T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Sayı :2019/716 Esas Davacılar , AYŞE OYA POYRAZ,MUSTAFA CEMİLPOYRAZ, MERVE POYRAZ ileDavalı , ZAFER ERDOĞAN arasında mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Alım Hakkından Kaynaklanan) davası nedeniyle;
1-Asıl dava, karşı dava ve birleşen davanın REDDİNE,
2-Yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihi itibariyle asıl davada alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.921,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.741,10 TL harcın karar kesinleştiğinde karşı davacı Zafer ERDOĞAN'a iadesine,
5-Asıl davada davalı Zafer ERDOĞAN kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince takdiren27.512,03 vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karşı davada davalılar Ayşe Oya POYRAZ, Cemil Erkan POYRAZ, Merve POYRAZ kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince takdiren26.650,00 vekalet ücretinin karşı- davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa iadesine,
Dair,davacı vekili ve davalıvekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2023
İSTİNAF DİLEKÇESİ
DAVALI ( KARŞI DAVACI ): ZAFER ERDOĞAN (T.C. No:52171659938)
VEKİLİ : Av. DEVRİM DİNÇ (Adres Antettedir.)
DAVACI : 1-AYŞE OYA POYRAZ ve diğerleri
VEKİLİ : Av. ADNAN RAHMİ KARAÇAM
KONU :İstinaf Taleplerimizden ibarettir
DAVACILARIN ( KARŞI DAVALILARIN ) YAPMIŞ OLDUĞU TEMLİK İŞLEMİ MUVAZAALI OLUP MÜVEKKİLİN BU DAVAYI AÇMAKTA HUKUİ YARARI MEVCUTTUR. DAVACILARIN YAPMIŞ OLDUĞU TEMLİK İŞLEMİ MUVAZAAALI OLUP MÜVEKKİLİN BU DAVAYI AÇMAKTA HUKUKİ YARARI MEVCUTTUR.
Uygulamada borçlunun, gerçekte kendi adına satın almak üzere bedelini ödediği bir taşınmazı (veya bir aracı) alacaklılarından kaçırmak amacı ile yakını adına tescil ettirmiş olması halinde, tasarrufun (hukuki işlem) dışarıdan üçüncü kişiler arasında yapılmış görünmesine rağmen, gerçekte bedeli borçlunun mal varlığından çıkmış fakat karşılığı borçlunun arkasına gizlendiği kişinin mal varlığına girmiştir. Namı müstear (inançlı işlem) ile gizlenmiş muvazaalı işlemler hakkında iptal davaları açılabileceği Yargıtay
uygulamaları ile kararlılık kazanmıştır. (Yargıtay HGK'nın 12/10/2001 gün ve 2001/2-515 E., 605 K sayılı; 17. Hukuk Dairesinin 20/06/2011 gün ve 2010/11090 E.-2011/6367 K. sayılı kararları).
UYUŞMAZLIĞA KONU TAŞINMAZ AÇISINDAN GERÇEK HAK SAHİBİNİNNESRİN POYRAZ'IN OĞLU MUSTAFA CEMİL POYRAZ OLDUĞU İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN 2019/277 ESAS SAYILI DOSYADA MEVCUT İLAMI KANITLANMIŞ NİTELİKTEDİR.
Borçluların çeşitli şekillerde alacaklılarından mal kaçırmak kastıyla yaptığı bilinen bir Türkiye gerçeğidir. Borçlu muvazaası çeşitli şekillerde meydana gelebilmektedir. Kimi zaman var olan malvarlığı değerlerini muvazalı olarak elinden çıkarmak suretiyle kimi zaman ise malvarlığına gelecek olan değerin gelmesini önlemek amacıyla muvazaalı işlemler gerçekleştirilebilmektedir. Söz gelimi, borçluya yasal miras olarak kalacak malvarlığı değerleri daha miras bırakanın ölmesinden önce (çünkü külli halefiyet ilkesi gereğince borçlunun malvarlığına gelmesini engellemek için) yine güvendiği yakınhısımlarına (eş ve çocuklarına) tescil etmeyi tercih etmektedir. Burada, miras hukukunun emredici yapısı çiğnendiği gibi aynı zamanda alacaklılardan mal da kaçırılmaktadır. Somut uyuşmazlıkta da aynı manzara söz konusudur. Şöyle ki;
Davacıların taşınmazları edindiği tarih ile müteveffa Nesrin Poyraz'ın ölüm tarihi arasında çok kısa bir süre olduğu gibi taşınmazları satış suretiyle devraldığını iddia eden davacıların yakın akrabalığı bulunduğu da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mirasçı Mustafa Cemil Poyraz'ın ise müsrif biri olduğu, birçok insandan yüklü miktarda borç aldığı artık meşhur bir hadisedir. Hatta müvekkilden dahi 30.000 USD (faizi ile yarım milyon-TL'nin üzerinde bir bedel) borç para aldığı davalıların ikrarı ile sabittir. Bir başka açıdan, Mustafa Cemil Poyraz'ın yurt içindeki ikametinden çıkarak yurt dışında ikametinin olduğu, (ARLİNGTON, VA 22209 /AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ) davacıvekilinin diğer davalarda beyan ettiği dilekçelerdeki adres beyanları ile sabittir. Diğer yandan taşınmazın değerinden 10 kat daha düşük bir bedel ile temlik edildiği, temlik edilen payların tam da Mustafa Cemil Poyraz'a düşen miras payları ile birebir örtüştüğü anlaşılmaktadır.
Taşınmazlar aslında Mustafa Cemil Poyraz'a ait olmasına rağmen sadece şekli olarak davacılara tescilli vaziyettedir. Bu bağlamda görünürdeki satış işlemi de taraflar arasında irade beyanı ve gerçek bir satış işlemi olmadığından butlan ile batıldır.
Görüldüğü üzere davacı yan, kendileri (yani Nesrin Poyraz'ın torunları ve gelini) Nesrin Poyraz arasında satış işlemi gerçekleştirildiğini ifade etmektedir. Söz konusu satış ilişkisinin muvazaalı olduğu açık olmakla birlikte, SATIŞ İŞLEMİ İBRA TARİHİNDEN SONRA YAPILMIŞTIR VEDAVACILARIN BU AÇIK BEYANINA GÖRE MUTLAK BUTLAN İLE BATILDIR. Bu bağlamda tapuda satış işlemine istinaden gerçekleştirilen tapu devir işlemi de mutlak butlan ile batıldır. Zira madem Nesrin Poyraz ayırt etme gücüne sahip değildir, o halde gerçekleştirilen satış ilişkisi de ehliyet nedeniyle batıl niteliktedir. Söz konusu ifade kendi ikrarı ile sabittir. Yolsuz tescil halinde gerçek hak sahibi işlem öncesi mülkiyete haiz kişidir. Bu bağlamda, taşınmazların yine gerçek hak sahibi olan Nesrin Poyraz ve yasal mirasçılarına ait olacaktır. Dolayısıyla, davacılar yine bu davada hak sahibi değildir.
Karşı davanın KABULÜNE, karar verilmesi için dosyadaki kararın, karar verilmesi için dosyadaki kararın kararın kaldırılması için karar verilemesini ve yargılama masraflarının davacı/karşı davalılar üzerinde bırakılmasını arz ve talep ederim. Saygı ile; 06.04.2023
Basın No: ILN01941493
#ilan.gov.tr