Başkan A'yı bitirdik
Brezilya-Arjantin maçından sonra Alex bana, "Tamam ver sözleşmeyi, imzayı atıyorum" dedi... Hemen Başkanı aradım. Şifreli konuştuğumuz için, "A'yı bitirdim" dedim... O da inanamadı
Giriş Tarihi:

Alex'in Brezilya'daki müthiş performansı Avrupa'da birçok kulübün dikkatini çekmişti... Başta Barcelona, Valencia, Espanyol, Sevilla, Arsenal ve Hertha olmak üzere birçok Avrupa devi, Brezilyalı süper solağın peşine düşmüştü. Sürpriz bir şekilde Fenerbahçe de Alex'in transferi için devreye girmişti. Fakat kimse bu transferin gerçekleşmesine ihtimal vermiyordu.
FİLM GİBİ TRANSFER HİKAYESİ
Hatta o günlerde, Türkiye'nin en ünlü gazetecilerinden birisi "Kandırmayın Fenerbahçelileri" başlıklı bir yazı yazmış ve Alex'in transferinin bir hayal olduğunu söylemişti. Fakat yönetici Hakan Bilal Kutlualp kararlıydı. Ve yaklaşık 1 yıllık çabanın ardından Alex çubuklu formayı sırtına geçirdi. F.Bahçe tarihine altın harflerle geçen Alex'i Sarı- Lacivertli camiaya kazandıran Hakan Bilal Kutlualp, transfer sürecinde yaşananları TAKVİM'e anlattı. İşte Kutlualp'in ağzından film gibi transfer hikayesi...
20 GÜNDE BİR BREZİLYA'YA!
Alex'i çok istiyorduk ama bir türlü de ikna edemiyorduk. Tam bir yıl boyunca Brezilya'ya gittim geldim. Hatta 20 günde bir Brezilya'daydım diyebilirim. Kendimi bu işe adadım. Sürekli onun maçlarını izledim, ailesiyle dost oldum. Alex'e her seferinde Türkiye'deki ortamı anlattım. Birgün Brezilya'ya gittiğimde Sao Paulo'da Alex'in menajerinin ofisinde oturuyordum. Alex de bir saatlik uçak yolculuğu yapıp yanımıza geldi. Yanında eşi vardı. Eşi hamileydi ve karnı bayağı büyümeye başlamıştı. Ben de puro içiyordum. Odadan içeri birlikte girince hemen puroyu söndürdüm. Biz Türkiye'de bu tür saygı kurallarına genelde dikkat etmeye çalışan bir milletiz. Yanımdakilere baktım hala içiyorlar, hiç umurlarında değil. Hepsine purolarını söndürttüm ve "Alex'in eşi hamile lütfen purolarımızı söndürelim" dedim. Camı filan açtık. Sonra bana Alex bir gün bu konudan bahsetti; "Sizin eşime olan saygınız beni çok etkiledi" dedi. Tabi Alex bu yüzden transfer olmadı ama bu tür olaylar bile onu olumlu yönde etkiledi.
3 HAZİRAN GECESİ İMZAYI ATTI
3 Haziran 2004'te Brezilya-Arjantin maçı vardı. Hatta annemin de ölüm yıldönümüydü. 3-0 Brezilya kazanmıştı. Ben de o maç için oradayım. Kontrat hep cebimde dolaşıyorum. Gece 12.00-01.00 gibi bana "Tamam ver kontratı imzalıyorum" dedi. Ben "Gerçekten mi!" diye sordum "Evet ver imzalayacağım" dedi. Sonra kontratın üzerinde bir iki düzenleme yaptık ve Alex resmi imzayı attı. Gece 02.00 veya 02.30 gibiydi. Hatta üzerinde Brezilya tişörtü vardı.
'KÜÇÜK VE BÜYÜK' TAMAM!
Hemen başkanı aradım, "Küçük ile büyüğün işini bitirdim" dedim. Küçük derken Luciano ve Nobre'nin sözleşmesini de uzatmıştım, onu kastetmiştim. O zamanlar telefonlar dinleniyor diye şifreli konuşuyoruz. Başkan anlamadı. "Ben A'nın işini bitirdik. A'nın" dedim hala anlamayınca Alex'in dedim. Başkan nasıl yani dedi. "Alex artık bizim sözleşmeli futbolculmuz başkanım. Resmi imzayı attırdım" dedim. Sonra Alex'i uçakla getirirken üzerinde kırmızı bir tişört vardı ona "Bu tişörtle olmaz, F.Bahçe formasını giy dedim. O da "Niye olmaz dedi Milli Takımınız da kırmızı" diye şakalaşmıştık.
HELAL OLSUN KOÇUM BENİM!
Başkan "Aslanım. Helal olsun. Kocum benim. Büyük iş başardın" dedi. Çünkü başkan da zaman zaman "Ya olmuyorsa yapacak bir şey yok" diyordu.
BAŞKAN BANA 'SEN AÇIKLA' DEDİ!
İmzaolunca "Başkanım sen açıkla" dedim. Ama o Allah'ı var bana "Olmaz. Bunu açıklamak senin hakkın" dedi. Hemen beni FBTV'den aradılar. Fakat beni arayan arkadaşın da her halde transferden haberi yokmuş. Ben "Alex artık bizim futbolcumuz deyince "Nasıl yani" dedi. O da inanamamıştı.
