"Eşim Hasan ve 2 yaşındaki oğlumuz Emin ile 1995 yılında Bulgaristan'dan Türkiye'ye göçtük. Uzun süre burada kimlik çıkartamadık. Eşim 1996 yılında Bahçelievler- Yenibosna'daki Altınyıldız İlköğretim Okulu'nda çalışmaya başladı. Bende günlük işlerde çalışarak isteğe bağlı sigorta pirimlerimi ödedim. 2005 yılında TC Kimlik numaraları verilirken yapılan bir yanlışlığın kurbanı olduk. Kimlik numaralarımız çıktıktan sonra her şey alt-üst oldu. Sanırım bizim kimlik numaramız başkasına da verilmiş. Bir karışıklık var. Ne sağlık alanında sigortadan faydalanabiliyoruz ne de çıraklık eğitimi alan çocuğumuz diploma alabiliyor. Çünkü, bizde görülen numara bazen başkasında çıkıyor. Sigortalarımız yatırılmamış görünüyor. Yabancılar şubesine, nüfus müdürlüğüne ve SSK'ya, her yere müracaat ettim ama bir sonuç alamadım." (Ayşe Öztürk) Aile perişan olmuş Ayşe Hanım neredeyse paranoya haline gelmiş. Artık her şeyden şüphe eden bir durumda. Ailesinin yaşadıklarını algılamakta zorlanıyor. Kimlik bilgilerinin başkaları tarafından kullanıldığını, başlarına daha kötü şeylerin geleceğinden endişeli. Türkçe'ye tam hakim olamadığı için de derdini anlatmakta zorlanıyor. Ama gerçekten derdine çözüm bulabilmek için her yere başvuran girişken bir göçmen vatandaşımız. Peki bunca kurum neden Ayşe Öztürk'ün sorununa bir çözüm bulamıyor. Nüfus müdürlüğü, vatandaşlık numarasının çift olup olmadığını bilmiyor mu? Bu insan hasta olur, bu ailenin başına kötü şeyler gelirse bunun sorumlusu, çözüm üretmeyen yöneticilerdir. Okul önünde dolu vidanjör Domuz gribi salgını için doktorlar en önemli korunma yolunun hijyenik ortam olduğunu söylüyor. Okullarda bir temizlik seferberliği başlatıldı. Her yerde hummalı bir çalışma yapılırken İzmir Foça'da yaşanılan bir olay tepkilere sebep oldu. Bedia Midilli İlköğretim Okulu önünde belediyeye ait lağım suyu taşıyan vidanjör aracı okulun önüne park etti. Park halinde dolu vidanjörün tahliye vanasından, mikroplu lağım suları dakikalarca dışarı aktı. Okula 10 metre uzaklıkta gerçekleşen bu olay görenleri şaşkına çevirdi. Duruma tepki gösteren vatandaşlar, "Bu resmen hastalığa davettir. Çocukların ve çevredeki insanların sağlığı ile oynanıyor" dedi.
14 fırına men cezası "Samsun'da fırın denetimleri sürüyor. Burada 14 fırın üretimden men edildi. Ama bu denetimlerin sık sık yapılması gerekmez mi? Bu kadar çok fırının belirlenen gramaja ve başka şartlara uymaması ilginç. Ekmeğimizi çalmışlar. Denetimlerin daha sık yapılmasını istiyoruz." (Haluk İnceoğlu)
Ümraniye çilesi... "Halk otobüsü şoförlüğü yapmaktayım. Ümraniye'nin trafiğinden bıktık. Belediyenin önünde sol şeride park etmiş araçlar nedeniyle trafik duruyor. Esnafların otomobilleri sanki dokunulmaz. 4 sefer yapabilecekken trafik sebebiyle günde en çok 3 sefer yapabiliyoruz. Şikayetlerimizi de kimse dikkate almıyor. Bunun bir sebebi olmalı!" (Hasan Kara)
Uzungöl çile yolu oldu Of-Uzungöl karayolunun 3. kilometresinde 2 kilometrelik karayolunun yapımının 3 aydır bitirilememesi tepkilere yol açtı. Yolun bir bölümü tamamlandığı halde tek yönlü geçit verilmesi sürücüleri isyan noktasına getirdi. 30 yıldan beri tek şeridi çift yön olarak kullandığını söyleyen sürücüler, "Yolun bir bölümü bitti, diğer bölümünün tamamlanması için biten yoldan çift yönlü gidiş geliş sağlanmasının mümkün olduğu halde bize çile çektiriyorlar" diyor. Turizm cenneti Uzungöl'e ulaştıran yoldaki çalışmanın bir an önce bitirilmesi bu kadar zor mu? İnsanlar burnundan soluyor.