Sağlıklı olmak için doğal besin öğelerinin yeterli ve dengeli miktarda alınıp, vücutta kullanılması gerekir. Bu öğelerin herhangi biri alınmadığında veya gereğinden az ya da çok alındığında, büyüme ve gelişme engellenip, sağlıkta bozulmalar yaşanabilir...
Vücudun büyüme ve gelişmesi, verimli çalışması, dış etkenlere ve hastalıklara karşı dirençli olabilmesi için öncelikle doğal gıdalarla dengeli ve yeterli beslenmeye dikkat edilmesi gerekir. Vücudun büyümesi, dokuların yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan besin öğelerinin her birinin yeterli miktarda alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılması, yeterli ve dengeli beslenme anlamına gelir. Eğer besin maddeleri vücudun gereksinimleri düzeyinde alınmazsa, yeterli enerji oluşmadığı ve vücut dokuları yapılamadığından, yetersiz beslenme ve bunun sonucu olarak da çeşitli rahatsızlıklar oluşabilir. Dolayısıyla hastalıklardan korunmak ve sağlıklı olmak için, bu konuda çok dikkatli olunmalıdır.
Bu kapsamda, sağlıklı beslenmede dikkat edilmesi gereken 12 adım şöyle: 1- Günlük tüketilen besinlerin çok çeşitli olması gerekir. Besinlerin çoğunluğu hayvansal gıdalar yerine bitkisel gıdalardan seçilmelidir. 2- Günlük beslenmede bulgur, mısır, pirinç, makarna gibi ekmek ve tahıl grubu besinlerin bulunmasına özen gösterilmelidir. 3- Sık sık mevsimine göre taze meyve ve sebze tüketilmelidir. Sebze ve meyveler; vitamin, mineral ve posa, gereksinimlerini karşılar. Posa özellikle bağırsak hareketlerini düzenler, kan şekeri ve kolesterol düzeylerinin düşmesine yardımcı olur. 4- Her gün orta düzeyde fiziksel aktivite yapılarak, vücut ağırlığı tavsiye edilen sınırda tutulmalıdır. Düzenli olarak yürüyüşler yapılmalı. Besinlerle alınan enerji miktarıyla harcanılan enerji miktarı dengelenerek vücut ağırlığı korunabilir. 5- Günlük tüketilen yağ miktarı kontrol edilmelidir. Yağdan gelecek enerji miktarı toplam enerjinin yüzde 30'unu geçmemeli, yemeklerde hayvansal kaynaklı yağlar yerine, zeytinyağı, ayçiçek yağı, mısırözü gibi sıvı yağlar tercih edilmelidir. 6- Sucuk, salam, sosis gibi yağlı et ve et ürünleri yerine; doğal balık, tavuk, hindi eti veya kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagiller tercih edilmelidir. 7- Mümkün olduğu kadar yağsız veya az yağlı süt ve süt ürünleri tercih edilmelidir. 8- Az şekerli besinler tercih edilmeli, tatlılar ve şekerli içeceklerin tüketimi sınırlanmalıdır 9- Günlük tuz alımı, ortalama 1 çay kaşığı olacak şekilde azaltılmalı, salamura, konserve, zeytin ve turşu gibi tuz içeren besinlerin tüketimi azalmalıdır. 10- Gazlı ve alkollü içeceklerden uzak durulmalıdır. 11- Yiyecekler pişirilirken haşlama, fırında ve buharda pişirme yöntemleri tercih edilmeli. Kızartmalardan kaçınılmalıdır. 12- Bebekler ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmeli ve 6 aydan sonra uygun besinlere başlayarak, anne sütüyle beraber yeterli ve dengeli beslenmeleri sağlanmalıdır.
