Türkiyemizin, siyasi ve ekonomik entegrasyonlarla adeta bir Türkiye Birleşik Devletleri olarak, Avrasya'nın en büyük gücü haline gelmesi. 1 KASIM'IN KILCAL DAMARLARI: Anketlerin ortaya çıkardığı bir gerçek, seçmenlerin yaklaşık yüzde 10'u, yani 55 milyon seçmenimizin 5 milyonu, partisiz. Gelecek vaat eden, istikrar çizen, söylem ve icraatlarını beğendiği partiye, seçime giderken karar veriyor. Yani, stratejik oy kullanıyor. 7 Haziran seçimlerinden başarı ile çıkmış araştırmacıların anketleri sürüyor. Son değerlendirmeler şöyle:
AK Parti'nin oy artışı sürüyormuş. Son artışlarda STRATEJİK OY'LARA dikkat çektiler: Yurtdışında oy kullanma yüzdesinin artışı, MH P'den geçişler, HDP'ye giden "Kürt Oyları"nın geri dönüşü ve Saadet ve BBP'den gelmekte olan oylar artışa yol açıyormuş. Özellikle, Saadet ve BBP'li seçmenlerin, TEK BAŞINA İKTİDAR için, AK Parti'ye oy vermeyi düşünmesi, 'stratejik oy' olarak değerlendiriliyor. Partisiz ve kararsız olduğu düşünülen vatandaşımızın bir bölümünün STRATEJİK OY'a yönelten parametreler şöyle: "Partisiz ve kararsız seçmenler, CHP-MHP-HDP'ye oy verirsem sonuç ne olur? CHP tek başına gelemez. 3'ü beraber hükümet kuramaz. CHP-MHP'nin toplam oyu, hükümet kurmaya yetmez. Bu noktada, 2 tercih kalıyor. Vereceğimiz oylar, AK Parti'yi tek başına iktidar'a mı getirsin? Yoksa Koalisyon mu Çıksın? Peki, Koalisyon hükümeti uzun zaman devam edebilir mi? Eski tecrübeler zorluğa işaret ediyor. Bir yıl sonra veya en geç 2 yıl sonra yeniden seçime gitmek zorunluluğu çıkar. İşte bu noktada, İSTİKRAR İÇİN OY KULLANMA EĞİLİMİ DOĞMUŞ.
Bu durumda, matematiksel denge göstermektedir ki bunun da tek yolu 5 milyonluk STRATEJİK OY içinden, bir bölümün... Tek Başına iktidar'a karar vermesi, Türkiyemizin önünü açacaktır.
AK Parti'nin yükselen değer olduğu net. Ülkemizin çimentosu olduğu her haliyle ortada.7 Haziran'dan daha fazla oy alacağı kesin. Bu gerçeği, AK Parti dışındaki partilere eğilim gösteren vatandaşlarımızda seslendiriyor. Ama AK Parti'nin yüzde 45'lere yaklaştığı bir sırada, bunun milletvekili sayısına ne kadar etki edeceğini, STRATEJİK OY'LAR belirleyecek. Dolaştığımız kentlerde gördüm ki, STR ATE JİK OY'LARIN BİR BÖLÜMÜNÜN BU SEFER TEK BAŞINA İKTİDAR SAĞLAMAK ÜZERE AK PARTİ 'YE GELMESİ EĞİLİMİ ÇOK YÜKSEK.
Stratejik oylar sadece, TEK BAŞINA İKTİDAR çıkarmayacak. Daha da ötesinde, 2023, 2053, 2071 hedeflerine yürüme kararının tescili olacaktır. KRİTİK SEÇİMLER DE ÜLKEYİ , GELECEĞİ, İSTİKRAR'I DÜŞÜNEN BİR VATANDAŞ İÇİN MİLLİ YOL, TEK BAŞINA İKTİDAR İÇİN OY KULLANM AK OLACAKTIR.
ÖNEMLİ OLAN TEK BAŞINA İKTİDAR İSE, STRATEJİK OY VERME DE AK PARTİ , CHP, MH P, HDP'Lİ OLMAYA GEREK YOK.
Dört ana akım partimizin performanslarına bakınca en başarılı stratejiyi Başbakan Ahmet Davutoğlu uyguladı. 7 Haziran sonuçları iyi okudu, aziz milletimizin uyarılarını dikkate alınarak, dinamik bir program hazırladı. Parti vitrinini yeniledi.
Özellikle, Doğu ve Güneydoğu listelerine, tecrübeli ve tabanı olan isimler getirildi.
Söylem ve hedeflerini, geleceğe çevirdi. "Kucaklayıcı" bir söylemle yürüdü. En etkili çıkışını, 2002 Ruhu'nun yeniden canlandırılmasında gösterdi. Bu ruh, reformculuk, vesayetle mücadele, dış politikada milli duruş, gelişen ekonomi, milli iradeye saygı, temsiliyet, ehliyet gibi pek çok parametrenin birleşmesinden oluşan sentezdir.
SONUÇ: İnşallah, Başbakan Davutoğlu, 1 Kasım'da alacağı sonuçla, istikrara sarılıp, tek başına iktidarla, muhtemel içdış girdaplardan ülkemizi uzak tutacak, geleceğimize damga vurmayı sürdürecektir.