Mısırda 28 Milyon insan sokağa indi. Günlerdir Tahrir'de gösteri yaparak darbeye zemin hazırlayan gruplar bile darbecilere tepki verdi. Desteği her geçen saat azalan ordu, Mursi ile masaya oturma yolu aramaya başladı...
Mısır ordusunun geçtiğimiz çarşamba akşamı ülkenin özgür bir seçimle işbaşına gelmiş ilk Cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi'yi devirmesinin ardından darbeyi yapanlar yavaş yavaş köşeye sıkışıyor. Başkent Kahire başta olmak üzere Mısır'ın dört yanında gösteriler düzenleyen Mursi yanlıları, devrik lider makamına iade edilmedikçe sokaklardan ayrılmayacaklarını belirtiyor. Meydanlarda toplu halde namaz kılıp dua eden Mursi yanlıları, zaman zaman güvenlik güçleriyle de çatışıyor.
SAFLAR TEK TEK DEĞİŞİYOR Son iki günde yaşanan çatışmalarda en az 30 kişi hayatını kaybetti, bin 100 kişi de yaralandı. Sina'da da Kıpti bir papaz öldürülürken Mursi yanlıları da her geçen saat desteğini çoğaltıyor. Önceki gece sadece Rabiatül Adeviye Meydanı'nda değil tüm ülkedeki meydanlarda 28 milyon Mısırlı'nın darbeye tepki olarak toplandığı belirtilirken halkın bu tutumu darbeyi yapan ordu ve General Sisi'yı zor durumda bıraktı. Özellikle Mısır ordusunun çok etkin olamadığı Sina ve civarında çoğunluk olan Selefiler'in darbe karşısında olması ordunun tüm planını alt üst etti. Başlangıçta darbeye destek olan Selefiler, kendilerini temsil eden Nur Partisi yetkililerinin tutuklanmasıyla beraber sokaklardaki tanklara saldırmaya başladı.
ORDU KÖŞEYE SIKIŞIYOR Darbe yapılana kadar Tahrir'deki Mursi karşıtlarının başında gelen Temerrüd Hareketi de darbenin yanında olmayacağını belirtererk Tahrir'den çekilirken Mursi'nin safına geçen kitle ülke çapında yüzde 70'leri buldu. Esas şok gelişme ise orduda yaşandı. İç savaş tehlikesine dikkat çeken komutanlar Sisi'nin kapısına dayandı. "Kendi halkımıza kurşun sıkmayız" restini çeken ordunun farklı birimlerinden gelen bu tutum üzerine darbeci General Sisi'nin, Mursi ile pazarlığa oturduğu iddia edildi. İddialara göre Sisi, Mursi'nin kendi rızasıyla istifa etmesi şartıyla serbest kalabileceğini belirtirken Mursi de üstüne basa basa "Ben bu ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanıyım. Görevimini başındayım" dediği öğrenildi. Öte yandan, askeri cuntanın atadığı geçici Cumhurbaşkanı Adli Mansur, ülke içindeki muhalif yapılanmalarla bir araya gelerek, önümüzdeki dönemde izlenecek yol haritasını tartıştı. Toplantıya, eski Müslüman Kardeşler üyesi ve Mursi'nin seçimdeki rakiplerinden Abdulmunim Ebulfutuh'un da katılması dikkat çekti.
BARADEY BAŞBAKAN Mısır'da darbe yapan General Sisi'nin geçici olarak Cumhurbaşkanlığı'na atadığı eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Adil Mansur ve Ulusal Konsel dün olayları değerlendiren görüşmeler yaptı. Toplantılar sonrasında Konsey ve Adil Mansur, Ulusal Kurtuluş Cephesi lideri Muhammed El Baradey'in geçici Başbakan olmasına karar verildi.
ORDU A.Ş. İFLAS EDİYOR Mısır Ordusu ülkede her işkolunda faaliyet gösteren dev bir holding gibi. Mısır ekonomisinin yaklaşık yüzde 40'ına hükmeden ordunun kazancı yıllık 130 milyar doları buluyor. Her alanda yatırımları bulunan ordunun en önemli gelir kaynağını ise turizm oluşturuyor. Olaylar başladığından beri turistleri çekmekte zorlanan Mısır'da darbeyle beraber turizm durma noktasına gelirken darbe yapan ordunun ekonomik gücü de günden güne eriyor.