ALEX, BREZİLYA'DA ' SEÇİLMİŞ' OYUNCUYDU
Brezilya'da Selefao denen oyuncular vardır. Selefao, İngilizce 'selection' yani 'seçilmiş' anlamına gelmektedir. Bu oyuncuların maçlarına Avrupa'dan önemli kulüplerin başkanları gider seyrederler. Onları onurlandırırlar. Laporta ile de bu vesileyle tanıştım ve bayağı bir dostluğumuz oldu.
ONUR ÖZKAN
FİLM GİBİ TRANSFER HİKAYESİ
Hatta o günlerde, Türkiye'nin en ünlü gazetecilerinden birisi "Kandırmayın Fenerbahçelileri" başlıklı bir yazı yazmış ve Alex'in transferinin bir hayal olduğunu söylemişti. Fakat yönetici Hakan Bilal Kutlualp kararlıydı. Ve yaklaşık 1 yıllık çabanın ardından Alex çubuklu formayı sırtına geçirdi. F.Bahçe tarihine altın harflerle geçen Alex'i Sarı- Lacivertli camiaya kazandıran Hakan Bilal Kutlualp, transfer sürecinde yaşananları TAKVİM'e anlattı. İşte Kutlualp'in ağzından film gibi transfer hikayesi...
20 GÜNDE BİR BREZİLYA'YA!
Alex'i çok istiyorduk ama bir türlü de ikna edemiyorduk. Tam bir yıl boyunca Brezilya'ya gittim geldim. Hatta 20 günde bir Brezilya'daydım diyebilirim. Kendimi bu işe adadım. Sürekli onun maçlarını izledim, ailesiyle dost oldum. Alex'e her seferinde Türkiye'deki ortamı anlattım. Birgün Brezilya'ya gittiğimde Sao Paulo'da Alex'in menajerinin ofisinde oturuyordum. Alex de bir saatlik uçak yolculuğu yapıp yanımıza geldi. Yanında eşi vardı. Eşi hamileydi ve karnı bayağı büyümeye başlamıştı. Ben de puro içiyordum. Odadan içeri birlikte girince hemen puroyu söndürdüm. Biz Türkiye'de bu tür saygı kurallarına genelde dikkat etmeye çalışan bir milletiz. Yanımdakilere baktım hala içiyorlar, hiç umurlarında değil. Hepsine purolarını söndürttüm ve "Alex'in eşi hamile lütfen purolarımızı söndürelim" dedim. Camı filan açtık. Sonra bana Alex bir gün bu konudan bahsetti; "Sizin eşime olan saygınız beni çok etkiledi" dedi. Tabi Alex bu yüzden transfer olmadı ama bu tür olaylar bile onu olumlu yönde etkiledi.
3 HAZİRAN GECESİ İMZAYI ATTI
3 Haziran 2004'te Brezilya-Arjantin maçı vardı. Hatta annemin de ölüm yıldönümüydü. 3-0 Brezilya kazanmıştı. Ben de o maç için oradayım. Kontrat hep cebimde dolaşıyorum. Gece 12.00-01.00 gibi bana "Tamam ver kontratı imzalıyorum" dedi. Ben "Gerçekten mi!" diye sordum "Evet ver imzalayacağım" dedi. Sonra kontratın üzerinde bir iki düzenleme yaptık ve Alex resmi imzayı attı. Gece 02.00 veya 02.30 gibiydi. Hatta üzerinde Brezilya tişörtü vardı.
'KÜÇÜK VE BÜYÜK' TAMAM!
Hemen başkanı aradım, "Küçük ile büyüğün işini bitirdim" dedim. Küçük derken Luciano ve Nobre'nin sözleşmesini de uzatmıştım, onu kastetmiştim. O zamanlar telefonlar dinleniyor diye şifreli konuşuyoruz. Başkan anlamadı. "Ben A'nın işini bitirdik. A'nın" dedim hala anlamayınca Alex'in dedim. Başkan nasıl yani dedi. "Alex artık bizim sözleşmeli futbolculmuz başkanım. Resmi imzayı attırdım" dedim. Sonra Alex'i uçakla getirirken üzerinde kırmızı bir tişört vardı ona "Bu tişörtle olmaz, F.Bahçe formasını giy dedim. O da "Niye olmaz dedi Milli Takımınız da kırmızı" diye şakalaşmıştık.
HELAL OLSUN KOÇUM BENİM!
Başkan "Aslanım. Helal olsun. Kocum benim. Büyük iş başardın" dedi. Çünkü başkan da zaman zaman "Ya olmuyorsa yapacak bir şey yok" diyordu.
BAŞKAN BANA 'SEN AÇIKLA' DEDİ!
İmzaolunca "Başkanım sen açıkla" dedim. Ama o Allah'ı var bana "Olmaz. Bunu açıklamak senin hakkın" dedi. Hemen beni FBTV'den aradılar. Fakat beni arayan arkadaşın da her halde transferden haberi yokmuş. Ben "Alex artık bizim futbolcumuz deyince "Nasıl yani" dedi. O da inanamamıştı.
ALEX, BREZİLYA'DA ' SEÇİLMİŞ' OYUNCUYDU
Brezilya'da Selefao denen oyuncular vardır. Selefao, İngilizce 'selection' yani 'seçilmiş' anlamına gelmektedir. Bu oyuncuların maçlarına Avrupa'dan önemli kulüplerin başkanları gider seyrederler. Onları onurlandırırlar. Laporta ile de bu vesileyle tanıştım ve bayağı bir dostluğumuz oldu.
ONUR ÖZKAN
