Cumhuriyet için rakı

Eklenme Tarihi 2 Mart 2011
Gece geç saatlerde polis karakoluna uğramıştım. Biz sohbet ederken, orta yaşın üzerinde 4-5 kişilik bir grup getirdiler.
Durumlarından hayli içkili oldukları belliydi.
Biri uzaktan bana el sallıyordu. Yanıma gelmek istiyor, polisler tarafından engelleniyordu.
Dayanamayıp olduğu yere gittim:
- Geçmiş olsun.
Beni görür görmez, "Haklıyım di mi?" dedi:
- Benim tezim doğru.
Ne demek istediğini anlamadım. O ısrarla sormaya devam etti:
- Tezim, tezim, doğru di mi?
Sorusunu defalarca tekrarladıktan sonra "tezinin ne olduğunu" söyledi:
- Biliyorum, sen yazı yazıyorsun. "Evet" cevabını verince de sağ kolunu havaya kaldırıp zafer kazanmış bir eda ile arkadaşlarına döndü. "Gördünüz mü, yazı yazıyor" diye seslendi.
Sordum:
- Hayrola, sizi neden buraya getirdiler.
Güldü:
- Markette rakı içiyorduk. "Mühim değil, boşver" anlamına gelecek şekilde elini havaya kaldırıp salladı:
- Biz bu Cumhuriyet için içiyoruz.
Cumhuriyet için 24 saat rakı içmeye devam edeceğiz! "Yahu, 24 saat içki içip cumhuriyete ne faydanız olacak?"
diye sordum. "Yok, yok, sadece o değil" dedi:
- Biz ayrıca cumhuriyet için yürüyoruz da!..
28 Şubat
öncesi yaşadıklarımız aklıma geldi. Rakı, o dönemde de laikliğin ve cumhuriyetçiliğin sembolü olmuştu. Rahmetli Başbakan Erbakan'ın verdiği bir yemekte, komutanlarımızdan biri tepkisini ortaya koymak için garsondan rakı istemişti.
Çoğunuz hatırlayacaksınız. Ne kadar "büyük olay" oldu! Gazeteler günlerce yazdı.
Bazı köşe yazarlarımız da yorumladı: "İşte, asker laikliğin bekçisi olduğunu gösterdi!"
***

Şimdi düşünüyorum da...
Laiklik adına Başbakan Erbakan'ın yemeğinde rakı siparişi veren o komutanın tavrı ile markette "Cumhuriyet için rakı içtiklerini" söyleyenlerin arasında ne fark var?
Bence yok.
Laiklik denen o önemli kavram, her ikisinde de rakı şişesinin içine hapsedilmiş durumda!
Bana göre, Türkiye'nin en büyük problemlerinden biri de bu. Kullanılan şablon hep aynı: İçki içiyorsan, laiksin ve cumhuriyetten yanasın, içki içmiyorsan yobaz, laiklik ve cumhuriyet düşmanısın!
Ne ilgisi varsa?
***

Yıllar boyunca belli çevreler Erbakan'ı da "Cumhuriyet düşmanlığı" ve "Şeriat yanlısı olmakla" suçladılar.
Rahmetli, yerden yere vuruldu.
Buna karşılık, Erbakan, Türkiye'nin kaderi üzerinde pek çok liderden daha fazla etkili oldu. Kendisi belirlediği hedefe ulaşamadı, ama bu ülkenin gittiği yönü değiştirdi. Laiklik için kadeh kaldıranlar içmeye devam etsinler, rahmetli Erbakan, Türkiye'nin kaderini derinden etkiledi.
Demirel, Ecevit, Yılmaz ve Çiller gibi isimler bu ülkede çok daha uzun yıllar Başbakanlık yaptılar.
Yaptılar, ama hiç biri Erbakan'ın vurduğu o damgayı vuramadı. "Nedir o damga ve değişim?" diye sorarsanız, son yıllarda Türkiye'nin verdiği fotoğrafı dikkatle inceler ve dünkü cenaze törenine katılan mahşeri kalabalığa bakarsanız anlarsınız!