MISIR'DA DARBE SÖZLÜĞÜ
Müslüman Kardeşler: Hasan el-Benna'nın 1928'de kurduğu oluşum, modern bir İslam toplumu kurulabilmesi için Kur'an ve Sünnet'in kılavuzluğuna dönülmesini savunan bir harekettir. Arapça adı İhvan'ül Müslimin olduğu için ihvan diye de anılır. Mısır'da da Hüsnü Mübarek'in devrilmesinde önemli rol oynamıştır. Mursi'nin kazandığı seçimde kendi adayları Hayrat Şatır seçilemeyince Mursi'ye destek vermişlerdir.
Kıptiler: Mısır'ın en eski halkıdır. MS 46'dan beri Hristyandırlar. Mısır'da yaşayan yaklaşık 8 milyon Kıpti'yi Papaları Tawadros temsil ediyor. Tawadros, Sisi'nin darbe açıklamasında yer alırken, darbeyi destekledikleri biliniyor.
El Ezher: 975 yılından beri Kahire'de İslami eğitim veren bir kurumdur. Rektörü şeyh olarak anılır. El Ezher Şeyhi El Tayyip darbeye destek verse de, üniversitedeki bir çok şeyh darbeye karşı çıktı. El Tayyip de şu an geri adım atmış durumda.
Ulusal Kurtuluş Cephesi: Liberal ve sol eğilimli partileri bünyesinde barındıran Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin lideri Muhammed el Baradey. Mursi'nin en büyük rakibi olan Baradey, darbenin en önemli sivil destekçisi.
Selefiler: Selefi mezhebinden olan bu topluluk olayların büyümesi sırasında Mursi'nin gitmesi tarafındaydı. Ama şimdi darbenin karşısındalar.
Baltacılar: Hüsnü Mübarek zamanında kurulan ordunun sivil gücü. Bu grup acımasızlığıyla tanınıyor. Darbe yanlısı ve olayları şiddet kullanarak provoke etme meyilindeler.
Temerrüd Hareketi: Ulusal Kurtuluş Cephesi ile beraber Mursi'nin görevi bırakması için Tahrir'de harekete geçtiler. Ülkenin eğitimli kesimi olarak bilinen grup da darbenin olmasıyla beraber, Tahrir'den ayrıldı.
MEYDANIN ADI HZ. RABİA'DAN Mısır'da darbeye karşı çıkan Mursi taraftarlarının toplandığı meydanın ismi Rabia Adeviye'den geliyor. İslam kültüründeki nadir kadın evliyalardan olan Rabia Adeviye, 713 yılında Basra'da doğdu; üç kız çocuğundan sonra doğduğu için ailesi tarafından Arapça dördüncü anlamına gelen Rabia adı verildi. 801 yılında yine Basra'da vefat etti. Hayatı boyunca ibadetten ayrılmadığı gibi, Allah sevgisinden başka sevgi tanımadığı için evlenmedi de. Bir gün bir elinde ateş, diğer elinde bir testi su koşarken görülüp, ne yaptığını soranlara "Cehennemi suyla söndüreceğim, Cenneti de ateşle yakacağım ki, insanlar Cennette yanarım veya cehennemde yaşarım diye Allah'ı sevmesinler" demişti. Tayfun ER
BİZDEKİ DARBELERE BENZİYOR Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Ben (Mısır) müttefik kaybettik gibi bir kanaatte değilim. Daha bu köprünün altından çok sular geçer, geçecek. Müslüman Kardeşler ve Mursi bir anda meşru siyasal alanın dışına itilmek istendi. Bizim 28 Şubat'a bu anlamda çok benziyor. Diğer yönüyle 27 Mayıs'a da benziyor, 12 Eylül'e de benziyor" dedi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise "Bir zamanlar 'Ordu darbe yapsın' diye bekleyenlerin uslandığını zannediyorduk ama kanları depreşiyor. 'Ah bizde de olsa keşke' özlemini çekenler var " diye konuştu.