• Facebook
  • Twitter

Unutmayın!

Türkiye yine garip bir türbülansın içinden geçiyor! Karanlıkta birileri yumruk atmak istiyor!
"Bunlar kimdir?", "Ne amaç taşıyorlar?", "Kimin adına ringe çıkıyorlar?" gibi soruların aslında çok fazla önemi yok! Önemli olan AKLIMIZI kullanıp başımıza çuval geçirmeye çalışanların kim olduğunu tespit etmek!
İçeridekileri tek tek biliyoruz!
Sıkıntı yok! Ama onların da bilmediği DIŞARIDAKİ patronları kim?
Eğer kroşeyi BÜYÜK BARONLARA indiremezsek içeride kavga bitmez!
Belki şu an hafızamızda taze değil ama biraz geri gidelim...
Bugünü anlamak için DÜNÜ iyi bilelim...
Erdoğan'ın başında olduğu parti 2002 seçimlerinden zaferle çıktı. Ama küçük bir sorun vardı. Partinin lideri seçimi kazansa da Meclis'e YASAKLI olduğu için gidemiyordu!
İlkokul öğrencilerinin okuduğu bir ŞİİR yüzünden CEZA verilmişti! O gün cezayı isteyenlerle bugün isteyenler birbirine benzemese de aynı yere çalışıyordu!
Tabii millet bunu o zaman göremiyordu!
Yasak anlaşılır değildi! Deniz Bey'in araya girmesiyle Erdoğan, Ankara'ya geldi. Siirt seçimleri yenilendi. 2003'te BAŞBAKAN olarak hak ettiği koltuğa oturdu! Ama Erdoğan'la uğraşanlar geri adım atacak gibi değildi!
Bu kez GOOGLE'dan faydalanarak KAPATMA DAVASI açıldı! Davanın özünde "ERDOĞANSIZ BİR AK PARTİ" yatıyordu. Tabii savcı bunu bilmiyordu!
BARONLARIN isteğiyle parti kapatılacak başka bir oluşumla yola devam edilecek, YASAKLI Erdoğan da götürülmüş olacaktı!
Evdeki hesap çarşıya uymadı! Anayasa Mahkemesi'nin askeri üyesi Serdar Özgüldür, 6'ya 5'le "kapatmama" kararının alınmasında kilit rol oynadı! Özgüldür, daha sonra internete düşen ses kaydında "AK Parti devleti yıkacak ne yapmış, hepsi şeyden internetten alınma, uydurma!.." diyordu! Karar öncesinde ve önemli PAŞALARIN tutuklanmasından sonra Rothschildler'in kurduğu İNGİLİZ haber ajansı REUTERS, "Askerle hükümetin arasındaki ipler tamamen koptu!" diye haberler geçiyordu! Asker, siyasetten uzaklaştıkça Londra orduyu kaşıyordu!
Bakın son bir ayda yani 15 Kasım-15 Aralık tarihleri arasında İNGİLİZ GAZETELERİ tam 145 kez Tayyip Erdoğan haberi yaptı...
Bu sürede Prens Charles haberi ise sadece 89'du... Senaryo arada yazılır, pişirilir MUSEVİLER'in sahibi oldukları dünya medyasına servis edilirdi!
Kapatma davasından önce ise ERDOĞAN'ı durdurmak için Yahudi lobilerinden BİLMEDEN emir alanlar, bir araya gelip cuntalarla, darbelerle gidişatı durdurmak istedi! Olmadı!
Daha sonra 2007 Köşk krizi çıktı!
Aslında fırtına ona karşı değildi! Çok başka gerekçeleri vardı! Anlayış gösterip Başbakanlık koltuğunda oturmaya devam etti! Ama onu oradan indirme çabaları hiç bitmedi! Gezi ile geldiler, para ile geldiler, Irak'tan, Suriye'den, İsrail'den geldiler! Ama yıkamadılar! Yıkamadıkça bir araya gelip KOALİSYON oluşturdular! Zaten hepsi BARONLARA çalışıyordu ancak sadece onların haberi yoktu!
Neyse...
Yıkılmayan Erdoğan geri adım atacağına ülkeyi büyütüyordu! Risk alıp PKK sorununu bitirmek için adım attı! OSLO sızdı! Yeni Türkiye'nin önemli figürü Hakan Fidan orada deşifre edildi! Bir taşla iki kuş vuracaklardı!
Denediler! Şimdikiler o zaman yani 7 Şubat'ta da geldiler! Acı verseler de önleri kesildi! Hasta yatağında yatan Erdoğan yine indirilmek istendi!
Bu DEVLETİ iyice bütünleştirdi! Asker ve MİT Erdoğan'ın sonuna kadar arkasındaydı!
Onlar saldırdıkça BAŞBAKAN ülkenin elini en uzağa kadar götürdü! Abdülhamit Han'ın vasiyeti olan IRAK petrollerini Türkiye'ye taşıdı! Kürtlerle kardeş olduğumuzu hem içeriye hem dışarıya ilan etti! Yetmedi ısrarla çıkarılmak istenen SÜNNİ-Şİİ kavgasını İran'ın enerjisini Akdeniz'de dünya ile buluşturarak boşa çıkardı! Her hamleye misliyle karşılık veriliyordu!
