Lütfi Albayrak

LÜTFİ ALBAYRAK

Babaların garip davranışları

Eklenme Tarihi 6 Mart 2017
Okuduğunuz zaman kendinizden de muhakkak bir şeyleri bulacağınız yalnızca Türk babalarına özgü tavır ve davranışlar...
Araba kullanmasını öğretip sonrasında arabayı vermemek.
Ortada hiçbir şey yokken durduk yere laf sokmak ve ardından kahkahayı basmak.
Sabahları harçlığı komidinin üzerine bırakıp gitmek.
Pazar sabahları kovboy filmi izlemek.
Bir yere gitmek için izin istenildiğinde önce izin vermeyip, tam gitme hevesi sönmüşken para verip gidebilirsin demek.
TV başında uyuya kaldıklarında, kanalı değiştirince hemen uyanmaları
Evin salonunda ya da oturma odasında uyuya kalan aile fertlerine gıcık olması.
Lavaboda kendilerine has sümkürmeleri ve balgam senfonisi...
Araba anahtarı ile kulak karıştırmak.
Mutfakta bir bardak kırıp, "Bu bardağı buraya kim koydu" diye bağırması...
Banyo ve tuvalet terliklerini duvara yaslaması.
Akşam haberlerini izlerken evde kütüphane sessizliği tadında bir ortam oluşturması...
Göbeğinin üzerinde TV kumandası ile uyuması.
"Devir iktisat devri" diyip belli aralıklarla evdeki ekonomi reformunu başlatmak.
Misafirliğe giderken saatler önceden hazırlanıp "Hadi hadi" demesi.
Sürücü koltuğuna değil de yanında oturduğu zamanlarda, şoför bir yerlere dönerken "Sağ serbest, solda Ecevit" türünden espiriler yapmak.
helahe.com

TANİMAYRUM
Temel ile Dursun borç para yüzünden mahkemelik olmuşlar. Hakim Temel'e sormuş:
-Oğlum, nedir konu anlat bakalım.
-Haçim pey. Pen ha bu Tursun'a geçen sene 100 lira verdum, penim paramu bi türlü vermez da.
Hakim Dursun'a dönmüş:
-Siz ne diyorsunuz bu iddiaya?
-Kim? Ha o adam mu bağa para vermuş? Valla pen oni tanımayrum bile, Haçum bey.
Bunu duyan Temel iyice şaşırmıştır.
Dursun'a dönerek:
-Tursun, ha sen şimdu peni tanımay musun?
Dursun: I-ıh.
Temel: Haçan, sen peni tanımaysan pen seni hiç tanumayrum da.

AlkışlıYorum
Bu dönem arasında yönlendirilmiş çalışma dersi için kendi çabalarımızla güncel bir reklam filmini uyarlayıp, çekmemiz istendi.
Malum bir GSM operatörünün reklam filmi olan; söylenen absürt ve şaşırtıcı cümlelere fazla kontör gitmemesi adına verilen tek cevaplık yanıtları içeren reklam filmini çekmeye karar veriyorum. Babamın eline dijital kamera tutuşturuyorum, annemi kanepenin birine oturtturuyorum, ben de bir başka kanepeye oturup başlıyoruz reklam filmini çekmeye.
''Anne bak, ben sana soru soracağım, sen de tek cümleyle cevap vereceksin'' diyorum.
Babam kendince açı çalışmaları yapıyor. Start veriliyor ve filme başlıyoruz. ''Anne, ben hamileyim'' diyorum. Artık annem oyunculuğa kendini nasıl bir kaptırdıysa cevap veriyor.
''Senin ağzına ...!''