Cemil Ertem: Kapatma davası ekonomiye ihanet
Giriş Tarihi:
Ekonomide düzelme işaretleri varken 'kapatma davası' söylentisi bile yetti; böyle bir durumda ekonomi ne olur?
Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) faizleri sabit tutma kararı ile gerileyen dolar ve dün sabah itibariyle yükselme eğiliminde olan borsa öğleden sonra kapatma davası söylentisiyle yönünü aşağıya çevirdi. Ve yaklaşık yüzde 2'lik aşağı bandına oturdu. Eğer kapatma davası söylentisi yarın daha da ciddi bir hal alırsa yavaş yavaş kıpırdayan faizlerin de hızla yukarıya tırmanacağını göreceğiz. İşsizlik dahil tüm veriler bize ekonominin yavaş ama kararlı bir düzelme temposu içine girmekte olduğunu gösteriyor. Kapatma davası bu tempoyu bıçak gibi ortadan ikiye bölecektir. Düzelmekte olan bütçe dengelerini bozacaktır. Çünkü bu durumda iktidar, erken seçim gazına basacaktır. Sonuçta işsizlik artacak, düzelmekte olan ve yerine oturmakta olan dengeler hızla bozulacaktır. Bu açıdan, tabii ki kapatma davası, ekonomiyi geçen seferkinden çok daha derin etkileyecek.
Böyle bir durumda Türkiye'ye sermaye girişleri durur mu?
Kapatma davası ve darbe tehditleri bugün Türkiye ekonomisinin en büyük düşmanıdır. Kapatma davası açılırsa iktidar çok hızlı olarak erken seçime gitme yollarını arayacaktır. Bu gelişme Türkiye'nin tam 2 yıl kaybetmesi anlamına gelir. Bu 2 yıl Türkiye'ye sermaye girişleri duracaktır. Bunun olası sonuçları üzerinde şimdiden yorum yapmak erken ancak çok olumsuz gelişmeler olacağını ve büyümedeki çıkış ivmesinin duracağını, düzelmekte olan işsizlik oranlarının yeniden yüzde 14 ve üzerine çıkacağını söyleyebiliriz.
Şu an küresel ekonomideki gelişmeler Türkiye'yi nasıl etkiliyor?
Avrupa'nın krizi devam ediyor. FED faiz artırımına gitmedi. Bu Türkiye için olumlu ve Türkiye'ye sermaye girişlerinin süreceği anlamına geliyor. ABD ve Çin arasındaki düşük kur tartışması da kısa vadede çözümsüz. ABD, Çin'den parasının değerini yükseltmesini istiyor. Çin daha fazla ihracat için bunu yapmaya yanaşmıyor. Ama er geç yapacak. O zaman Türkiye'nin ihracat şansı daha da artacak. Sonuçta kapatma davası ve buna bağlı siyasi istikrarsızlıklar olmazsa, Türkiye ne IMF'nin dediği ne de Orta Vadeli Program'da belirtildiği gibi öyle yüzde 3.5 falan büyümeyecek, büyüme bunun üzerinde olacak. Ama Türkiye'ye ihanet edilmezse...
8 MİLYON ABONEYE ÖZEL ELEKTRİK
FAİZLER DÜŞTÜ KONUT ALIM GÜCÜ ARTTI
VİZE DERDİ BİTMİYOR
TOKİ EV SAHİPLERİNE YÜZDE 20 İNDİRİM
Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) faizleri sabit tutma kararı ile gerileyen dolar ve dün sabah itibariyle yükselme eğiliminde olan borsa öğleden sonra kapatma davası söylentisiyle yönünü aşağıya çevirdi. Ve yaklaşık yüzde 2'lik aşağı bandına oturdu. Eğer kapatma davası söylentisi yarın daha da ciddi bir hal alırsa yavaş yavaş kıpırdayan faizlerin de hızla yukarıya tırmanacağını göreceğiz. İşsizlik dahil tüm veriler bize ekonominin yavaş ama kararlı bir düzelme temposu içine girmekte olduğunu gösteriyor. Kapatma davası bu tempoyu bıçak gibi ortadan ikiye bölecektir. Düzelmekte olan bütçe dengelerini bozacaktır. Çünkü bu durumda iktidar, erken seçim gazına basacaktır. Sonuçta işsizlik artacak, düzelmekte olan ve yerine oturmakta olan dengeler hızla bozulacaktır. Bu açıdan, tabii ki kapatma davası, ekonomiyi geçen seferkinden çok daha derin etkileyecek.
Böyle bir durumda Türkiye'ye sermaye girişleri durur mu?
Kapatma davası ve darbe tehditleri bugün Türkiye ekonomisinin en büyük düşmanıdır. Kapatma davası açılırsa iktidar çok hızlı olarak erken seçime gitme yollarını arayacaktır. Bu gelişme Türkiye'nin tam 2 yıl kaybetmesi anlamına gelir. Bu 2 yıl Türkiye'ye sermaye girişleri duracaktır. Bunun olası sonuçları üzerinde şimdiden yorum yapmak erken ancak çok olumsuz gelişmeler olacağını ve büyümedeki çıkış ivmesinin duracağını, düzelmekte olan işsizlik oranlarının yeniden yüzde 14 ve üzerine çıkacağını söyleyebiliriz.
Şu an küresel ekonomideki gelişmeler Türkiye'yi nasıl etkiliyor?
Avrupa'nın krizi devam ediyor. FED faiz artırımına gitmedi. Bu Türkiye için olumlu ve Türkiye'ye sermaye girişlerinin süreceği anlamına geliyor. ABD ve Çin arasındaki düşük kur tartışması da kısa vadede çözümsüz. ABD, Çin'den parasının değerini yükseltmesini istiyor. Çin daha fazla ihracat için bunu yapmaya yanaşmıyor. Ama er geç yapacak. O zaman Türkiye'nin ihracat şansı daha da artacak. Sonuçta kapatma davası ve buna bağlı siyasi istikrarsızlıklar olmazsa, Türkiye ne IMF'nin dediği ne de Orta Vadeli Program'da belirtildiği gibi öyle yüzde 3.5 falan büyümeyecek, büyüme bunun üzerinde olacak. Ama Türkiye'ye ihanet edilmezse...
8 MİLYON ABONEYE ÖZEL ELEKTRİK
FAİZLER DÜŞTÜ KONUT ALIM GÜCÜ ARTTI
VİZE DERDİ BİTMİYOR
TOKİ EV SAHİPLERİNE YÜZDE 20 İNDİRİM