığı yürekleri dağladı. Oslo'da yaşayan Cemal ve Gülten Uğur çiftinin iki evladı, 3 ay önce ailenin çocuklara kötü davrandığı iddiasıyla ellerinden alındı. Ailenin 11 yaşındaki kızıları Esra Uğur, mahkeme kararıyla Oslo Hizmetler Dairesine, 7 yaşındaki oğulları Emre Uğur ise Hristiyan bir ailenin yanına verildi.
DARMADAĞIN OLDULAR
Uğur ailesi o günden sonra kabus gibi günler yaşamaya başladı. Anne Gülten, evlat hasretiyle perişan oldu. Psikolojik yardım almaya başladı. Durumu günden güne kötüye giden kadın, çok kilo kaybetti! Adeta hayata küstü... Cemal Uğur, kızı Esra'nın iki yıl önce içine kapanarak hastalandığını, psikiyatri, doktorunun ağır ilaçlar kullandığını dile getirdi. Kreş öğretmenlerinin de göçmenlere ön yargılı davrandığını, çocuklara sürekli "Evde size kızıyorlar mı? Dövüyorlar mı?" sorularını yönettiklerini söylerken, kızının hastalığına teşhis koyamadıkları için, çocuklarının ellerinden alındığı iddia etti. Evlat hasretiyle ciğeri yanan baba sözlerine şöyle devam etti: " Çocuklarımla en son görüştüğümde kızım Esra'nın elleri, ayakları ve bacaklarında morluklar vardı. Hristiyan ailenin yanına verilen oğlum Emre'nin ise kolu kırıktı, köpek tarafından ısırılmıştı. Aralık ayından beri iki çocuğuma kavuşmak için uğraşıyorum. Kiriş, ailesine yardım eden devlet büyüklerim bizim sesimizi de duysun
DARMADAĞIN OLDULAR
Uğur ailesi o günden sonra kabus gibi günler yaşamaya başladı. Anne Gülten, evlat hasretiyle perişan oldu. Psikolojik yardım almaya başladı. Durumu günden güne kötüye giden kadın, çok kilo kaybetti! Adeta hayata küstü... Cemal Uğur, kızı Esra'nın iki yıl önce içine kapanarak hastalandığını, psikiyatri, doktorunun ağır ilaçlar kullandığını dile getirdi. Kreş öğretmenlerinin de göçmenlere ön yargılı davrandığını, çocuklara sürekli "Evde size kızıyorlar mı? Dövüyorlar mı?" sorularını yönettiklerini söylerken, kızının hastalığına teşhis koyamadıkları için, çocuklarının ellerinden alındığı iddia etti. Evlat hasretiyle ciğeri yanan baba sözlerine şöyle devam etti: " Çocuklarımla en son görüştüğümde kızım Esra'nın elleri, ayakları ve bacaklarında morluklar vardı. Hristiyan ailenin yanına verilen oğlum Emre'nin ise kolu kırıktı, köpek tarafından ısırılmıştı. Aralık ayından beri iki çocuğuma kavuşmak için uğraşıyorum. Kiriş, ailesine yardım eden devlet büyüklerim bizim sesimizi de duysun