Demir adam Selahattin
Selahattin Şen, madende 9 saat mahsur kaldı. Deneyimli madenci gerekli oksijeni sağlamak için demirleri ısırarak hem kendi kurtuldu hem de 40 kişiyi kurtardı
Giriş Tarihi:
Manisa'nın Soma İlçesi'nin Eynez mevkisinde bulunan madendeki faciada 9 saat mahsur kalan ve kendisiyle birlikte 40 kişinin yaşamasını sağlayan maden işçisi Selahattin Şen, A Haber'e konuştu. Çavuş lakaplı usta madenci Şen yaşananları şu şekilde anlattı: "142 kişiydik. Güvenli alana geçtik. Saat 19:30'a kadar hiçbir şeyimiz yoktu. Ama sonrasında hava kesildi. Hava kesilince bizim olduğumuz yeri de duman basmaya, karbonmonoksit yükselmeye başladı. Ondan sonra çare aradık. Arkadaşlara dedim ki "Konveyör oluklarının içine yatacağız. Hepimiz ağzımızı bu demirlere vereceğiz, bu demirlerden biz oksijen alacağız" dedim. Tüm arkadaşları ayağın içine götürdüm, hepimiz demirleri ısırdık. Bir kısmı beni dinlemeyip aşağılarda daha iyi yer buluruz deyip gittiler, aşağıda monoksit daha yüksekti.
BAŞKA ŞANSIMIZ YOKTU
Saat 21.00'e doğru hava gelmeye başlayınca yavaş yavaş toparlandık, kendimize geldik. Sonra da yukarıdan kurtarıcı ekipler geldi, onlarla beraber yeryüzüne çıktık. Bizi kurtaran o demirler oldu. O demirlerden sürekli oksijen aldık. Hava değil oksijen aldık. Zaman zaman umutsuzluğa kapıldık. Vücudumuz yavaş yavaş uyuşmaya başladı. Sadece beynimize oksijen gelsin diye o demirleri hiç bırakmadık. Arkadaşlara, "Demirleri ısırmaya devam edin, başka kurtuluş şansımız yok" dedim. Ve öylece kurtulduk.
ESKİ BİR YÖNTEM
Selahattin Şen, daha önce de göçük altında kaldığını ve yine demir ısırarak hayata tutunduğunu şöyle anlattı: "Bu yöndemi ben yıllardan beri biliyordum. Zonguldak'ta madencilik okulunda bunun kursunu da gördük. Çok yıllar önce bir kül baskını olmuştu Zonguldak'ta. O baskında da bunu denedik. O zaman da konveyör oluklarına yattık birkaç arkadaş. Kısa süreliydi ama o zaman da demirden oksijen aldık. Eski bir yöntem, yeni madenciler pek
bilmiyor..."
BAŞKA ŞANSIMIZ YOKTU
Saat 21.00'e doğru hava gelmeye başlayınca yavaş yavaş toparlandık, kendimize geldik. Sonra da yukarıdan kurtarıcı ekipler geldi, onlarla beraber yeryüzüne çıktık. Bizi kurtaran o demirler oldu. O demirlerden sürekli oksijen aldık. Hava değil oksijen aldık. Zaman zaman umutsuzluğa kapıldık. Vücudumuz yavaş yavaş uyuşmaya başladı. Sadece beynimize oksijen gelsin diye o demirleri hiç bırakmadık. Arkadaşlara, "Demirleri ısırmaya devam edin, başka kurtuluş şansımız yok" dedim. Ve öylece kurtulduk.
ESKİ BİR YÖNTEM
Selahattin Şen, daha önce de göçük altında kaldığını ve yine demir ısırarak hayata tutunduğunu şöyle anlattı: "Bu yöndemi ben yıllardan beri biliyordum. Zonguldak'ta madencilik okulunda bunun kursunu da gördük. Çok yıllar önce bir kül baskını olmuştu Zonguldak'ta. O baskında da bunu denedik. O zaman da konveyör oluklarına yattık birkaç arkadaş. Kısa süreliydi ama o zaman da demirden oksijen aldık. Eski bir yöntem, yeni madenciler pek
bilmiyor..."