Hastalık tedavilerinde bitkisel destek Reflü ve ülser Reflü ve ülsere karşı en etken besin maddesi patatestir. Reflünüz yada ülseriniz varsa, kesinlikle hibrit tohumlu gıdalardan kaçınmalısınız. Eşit yumruk büyüklüğünde bir patates, lahana ve 2 adet havucu çiğden katı meyve sıkacağında sıkıp, içine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı koyup tüketmeniz tavsiye edilir. Karışımın içine zeytinyağı koymanızın nedeni, K ve D vitaminlerinin zeytinyağı içinde daha çabuk erimesidir. Daha geniş bilgi, Prof. Dr. Ahmet Maranki'nin "Kozmik Bilim Işığında Şifalı Bitkiler" kitabında mevcuttur.
Şifalı yemek tarifleri Kozmik bulgur çorbası Malzemeler 1 su bardağı bulgur 1 su bardağı yeşil mercimek 2 çorba kaşığı zeytinyağı 2 baş soğan 3 yemek kaşığı domates püresi 2 çay kaşığı toz nane 1 çay kaşığı kırmızı toz biber
Yapılışı: İncecik kıyılmış soğanlar zeytinyağında biraz sotelendikten sonra üzerine yeşil mercimek ve bulgur ilave edilir. Az pişirilen karışımın üzerine rendelenmiş mevsim domates püresi ve su verilir. Mercimek pişene kadar yaklaşık 20 dakika kaynayan yemeğin üzerine, 2 yemek kaşığı zeytinyağında kavrulmuş nane ve kırmızı toz biber eklenir. Tuzun ilavesiyle yemek servise sunulur.
Etkili olduğu alanlar Pirinçten çok daha faydalı olan bulgur, mümkünse pirinç yerine tüketilmesi gereken bir yiyecektir. Özellikle kuru baklagillerle pişirildiğinde, besin değeri artar. İçeriğinde, B grubu vitaminler, potasyum, demir ve fosfor bulunur. Hamilelikte bol bol yenilmesi, folik asit alımı açısından çok önemlidir. Bağırsak ve kalpdamar sağlığı üzerinde olumlu etkileri vardır. Lifli ve bol proteinli bir besin olan mercimekte ise, başta B vitamini ve demir olmak üzere kalsiyum, manganez, sodyum, bakır, çinko ve fosfor mineralleri açısından da zengindir. Besin değeri oldukça yüksek olan mercimek vücuda ve zihne güç verir. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Bağırsakları çalıştırarak vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasını kolaylaştırır ve kabızlığı giderir. Düşüncenin beden üzerindeki etkisi İnsan Yaratıcının antika bir sanatıdır. En nazik ve en nazenin mucize-i kudretidir ki; insanı bütün esmasının cilvesine mazhar ve nakışlarına medar ve kainata bir küçük misal suretinde yaratmıştır. Eğer iman nuru içine girse, üstündeki bütün manidar nakışlar, o ışıkla okunur. O mü'min, şuur ile okur ve bağlılıkla okutur. İnsan küçük bir alem olduğu gibi, alem dahi büyük insandır. Bu küçük insan, o büyük insanın bir fihrist esi ve hülasasıdır. İnsanda bulunan numunelerin büyük asılları, büyük insan olan kainatta zaruri olarak bulunacaktır.
