O yaşayan bir ölüydü!

"Ben kimseyi öldürmedim" demesine rağmen Veysel Güney, 1981'de asıldı. Naaşı ailesine verilmedi. Yakınları 31 yıldır kayıp mezarını arıyor

Mehmet Çetingüleç Mehmet Çetingüleç
Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
O yaşayan bir ölüydü!
Ülkücü Halil Esendağ, 5 Haziran 1983 tarihinde idam edildi. Oysa idam haberi radyo ve televizyonda 3 Haziran tarihinde yayınlattırılmıştı. İdam haberi yayınlandıktan sonra polisler tarafından cezaevinden alınarak Emniyet'e götürüldü ve iki gün boyunca işkenceye tabi tutularak "itiraf"a zorlandı... Halil Esendağ, ağır işkenceden sonra 5 Haziran 1983 günü yeniden İzmir-Buca cezaevine götürüldü ve sabaha karşı idam sehpasına çıkarıldı... İdam edildiğinde 21 yaşındaydı. Darbeciler, o sabah, Halil Esendağ'la birlikte ülkücü Selçuk Duracık'ı da Buca Cezaevi'nde idam ettiler. Bu yüzden ikisinin "son mektubu" ortak oldu. İşte Halil Esendağ ve Selçuk Duracık'ın "veda" mektupları:

HALİL ESENDAĞ'IN SELÇUK DURACIK'LA BERABER YAZDIKLARI MEKTUP
Bismillahirrahmanirrahim... Ol deyince bütün alemleri olduran, herşeyin sahibi ve mutlak hakimi Cenab-ı Rabbül alemine sonsuz hamd ve sena olsun.
Selatü selam, alemlere rahmet olarak gönderilen Cenab-ı Allah'ın en sevdiği kulu ve Resul'u ümmeti olarak şereflendirdiğimiz "O" en güzele Hz.
Muhammed (S.A.V)
efendimize, sevgili ailen, ashabına, Saadet-i Kiram ve gönüller sultanı Şeyda (K.S) Hazretlerine cümle Evliyaya ve mü'minlere olsun inşallah.
Esselamün Aleykûm ve Rahmetullahi ve berakatühü. Pek muhterem abi ve dünya ukba kardeşlerimiz, gönüller dolusu sevgi, hürmet ve hasretle kucaklaşır muhabbetle büyüklerimizin ellerinden, küçüklerimizin gözlerinden öper aciz şahsımız ve ehl-i islâm hayır dualarınızı Cenab-ı Rabbül Alemin'den niyaz ederim. Muhterem abilerimiz ve gardaşlarırnız... Bu aciz satırları yazmamızın gayesi sizle gönüllerde helâlleşmek içindir.
Cümleniz hakkınızı helal edin hayır ve dualarınızı eksik etmeyin.
Bizlerin varsa cümlenize hakkımız helal olsun. Rabbül Alemin takdiri böyleymiş. Elhamdülillah biz acizlere takdiri ilahisine rıza göstermeyi nasip etsin, Rabbül Alemin inşallah.Bir haberde şöyle buyuruluyor: Ölüler için yapılan dualar nurdan tabaklarla onlara takdim olunur (Hadis-i Şerif) Ölüye kendisinin üzerine yas tutulması sebebiyle kabirde azap olunur. (Hadis-i Şerif) imân sahibi Mevlamıza kavuşuncaya kadar rahata eremez. Esselamün Aleykûm ve Rahmetullahi ve Berekatühü.
Halil ESENDAĞ-Selçuk DURACIK
Haziran 1983

