;

un yükseği bitiriyor gözü-beyni

Daha çok kalp hastalığı olarak bilinen hiper, böbrekleri, gözleri ve beyni de vuruyor. Fazla kilo ve aşırı tuz tüketiminin yanı sıra stresin de aşırısı tansiyonu yükseltip, tehlike yaratıyor...

Tansiyonun yükseği bitiriyor gözü-beyni
Sağlıksız beslenme alışkanlıkları u yükseltiyor. Şişli Florence Nightingale Hastanesi'nden, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Başak Oğuz, tansiyonun ne olduğunu, yüksekliği halinde ortaya çıkan tehlikeleri ve yapılacakları şöyle sıralıyor:
Tansiyon olarak bilinen hipertansiyon (esansiyel) hastalığı, atar damarlarımızdaki kan basıncının normal seviyelerin üzerine çıkması olarak tanımlıyoruz. En çok kabul gören seviye 140/90 mm Hg ve üzeri değerlerdir.
Aşırı tuz tüketimi, stres, genetik faktörler, obezite, böbrek fonksiyonlarının zayıflaması, bazı hormon veya maddeler kan basıncını artırabilir. Bu aslında damar duvarının daralma yoluyla, saydıklarımıza gösterdiği bir tepkidir. Bütün bunlarda kalp fonksiyonları ve vücut su miktarı da etkilidir.

KALICI HASAR BIRAKIR
Hipertansiyon kalp rahatsızlığı olarak bilinir ama aslında damarlarımız ve onların iç yüzeyini kaplayan tabakanın hastalığıdır. Dolayısı ile damarlanmaya sahip bütün yapılar, yani tüm vücut hipertansiyondan etkilenir.
Damarlanma açısından en zengin organ ve dokular en çok etkilenenlerdir. Örneğin, böbrekler, gözler, kalp, beyin... Uzun süre yüksek kalan tansiyon bu organlarda kalıcı hasarlar bırakır.
Bazı kişiler yüksek tansiyonun etkisini hemen hisseder. Bazıları ise uzun süre yüksek tansiyona maruz kaldığından vücut duyarsızlaşır ve bu tansiyonu normal algılar.
Belirtiler genellikle enseden başlayan ve başa yayılan ağrı, gözlerde kızarma ve baskı hissidir.
Bu belirtileri yaşayan ve daha önce tansiyon hastalığı olmayan kişi hemen hekime başvurmalıdır. 'Acil hipertansiyon' dediğimiz ani ve hızlı, yani hastanın hissedeceği bir tansiyon yüksekliği durumunda acil servise gidilmelidir. Öyle ki hayati risk söz konusudur.
Hipertansiyona bağlı burun kanamasında esas olan kanamayı durdurmaktan önce kan basıncını kontrol almaya çalışmaktır. Eğer tansiyon düşmez ise kanama dursa bile kısa sürede yeniden tekrarlar.
Birinci derece yakınlarında hipertansiyon olanlar risk altındadır. Ancak genetik olmasa da yukarıda saydığımız diğer nedenler dolayısıyla hipertansiyon hastası olunabilir.

ACİL DURUM BESİNLERİ
Tansiyondaki ani yükselme halinde hemen bir limon sıkıp, sulandırarak için.
Limon yoksa tuzsuz ayran ve yoğurt da yiyebilirsiniz.
Nar suyu tansiyonun düşmesini ve normale değerlere ulaşmasını sağlar.
Greyfurt tansiyonun düşürülmesine yardımcı meyvelerden birisidir.
Sarımsak halk arasında en çok bilinen tansiyon düşürücüdür. Bu özelliği doğrulanmıştır.
Kekik, özellikle geçici olarak yükselmiş olan tansiyonun düşürülmesinde yardımcı olur.

​İLAÇLAR HER GÜN AYNI SAATTE İÇİLMELİ
Tansiyon ilaçları kullananların ilaçlarını her gün aynı saatte içmeye özen göstermeleri gerekiyor. Öyle ki, ilaç etkisi ortadan kalktıktan sonra tansiyon yükselmeye başlar. Bu dönemde burun kanaması gelişebileceği gibi en korktuğumuz komplikasyon olan beyin kanaması ve sonucunda felçler de gelişebilir.

MENOPOZ SONRASINA DİKKAT!
Bazı hormonlar menopoz öncesi dönemde kadınları kalp-damar hastalıklarından koruyor. Ancak menopozla birlikte bu hormonların seviyesi azalıyor. Yüksek tansiyon riski açısından kadınlar da erkeklerle aynı seviyeye geliyor. Fakat menopoz öncesindeki kadınların kalpdamar hastalıkları açısından riski erkeklerden düşük seyrediyor.

​HAYATI TEHDİT EDİYOR
Hipertansiyonun zararları şöyle:
Kalp yetmezliği, kalp büyümesi, kalbi besleyen damarlarda daralma (koroner arter darlığı), kalp krizi.
Beyin kanaması, felç, beyin damarlarında daralma ve tıkanma.
Böbrek yetmezliği, böbrek fonksiyonlarında bozulma.
Görme azalması ve körlük.
Büyük atardamarlarda genişleme, bu genişlemelerin yırtılması, bu damarlarda tıkanma. Bunların sonucu, kangren veya ani kanamalara bağlı ölüm gelişir.
Boyun ve bacak damarlarında tıkanma.

​HANGİ GIDALAR KORUMA SAĞLAR?
Domates: Tansiyonu düşürmeye yardımcı olduğu bilinen A, C ve E vitaminlerini içeren domates aynı zamanda iyi bir kalsiyum ve potasyum kaynağıdır. Domatesteki 'likopen' kötü kolesterolün damar çeperinde birikmesini engelleyerek damar tıkanıklığından korur.
Sebzeler: Ispanak, marul, lahana, pazı ve diğer yeşil yapraklı sebzeler yüksek oranda lif ve mineral içerir. Bu tip sebzelerin düzenli tüketilmesi damar tıkanıklığı riskini azaltır ve tansiyonu düşürür.
Kudret narı: Sitrulin olarak adlandırılan amino asit için iyi bir kaynak olan kudret narı tansiyonu düşürmekte de oldukça etkilidir.
Kereviz: Kerevizdeki 'phthalides' adlı fitokimyasal, damar çeperindeki kas dokusunu rahatlatarak kan basıncının düşmesine yardımcı olur.
Havuç: Beta-karoten ve potasyum zengini havuç, kalp hastalıkları riskini azaltmak ve tansiyonu düşürmek için önerilen sebzeler arasında yer alır. Çiğ olarak tüketmek faydalıdır.

​BUNLARDAN UZAK DURUN
Tuz ve tuzlu besinler: Hipertansiyonu olanların tuza mesafeli yaklaşması gerekir.
Şeker: Tüketim miktarına bağlı olarak tansiyonu yükseltip kalp hastalıklarını tetikler.
Çay-kahve: Kafeinin fazlası tansiyonu yükseltir. Günde 3 fincan koyu kahve veya 6-7 bardak koyu çay içerseniz tansiyonunuz fırlar.
Kolalı içecekler: İçerdiği şeker ve meyankökü vücutta sodyumun tutulmasına neden olur. Tansiyonu yükseltir.
Etiketler:
  • 15 Kasım 2017, Çarşamba

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.