GEZİ'de arkada kalanlar hiç fark edilmeyeceklerini düşündüler!
Oysa kazın ayağı öyle değildi!
İran'ın Hindistan'la ticaretini ispiyonlayan AIPAC isimli YAHUDİ oluşumu, kardeş kuruluş olan Amerikan Girişimcilik Enstitüsü'ndeki Şubat 2013'te düzenlenen toplantıda 'apolitik Türk gençliğini sokağa çıkartalım' projesini hayata geçiriyordu!
AYAKLANMA PROVASININ adı da gariptir "İstanbul İsyanı!" oluyordu!
55 bin üyesi bulunan kuruluşun başındaki ve arkasındaki isim ünlü YAHUDİ, kumarhaneler kralı Sheldon Adelson'du...
Doktor ÖZ'ü özel uçağıyla İsrail'e götüren kişi yani!
Neyse...
Bu toplantılardan 3 ay sonra, İsrail lobisi AIPAC, Türkiye aleyhine kampanya başlattı.
47 milletvekili, İran'la ticarete aracılık ettiği gerekçesiyle Halkbank'a yaptırım istedi.
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden da, çalışmaya destek verdi.
Amerika'da Museviler işi pişirmeye çalışırken, bizim BARON, Sarıgül'ü devreye sokuyor, Kemal Bey'i de Washington'a gönderiyordu!
Amerika'daki Museviler'le bizim Türk görünümlü BARONLAR arasında TEK TUŞLA sağlanan bir ilişki vardı! Kraliçe de bütün olanları CANLI izlerdi!
Bunların canı kanı PARA ve Türkiye idi!
Paranın asla ve kat'a başkası tarafından yönetilmesini istemezlerdi! Buna dayanamazlardı! Ama TÜRKLER bunu başarmıştı! Kağıt üzerinde AMBARGO uyguladıkları ama el altından hazinesini yönettikleri İRAN Ankara'yı seçmişti!
Hindistan da yanına gelmişti! Irak sıradaydı!
Bir anda Türkler PETRO DOLARLARIN buluştuğu adres olmuştu! Paranın aktığı yerde HALKBANK'tı! İngilizler bir ülkenin rejimi ile ilgilenmezler!
Sadece kontrol ederler! Bütün bunlar Kraliçe'nin felç geçirmesine neden olacak işlerdi!
"PARA kaçmasın" diye bir araya geldiler!
Amerikan Merkez Bankası'nın ortakları arasında olan Rothschild, Lazard Brothers, Israel Moses Seif Bank, Warburg, Lehman Brothers, Kuhn Loeb, Chase, ve Goldman Sachs'ı da alarak saldırdılar!
Tabii biz bu saldırıyı bizim çocuklar üzerinden hissettik! Amaç Türkiye'yi durdurup Erdoğan'ı indirmekti!
Onlarca saldırı sonunda NİHAYET kendileri ortaya çıkıyordu!
200 yıldır hep PARAVANLARLA uğraşıyorduk!
Şimdi kavga, kavgaya benzedi!
Yahudiler'in daha doğrusu Rothschildler'in Ortadoğu'da 10 dolara yaptıkları işleri Ankara 1 dolara yapıyordu!
Bu dükkanın onların yüzüne kapanması demekti! Din, dil, coğrafya, tarih bizi çok ama çok öne çıkarıyordu!
Rahatsızdılar!
Erdoğan'ın Köşk'e çıkıp işaret ettiği birinin BAŞBAKAN olması gizli sahiplerimizin tamamen buradan kovulması anlamına geliyordu!
Dahası Ortadoğu, BARONLAR için pasaportla bile giremeyecekleri bir yer olacaktı!
İçeride gördüğümüz her şey aslında BARONLARIN yansıması!
Hep dediğim gibi KOALİSYON içinde yok yok!
Ama bizim bunları seçecek kadar gözlerimiz keskin!
Hangi partiye oy verirseniz verin!
Kimseye AK Parti'yi sevin ya da gidip oy verin diyemem!
Ama düşünün!
Ülke ve millet için kafa yorun!
Erdoğan giderse ülkenin bir daha asla bizim elimize geçmeyeceğini bilin!
Bunu söylüyorsam bir bildiğim var!
Pişmanlığı bile yaşayacak vaktimiz olmaz!
Size benzeyen ama ipi dışarıda olanlar tarafından yönetilmek istiyorsanız, kişiliksiz, kimliksiz bir TÜRK olarak yaşamak istiyorsanız bilemem!
16 DEVLETİ el ele kurduk! Bu 17'ncisi olmayacak ama en büyüklerinden biri olacak!
Erdoğan onlar için Abdülhamit'ten sonraki en güçlü rakip!
Haa unutmadan gitmediler!
Buradalar!
Gelecekler!
Safları sıklaştırın...