Portekizli oyunculara bakın, Fenerbahçe ve
Braga maçları öncesi hem formsuz hem de sorumsuz.
Carvalhal'e bakıyorum,
Tayfur döndükten sonra dengesi bozuldu. Ve takımın dengesini de bozdu.
Yönetime bakıyorum, var mı yok mu belli değil. Başkana bakıyorum, kendi takımına bile, içten
'Beşiktaş'ım' demiyor ama rakibi Fenerbahçe'ye.
'Fenerbahçemiz' diyor. Bunları üst üste koyarsak, bu takım nasıl başarılı olur. Sahipsiz, disiplinsiz, başkansız, yönetimsiz, bu kadar sorumsuz futbolcuyla dünkü maçı kazanmak mümkün müydü? Belki dün
Beşiktaş'ın mağlubiyetine her
Beşiktaşlı üzülmüştür.
Herhalde tek üzülmeyen başkan
Yıldırım Demirören'dir. Çünkü iki takımından biri kazandı. Yani Beşiktaş kaybetti, Fenerbahçesi kazandı. Evet beyler, görülen köye kılavuz istemez.
Gerçekler acıdır fakat doğrudur.
Beşiktaş takımı hem futbol olarak hem teknik olarak hem de yönetimsel olarak kaos yaşıyor. Kara bulutlar dolaşıyor. Unutmayalım ki futbol bir ekip oyunudur. Ama şu andaki Beşiktaş'ın tablosuna bakın, futbolcusundan, malzemecisine kadar kopuk. Bir tek, yüreğini, parasını ortaya koyarak
Beşiktaş'ı destekleyen taraftarlardır. Fenerbahçe takımına bakıyorum sezon başından bu yana tüm sıkıntılarına rağmen ve bu kadar da stres yaşamalarına rağmen, hala zirvede.
Beşiktaş'a bakıyorum, bir takımdan yıldız olup uzaklaşanlar, bir de dün
Fenerbahçe maçında bilhassa ikinci yarıda sahada varolmak isteyenler ve savaşanlar var. İnşallah yarın geç olmaz, başkan kulüpler birliği değil, Beşiktaş'ın başkanı olduğunu hatırlar.
MAÇIN EN İYİSİ
Fenerbahçe'de ilk maçı olmasına rağmen
Sow'u beğendim. Etkiliydi.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ
Beşiktaş'ın Portekizli yıldızı Simao, dün gece yine sahada dolaştı.