Cemil Ertem: Sanayici krizden çıkmaya çalışıyor

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
* İstanbul Sanayi Odası'nın son anketi ve TÜİK verileri sanayideki iyileşmeyi ortaya koyuyor; bu iyileşme sürecek mi?
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Aralık- 2009 verileri ve İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) son anketi gerçekten umut verici. İSO'nun anketinin iç ve dış satışlar, yeni siparişler ve üretim-istihdam göstergeleri, 2009 yılının ikinci yarısından itibaren iyileşmenin başladığını ve 2010'un ikinci yarısında, kriz öncesi cirolara ve kârlılığa dönüleceğini ortaya koyuyor. İstihdam için umut verici bir gelişme de, işletmelerin yüzde 39.5'unun 2010'un ilk yarısından itibaren yatırım yapmayı planlaması. Ayrıca, işletmelerin satış hedefleri de gerçekleşmeye başlamış. Ancak İSO'nun bu anketinde görülen olumlu havanın ekonominin tümüne yansıması için 2010'un ikinci yarısını, hatta Eylül-2010 ve sonrasını beklemek gerekecek.

* Bankalar üzerinde tartışma şu günlerde yine yoğunlaştı. Bankalar niye eleştiriliyor?
Banka sistemi bugün, ne yazık ki gerçek işlevini yerine getirmiyor. Yüksek komisyonlar, Hazine kağıtları ve yüksek faizli tüketici kredileriyle kârlarını artırıp, var olan durumu sürdürmeyi tercih ediyorlar. Ancak, bu var olan durum, sürdürülebilir değil. Çünkü, banka sektörü sürekli olarak tüketiciye kredi vererek ve devleti fonlayarak ayakta duramaz. Böyle bir model dünyanın hiçbir yerinde ve hiçbir tarihinde olmamıştır. Bankalar sanayiciye, üreticiye kredi vermek zorundadır. Sanayici de bu krediyle yatırım yapar, iş sağlar. Hani şu banka reklamında abisine iş isteyen küçük kızın dileği gibi. Ama bu dileğin gerçekleşmesi yalnız reklamlarda oluyor. Sanayici, ihracatçı yatırım yapıp iş sağlamayınca, tüketici bankadan aldığı krediyi ödeyemez; devlet vergisini toplayamaz sonuçta bir müddet sonra bankaların tatlı kâr ettiği sistem batar. Türkiye'de bankalar bu basit gerçeği görmek zorunda.

* Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ve Devlet Bakanı Zafer Çağlayan'ın bankalara yönelik sert eleştirileri haklı mı?
Evet; sanayicinin-ihracatçının ve o sanayicinin arkasında durmaya çalışan Bakan Çağlayan'ın bankalara yönelik, son eleştirileri çok yerinde. Bence sert de değil. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Kredi Garanti Fonu'nun bankalar tarafından amaç dışı kullanıldığını iddia ediyor ki, bu iddia banka sistemi için hırsızlık suçlamasıyla eş anlamlıdır. Kredi Garanti Fonu'nun amacı, özellikle KOBİ'lere yeni kredi sağlamasıdır. Çünkü burada KOBİ'lere bankalardan aldıkları krediler için, devlet kefil oluyor. Ama bankalar bu devlet kefaletini batık kredileri için kullanıp, eski müşterilerini buraya yönlendiriyor. Yani, batmış paralarını devleti kullanıp garanti altına alıyorlar. Bu bankacılık etiği açısından sakıncalı olduğu gibi, Türkiye'ye çelme takan bir uygulama. Zafer Çağlayan, bankalara bence az bile söylüyor.

ERİĞİN KİLOSU 100 LİRA!

EMEKLİ MAAŞLARI ZAMLI YATACAK!

BEDAVA KONUŞMAYA DEVAM

SALAM SUCUK ELDE KALDI

KREDİ KARTI KULLANANLARIN DİKKATİNE

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler