Srebrenitsa'da 8 binin üzerinde Boşnak'ın katledilmesinin üzerinden tam 16 yıl geçti.
Srebrenitsa'da, bugün anma töreni var.
Türkiye'den Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da katılacak. Toplu mezarlardan çıkarılan 613 kurbanın kemikleri Potoçari Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
Srebrenitsa Katliamı en son olay.
Balkanlar'da toplu katliamlar 1760'larda başladı. Bunlar, Karadağ'daki Müslüman halkı bir gecede katlettiler. Yine Kolaşin'de bir gecede binlerce Müslüman öldürüldü.
1800'lerde de büyük Şahavici Katliamı'nı gerçekleştirdiler.
Sorumluları da belli...
Kimse hikâye anlatmasın. Kimse kimseyi kandırmaya kalkmasın. Srebrenitsa da dahil bütün bu katliamlar, kilise ve yabancı güçlerin organize ettiği işler!
Kilise, yıllar boyunca Bulgarlar, Macarlar, Romenler, Sırplar, Karadağlılar, Hırvatlar, Rumlar ve Makedonların beyinlerini yıkadı. Bütün bölgeye Türk ve Müslüman düşmanlığı enjekte edildi. Katliamlar tahrik ve teşvik edildi.
Sonuç ortada:
Bugün birkaç göstermelik isim yargılanıyor.
Yüzyıllar boyunca aşılanan düşmanlık ise devam edip gidiyor...
O bölgelerde sadece insanlar öldürülmedi...
Müslümanlar tarafından inşa edilen camiler, hanlar, hamamlar, imarethaneler ve köprüler de yok edildi. Türk-İslam stili evlere bile tahammül gösterilmedi. Belgrad, Sofya ve Atina'da tek bir ev bırakılmadı. Bugün, Selanik'te kale içinde sadece birkaç Müslüman evi kaldı.
Aynı zihniyet İspanya'da sergilendi.
Endülüs Emevilerini hatırlatacak eserlerin kökü kazındı. İspanya'da sadece göstermelik birkaç saray bırakıldı.
Kilise yıllar boyunca "Müslümanların kökünü, izini, gölgesini kazımak lazım" diyordu. Aynen öyle yapıldı.
Osmanlı, Macaristan'da binlerce eser yaptı. Evliya Çelebi, Budapeşte'yi bir İslam Şehri olarak göstermişti. Aynı tespitleri İbrahim Peçevi de yapmış ve binlerce eserden söz etmişti.
Macaristan'da bugün Gül Baba Türbesi dışında ne kaldı?
Osmanlı'nın Viyana bozgununun ardından bölgedeki şehirler elden çıktıkça ne varsa yakılıp yıkıldı.
Tarih kitapları, son derece ilginç tespitlerle dolu. Budapeşte Garnizon Komutanı bir Macar General, İslam eserlerinin yıkımı sırasında zengin oldu. Sadece Müslümanların inşa ettiği binaların kubbe kurşunlarını satarak, Macaristan'ın sayılı zenginleri arasına girdi.
93 Harbi'nin ardından Sofya Belediye Başkanı'nı makamında bulmak mümkün değildi. Başkan, sabahtan akşama kadar "yıkım" işindeydi. Osmanlı'nın izlerini silmeye çalışıyordu.
O dönemde Sofya'da Belediye Başkanı'nı yakalamak isteyenlere hep aynı tavsiyede bulunulurdu:
- Makamına sakın gitme, yıkım yerinde yakala!
Bu işleri organize eden Bulgar Kilisesi'nin arkasında ise, Amerikan Misyoner Teşkilatı vardı.
Bosna'daki son savaş sırasında da Boşnakların yanı sıra Osmanlı eserleri hedef olarak seçildi...
Banya Luka'da Ferhat Paşa'nın inşa ettirdiği ünlü Alaca Camii, Sırp topçusunun hedefi oldu. Cami yıkılıp, yerine otopark yapıldı.
Hırvatlar da Mostar Köprüsü'nü yerle bir ettiler. En hazin olanı Mostar Köprüsü'nü hedef alan Hırvat topçu bataryasının başında "Sanat Doktorası" yapmış bir komutanın bulunmasıydı.
Avrupa, Müslümanlara ve İslam eserlerine karşı girişilen bu yok etme operasyonlarının tamamına destek verdi.
Srebrenitsa'da binlerce Boşnak katledilirken, onları korumakla görevli BM Hollanda Birliği kılını kıpırdatmadı. Bu birlik, korumak bir yana Boşnakların katledilmesini sağladı. Binlerce can gittikten sonra da suçlu bulundu!
Neye yarar?
Srebrenitsa Katliamı'nın 16.
Yıldönümünde tekrar altını çizmek gerekli.
Bu Avrupa, kendisi gibi olmayan her şeye düşman. Bizim de bu gerçeği hiçbir zaman unutmamamız lazım!