Bir nevi "The Lord of The Rings" (Yüzüklerin Efendisi) performansı sergileriz. Gizli güçler ve otorite o kumanda kimdeyse ona geçer. Baba kişisi genellikle bu sancağın yegane sahibidir.
Kumandayı 2 dakikalığına iste, sanki ciğerini sökecekmişsin gibi bakar.
- Yeceppp aşkımm sana bir şey söylücem.
- Söyle aşkım.
- Kumanda neydeee bebişim.
- Bilmem.
- Recepppp!
- Ne bağırıyorsun ya?
- Kumandayı ver diziyi açacağım.
- Maç bitsin ondan sonra veririm.
- Senin o maçın bitmez. Bitse de özeti bitmez. Sonra yorumları bitmez. Eee zaten sabah oluyor.
- Senin dizin bitiyor mu?
Önce özeti bitmez, bitse de dizi bitmez. O da bitse de başkası bitmez.
- Kumandayı ver. (O sırada kadın erkeğin ellerine saldırır) - Napıyorsun be delirdin mi?
Kadın gözlerini fal taşı gibi açar:
- Kumandaaaa.
-Kumandayı verir misin kocacığım de bakıyım.
- Receppp!
- Doğru işte vereceğim.
Ağzı sıkı ve sinirli bir şekilde;
- Kımındıyı verirmisin kıcıcım.
- İnandırıcı değildi.
- Ya off tamam, kumandayı verir misin kocacım. Canım kocacım.
- Afferin al bakayım.
(Şövalye kutsar gibi omuzlarına kumanda ile dokunur) Seni şövalye ilan ediyorum.
- Oh beee kumanda elime değdi. Ah canım benimmm. Sen ne güzel bir şeysin. Şu diziyi açalım artık değil mi?
O sırada kumanda televizyona tutulur ve düğmeye basılır. Oda ne? Açmaz.
- Recep niye çalışmıyor bu.
Recep ellerindeki pilleri gösterir.
Ve erkekler ağlamaz fonunda bir erkek çığlığı duyulur.
- Ahhhhhhh anammm kafaammmmm.
LÜZUMSUZ BİLGİLER
Dünyadaki tüm paraların sadece yüzde 8'i fiziksel paradır. Yani dünyadaki tüm insanlar paralarını çekmek isteseler bile çekemezler.
Çünkü o kadar nakit para bulunmamaktadır.
TESPİTLİ YORUM
Taksi tuttuğunda şoförün yanına oturur. Eğer üç dört kişi taksi tutuyorsa, taksi parasını veren kişi ön koltuğa oturur.
NE KADAR OLDU?
İbrahim Tatlıses, ''Atatürk bizi düşman eziyetinden kurtardı. O olmasaydı belki de benim ismim şu anda İbrahim Tatlıses değil Abraham Sweetvoice olacaktı'' diyerek Zafer Bayramı'nın anlam ve önemini ifade edeli 10 YIL OLDU
AlkışlıYorum
Arabadayız. Bir türlü daha önce girdiğimiz sokağı bulamıyoruz. Gidiyoruz, gidiyoruz.
Artık gerektiğinden fazla uzağa gittiğimizin farkındayız ama geri de dönmüyoruz.
Teyzem;
"Ya sanki daha gerideydi. Bu kadar gitmiyorduk ki!" diye hayıflanırken, diğer teyzem; "Ya baksanıza neredeyse dere yoluna geldik! Bu kadar da uzakta değildi ki" diyor. Tam bu esnada en gerçekçi yorum anneannemden geliyor; "Benim daha önce buraya geldiğimizde çişim gelmiyordu! Çişim bile geldi! Çok uzaklaştığımız buradan belli!" diyor.
İkna oluyor, geri dönüyoruz.