İnsanlar cüzi iradeleriyle gelecekteki mutluluklarını veya mutsuzluklarını yani sonuç itibariyle kaderlerini kendileri belirler. İnsan diğer yaratılanlardan farklı olarak düşüncesiyle gideceği yolu cüzi iradesiyle belirleyecek ama yaratılış gereği bu bir tesadüf sonucu oluşmayacak. Sonuçta Yaratıcının gösterdiği yolda hareket ederek ortaya çıkan kaderini yaşayacaktır. Düşünce dünyadaki bütün kuralların yönlendiricisi olarak görülmelidir. Kozmozdaki ölçü ve kusursuzluğu hiç düşündünüz mü? İnsanın ve onu besleyen bitkilerin şuursuz çamurdan meydana geldiklerini, meyvelerin kabuklarının, hayvanların tüy ve derilerinin koruyucu bir ambalaj olarak yaratıldığını… Havanın uçmak, denizin yüzmek, karanın ise ayakta durmak için ihdas edildiğini… Bütün bunların ve her şeyin bir anda bir afetle kaybedilebileceğini, her şeyin ölümle son bulabileceğini ve Yaratıcının bütün bunları yapabilecek tek güç olduğunu hiç düşündünüz mü? Düşünceler ilahi kurallar istikametinde yeşerir ve geliştirilirse; problem çözücü, yüksek karakterde ve seviyede insanlar yetişir. İnsanlar doğru düşünmek için yanlış düşünceleri beyinlerinden atarak, saf zihinlerde büyük işler başarabilirler. Küçük yaşta kendi kendilerini yönetmeyi öğrenenler, yukarıdaki yön dışında, beyin fonksiyonunu geliştirenler, hayatta başlarına gelecek kötü olayların pek çoğundan kurtulmuş ve başarılı olmuşlardır. Düşüncenizin geleceğinize ait bütün yaşanacakların mutlak hakimi olduğuna inanırken, mutlak hakim olan Yaratıcının gücünü hatırlayın. Düşünceyi Yaratıcının size bahşettiği istikamette yönlendirmenizle iyiliklerin, aksi halde ise kötülüklerin kaderiniz olacağını sakın unutmayın. Bütün mistik anlayışlarda bunun böyle olduğu ispatlanmıştır.
Düşüncenin enerjisinden istifade etmek Uzun araştırma ve deneyler sonucunda beynin ürettiği düşüncenin elektrik akımlarına benzeyen etkiler gösterdiği ve bu etkilerin canlı maddelerin eczalarında zaman zaman değişkenlik göstererek müspetten menfiye veya menfiden müspete geçtikleri tespit edilmiştir. Algılayıp gördüğünüz kadar düşünürseniz hayvandan farksız olursunuz. Amaç düşüncenizin gücüyle görebilme sınırları zorlama gördüğünüzü araştırarak düşüncenin enerjisinden istifade etme, kozmik bilince erişmeye ceht etme ve insan olduğunu anlamaktır. Şiddetli ve kötü düşünceli heyecanların hayat sisteminde zararlı ve çok tehlikeli kimyasal oluşumlar meydana getirdiğini ve bu maddelerin bedenin her tarafına çeşitli yollarla yayıldığını görebileceğimiz gibi güzel hoş ve neşeli heyecanların bedendeki enerji hücrelerini tahrik ederek faydalı kimyasal maddelerin bedene yayılmasını sağladıkları görülmüştür. Bu da müspet düşüncenin insan bedenindeki etkisini ilmi olarak ispatlamaktadır. Burada inanmak yani düşüncenin gücü insanların inancıyla ilgili olmayıp sadece bir düşünce boyutudur.
MARANKİ DİYOR Kİ! İKRÂ: OKU Her insanın ilk ve en birinci vazifesi, kendini keşfedip tanıması ve bu sayede aydınlanan mahiyet adesesiyle dönüp Rabbi'ne yönelmesidir. Kendi mahiyetini tanıyıp bilmeyen ve Yüce Yaratıcısıyla münasebet kuramayan bahtsızlar, sırtlarında nasıl bir hazine taşıdıklarını bilemeyen hamallar gibi bu dünyadan geçer giderler.
KOZMİK BİLİMDEN SAĞLIK UYARILARI * Günlük stresleri asla ertesi güne taşımayın. * Kızartma, kırmızı et ve tavuk eti ağırlıklı beslenme alışkanlığından uzak durun. * Meyveleri yemeklerle birlikte asla tüketmeyin. Yemeklerden önce veya sonra tek başına tüketmeyi tercih edin. * Suyu yemeklerden yaklaşık 2 saat önce veya sonra için. * Beden sıhhatiniz için düzenli egzersiz ve hareketler yapmayı alışkanlık haline getirin.