Başbakan Tayyip Erdoğan, AK Parti İl Başkanları'na seslendiği konuşmasında, muhalefeti sert bir dille eleştirdi:
Benim konuşmamdan 'Tükiye'yi dindarlar, dinsizler' diye ayırdığımı söylüyor. İfademde 'dindarlar, dinsizler' diye bir ifade yok. Dindar bir gençlik yetiştirme var. Sayın Kılıçdaroğlu, muhafazakar demokrat parti kimliği sahibi AK Parti'den, ateist nesil yetiştirmemizi mi bekliyorsun? O belki senin amacın olabilir ama bizim böyle bir amacımız yok. Biz muhafazakar ve demokrat, milletinin, vatanının değerlerine, tarihten gelen ilkelerine sahip çıkan bir nesil yetiştireceğiz.
Fransa'da, fikir ve ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına yönelik, ırkçı ve ayrılıkçı bu yasa, iki ülke ilişkilerinde olduğu kadar Fransa'nın kendi değerlerinde de tamiri zor yaralar açacaktır. Umuyorum ki Fransa Anayasa Konseyi de sağduyulu davranacak.
Bu yasanın altında, ırkçı yaklaşım vardır. Dolayısıyla bu mesele, bir Fransa meselesi, bir Türkiye meselesi değildir; bu mesele, doğrudan doğruya bir Avrupa meselesi, Avrupa Birliği meselesidir.
Avrupa'da son 50 yılda yaşanan bazı acı hadiseleri sineye çektik. Ancak Türkiye eski Türkiye değildir. Avrupa'da sinsice yükselen ırkçılık ve İslamofobi karşısında tepkisiz kalacak, boynunu bükecek bir ülke değiliz.
CHP VE MHP RAHATSIZ MHP, Dersim konusunda CHP kadar rahatsız oluyor. İçkale'de toprağın altından kemiklerin çıkmasından rahatsız. Ellerine fırsat geçtiğinde meseleleri sümen altı ediyordu. Şimdi toprak altı yapmak istiyorlar. Kirli çamaşırlar ortaya çıkıyor. Biz Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmak için koşturuyoruz.