YAZ gelince annelerimizin, konu komşunun organize olduğu bu temizlik hareketi biz çocuklar için de mükemmel bir eğlenceydi.
KALDIRIMDA çekirdek çitlemek:MAHALLENİN en büyük sosyalleşme eylemlerinden bir tanesi. İşin ilginç yanı, kimse kimseye haber vermeden aynı anda aynı yerde olabiliyordu.
PARKTA içmek için çay demleyip termosla götürmek:EN yakın belediye parkında açık havanın tadını çıkartmanın ekonomik yolu buydu. Büyükler çay içerken, çocuklar da bir kenarda oyun oynardı.
SİNEK ilaçlama arabası geçince heyecanlanmak:ÇOCUKLARIN adrenalin dolu eğlencesi, sinek ilaçlama arabalarının arkasından koşmaktı. Sokağın en ucundan görür görmez hepimiz heyecanlanmaya başlardık.
YERDE rengarenk misketler bulmak:NE kıymetliydi o cam misketler. Çocuklar tozun toprağın içinde oynarken mutlaka birkaç misket unuturlardı. Ayaklarımız kaç kere miskete basmıştır, kim bilir.
TAŞLARDAN kale oluşturup maç yapmak:NEREDE küçük, boş bir alan varsa orada mutlaka maç yapan çocuklar vardı. Hatta sadece çocuklar değil, mahallenin büyük abileri bile taşlı kalelerde maç yapmıştır.
MARKETLERİN varlığından bihaber, lazım olan her şeyi bakkaldan satın almak:KÖTÜ gün dostumuz bakkal amcalarımız artık tek tük var. Marketlerin karşısında direnmek onlar için doğal olarak çok zor oldu. Hiçbir market bize veresiye yazmıyor bakkal amca :(
AYNI apartmanda olmasa bile mahalledeki tüm komşuları tanımak:ŞİMDİ bir düşünün bakalım, apartmanınızda oturan kaç kişiyi tanıyorsunuz? Öyle ki, karşı komşumuzun kim olduğunu bile bilmiyoruz bazen.
CEP telefonundan mesaj çekmek yerine "Müsaitseniz annemler size gelecek" diye kapıya çocuk göndermek:O zamanları yaşayan bütün çocukların öz güven sahibi olmasında bu eylemin çok önemi var. Düşünsenize, 'Müsait değiliz' cevabını duymak da var.
POSTACININ gelişini dört gözle beklemek:O zamanlar 'Postacı hiç kötü haber getirmez' diye düşünüyorduk herhalde. Öyle de oluyordu. Arkadaşımızdan, sevdiklerimizinden gelecek mektupları getiren postacı sevilmez mi?
RENKLİ macuncunun geçişini beklemek:GÖRÜNTÜSÜ bile büyüleyiciydi. Kimi yerlerde allı ballı olarak da satılırdı.
EVDEN eve rengarenk çamaşırlar asmak:KİMİSİ buna 'Ay çok ilkel' dese de mahallenin renk cümbüşü gibi bir şeydi. Üstelik mükemmel bir ortak iş yapma biçimi.
LÜZUMSUZ BİLGİLER
EMİNEM'İN annesi, kendisi hakkında yazdığı sözler nedeniyle Eminem'e 11 milyon dolarlık hakaret davası açtı. 25 bin dolara razı oldu ve bunun 23 bin 354 doları avukatına gitti.
TESPİTLİ YORUM
@sonat_isik ÇOCUKKEN mahallede 'Gay Nazım' lakaplı gay olmayan bir abi vardı. Yıllar sonra başka bir arkadaşına Nazım abiye neden gay dediklerini sorduk. Bir gün cümle içinde "dejenere" kelimesini kullanmış…
AlkışlıYorum
ŞÜKRÜ Amca bilgisayarındaki resimlerini gösteriyor.
Resimde bir gariplik var ama emin olamıyorum. Kaportası göçmüş bir arabanın önünde iki tane gülümseyip kameraya bakan adam var. Şükrü Amca anlatmaya devam ediyor gülümseyerek:
"İşte burada da geçen hafta arabasına arkadan çarptığım Hamdi Bey ile kaza yerinde arabaların önündeyiz..."