Her terör saldırısından sonra, klasik söylemlerinden başka bir şeyleri olmayanlar, Bir boğuntu gazelinin vahim adamları.
Laf yetiştirme sanatının arkasına saklananlar.
Toplumun direncini kıranlar.
Birbirinize uzatmanız gereken, elleriniz nerde?
Hey! Anaların ağlamasından bile yüksünmeyen lider beyler!
Politika adına bütün pişti hilelerini bilenler, nefretten başka dil bilmeyenler.
Millete hizmet masalından firar edenler.
El üstünde taşınan tabutları seyredenler.
Vicdanlarda affedilmeyenler.
Namus ve şerefiniz üzerine ettiğiniz, yeminleriniz nerde?
Hey! Gencecik çocuklar şehit düşerken, kendi çıkarlarına denk düşen lider beyler!
Dikkatleri üzerine çekmenin usta politikacıları.
Utanılacak bir sorumsuzluğun ta kendisi olanlar.
Kendilerini koruyanlar, çocuklarımızı korumayanlar.
Halkların birbirine düşman olmadığını anlayamayanlar.
Hep bir ağızdan "barış" diye haykırması gereken, dilleriniz nerde?
Hey! Her toplumsal davete burun kıvıran lider beyler!
Ortak noktada buluşmaktan bile aciz olup, "biz" değil, "ben" diyenler.
Geleceğimizin ışıklarını söndürürken, halkı bir girdabın içine itenler. Çocuklarımızın üzerinden yorganı çekenler. Birbirlerine sırtlarını dönenler.
Toplumun yaralarını saracak, aşk siperleriniz nerde?
Sizler böyle günlerde yoksanız.
Niye varsınız bizler için söyler misiniz?
Niye varsınız?
* * *
Çocuklara miras
Gazeteler, aile içi sırları deşifre eden Eren Talu'nun "babalığını" da gösterdi bize. Delikanlı ruhunu da. Böyle sırları deşifre eden gazetecilik ödül alıyorsa... Yayılan yozlaşmanın damarlarında, tedavisi imkansız hastalıklar yatıyorsa. Çocukların sağlıklı büyümesi ne olacak? Onların sırtındaki yükü kim boşaltacak? Eren Talu ve Defne Samyeli, çocuklarına ömürlük miras bıraktılar. Sonrası uzun hikaye. Sonrası inleyen nağmeler.
* * *
Sanatın amacı güzellik, ahlakın amacı iyiliktir.
* * *
Bu ülke çocuklar için yaşamayı hiçbir zaman göze almadı. Büyük adamları korumaktan fırsat bulup da...
* * *
Mutluluk takvimi
1 Temmuz 2010
Her gün bir sözlük sayfası oku.
İlginç projeler üret.
Yoksulu onurunu kırmadan doyur. * * *
Melekler yazmıştı
Hikayemizi
Bakınca ölürdüm
O gözlerine
İsmin iki hece
Sevgin dağ gibi
Seni iliklerdim
Düğme yerine
Yazıp yazıp sildiğimiz
O ilk mektuplar gibiydik
Ayrılığın hırkasını
Galiba biz erken giydik
Yok yere hasretin
Koluna girdik
Mektuplarda kalan
Aşk acısıyız
Şimdi kalbimizde
Başka sevdalar
Yalan gönüllerin
Kiracısıyız
Hakkı YALÇIN