KELEPÇELİ MEKTUP
ÜLKÜCÜ AHMET KERSE'NİN SON MEKTUBU
O yaşayan bir ölüydü!-1 ÖLÜMÜMDEN KİMSEYİ SORUMLU TUTMAYIN.
O yaşayan bir ölüydü!-2 KİMSEYE KIRGIN VE DARGIN DEĞİLİM.
O yaşayan bir ölüydü!-3 BENİM AMACIM TÜRKİ-
YEMDE FİTNE, KÜFÜR, KIZIL EPMERYALİZMİN OYUNLARINI BOZMAK. ŞU CENNET VATANI İKİNCİ BİR AFGANİSTAN GİBİ KALE YAPTIRMAMAK İÇİNDİ.
O yaşayan bir ölüydü!-4 İSİM YAZMAYA GÜCÜM YOK. TÜM AİLE FERTLERİNE, ANAMA, AKRABALARIMA, SORANLARA AYRI DUGULARLA SELAM EDERİM.
Ülkücü Ahmet Kerse, Gaziantep'te sol görüşlü bir bakkalı öldürdüğü iddiasıyla tutuklandıktan sonra, tek celsede idama mahkum edildi ve 31 Ocak 1983 gece yarısı darağacına çıkarıldı. ODTÜ Gaziantep Eğitim Enstitüsü 1. sınıf öğrencisi olan Ahmet Kerse'nin idamını onama kararı 28 Ocak günü Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayınlanmıştı. İnfazı 3 gün sonra gerçekleşti. Saat 03.30'u gösteriyordu.
Ahmet Kerse hücresinden alındı, infaz kararı hakkında bilgilendirildi. Oturtulduğu masada ailesine "veda mektubu"nu yazdı. Daha sonra abdest alıp dini vecibelerini yerine getirmesine izin verildi. Cezaevi müdürü ve başgardiyanla helalleştikten sonra kollarına kelepçe takıldı. Oldukça sakin görünüyordu. Ama yorgundu. Mektubunda ""isim yazmaya gücüm yok. Tüm aile fertlerine, anama, akrabalarıma, soranlara ayrı duygularla selam ederim" diyordu. İdam sehpasında ipi boynuna geçirdiklerinde saat 04.13'ü gösteriyordu. Tekbir getirerek son yolculuğu gerçekleştirdi.
Ahmet Kerse'den geriye mektubu kaldı. "Ölümümden kimseyi sorumlu tutmayın. Kimseye kırgın ve dargın değilim" diyordu.
İşte babasına yazdığı o son mektup:
Rahman ve rahim olan yüce Allah'ın adıyla...
Değerli babacığım, sana bu mektup belki son mektubum, son satırlarım olacak. Birgün hepimizin çıkacağı o ilahi huzura çıkacağız.
Ölüm her kula borçtur. Ancak yüce Allah hayırlı ölüm ve imanla gitmek nasip etsin. Size son sözüm 'benim ölümüm ancak ve ancak Allah rızası için, vatanımın ve milletimin, devletin yok edilmek istendiği bir zamanda, sahipsiz iken sahip çıkmak ve Allah rızasına kavuşmaktır. Şunu herkes bilsin. Ölümümden kimseyi sorumlu tutmayın.
Kimseye kırgın ve dargın değilim.
Beni seven, soran herkes hakkını helal etsin. Yüce Allah bize şöyle buyurur: Andolsun ki sizi can, mal, evlat ve sabırla imtihan edeceğim'... Muhterem babacığım.
Başka yazacak bir şey bulamıyorum.
Zaten dünya adına konuşma ve yazma 'fitne doğurur'. Benim amacım Türkiye'mde fitne, küfür, kızıl emperyalizmin oyunlarını bozmak. Şu cennet vatanı ikinci bir Afganistan gibi kale yaptırmamak içindi. Şimdi Allah ve onun kutlu yolcularına teslim ediyorum. İsim yazmaya gücüm yok. Tüm aile fertlerine, anama, akrabalarıma, soranlara ayrı duygularla selam eder, Allah'tan rahmet ve hidayet dilerim.
Esselamün aleyküm ve rahmetüllah ve berekatuhu.
Oğlun Ahmet Kerse


O yaşayan bir ölüydü!-5

O yaşayan bir ölüydü!-6

Takvim Kaynak Tercihleri

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler