Cinsel yolla bulaşan hastalık

Korunmasız cinsel ilişki birçok bulaşıcı hastalığın kaynağını oluşturur... Böyle bir şüphede gereken testler yapılmalıdır

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
* 26 yaşında bekar bir erkeğim. Benim çok ciddi bir sorunum var. 1 ay önce yurtdışında bir kadınla birlikte oldum ve buraya döndükten sonra cinsel organımda bir yara çıktı. Utancımdan doktora bile gidemedim, acaba AIDS mi oldum? Bana bir çare..
Muhtemelen girmiş olduğun ilişkide prezervatifte kullanmadığın için cinsel ilişki ile bulaşan bir hastalık kapmışsın. Peniste yara ile ortaya çıkan birden fazla hastalık vardır ve frengi de bunlardan birisidir. Kesin tanı için utanmayı bir tarafa bırakıp hemen bir doktora gitmelisin. Ancak bu şekilde bahsettiğin yaranın ne olduğu anlaşılır ve gereken diğer testlerle de tanı kesinleştirilir. Bu arada sakın kimse ile ilişkiye girme hastalığı başkalarına da bulaştırma. AIDS bu şekilde ortaya çıkmaz ama kan testlerinde HIV testi de mutlaka yeralmalıdır.

Çikolata kisti çocuk sahibi olmaya engel mi?
* 26 yaşında 2 yıllık evli bir bayanım. 2 ay önce kasıklarımda ağrı sebebiyle yapılan incelemelerde sağ yumurtalığımda çikolata kisti olduğu ve çocuk sahibi olmamda da sıkıntı oluşturabileceği söylendi. Bu söylenenlerden sonra uykularım kaçtı. Bu rahatsızlık hakkında bilgi verir misiniz?
Kadınlarda normalde sadece rahim içinde olması gereken endometrium dokusunun başka yerlerde de bulunması sebebiyle ortaya çıkan endometriozis hastalığından muzdaripsiniz. Bu hastalık tüm kadınları %3-5'de görülürken çocuk sahibi olamayanlarda bu oran % 40'lara varabilir. Bu hastalığın en sık görüldüğü yerlerden biri olan yumurtalıklarda içindeki kanamaya bağlı olarak basit kistlerden ayrılan ve çikolata kisti olarak tanımlanan kistler ortaya çıkar. Endometrioziste yumurtalıklarda kistler, tüplerde tıkanıklık gibi sebeplerle gebelik sağlamak zorlaşabilir. Bunların dışında net olarak bilinmeyen nedenlerle yumurta ve spermin birleşmesinde ve hatta döllenmiş yumurtanın rahimde tutunmasında da zorluklar ortaya çıkabilir. Ama tüm bunlara rağmen günümüzde yardımcı üreme tekniklerinin gelişmesi ile beraber bu hastalarda çocuk sahibi olabilmektedirler. Lütfen kafanızdaki olumsuz düşünceleri uzaklaştırın ve iyi bir kadın doğum uzmanı ile irtibata geçin.

Boyun fıtığı sıvı kaybından olur
* Şiddetli boyun ağrısı şikayetiyle doktora gittim boyun fıtığı teşhisi konuldu. Ancak merak ettiğim bir konu var boyun fıtığı neden olur? Bu hastalık ilaçlarla ve boyunlukla ne kadar tedavi edilir?
Boynumuz yedi adet boyun omurundan oluşmaktadır. Omurlarımızın arasında da hareket edebilmemizi sağlayan diskler bulunuyor. Disk adı verilen bu yapı içerdiği su ve kolajen yapı sayesinde omurga üstüne binen yükü absorbe ediyor. Yani araçlardaki süspansiyona benzer bir görevi vardır. Aynı zamanda iki kemik dokunun birbirine temas etmesini önlüyor. Yaş ilerledikçe ya da travmalar neticesinde disk dokusu suyunu kaybederek daha sert ve hareketi kısıtlı hale geliyor. Vücudumuzun yükünü taşıyan bu disk dokusu dejenere olduğu zaman hastalık ortaya çıkıyor. Diskin dış kısmındaki daha sert olan yapıdaki küçük yırtıklardan içteki yumuşak olan kısım dışarı çıkıyor. Bazen omur yapısı bozulduğundan omurlar üstünde küçük kemik çıkıntıları meydana geliyor. İçerideki yumuşak yapının ya da kemiklerin çevre dokulara baskı yapması sonucunda ortaya çıkan tabloya "boyun fıtığı" adı veriliyor. Boyun ve sırt ağrısı ile başlar, ilerledikçe kollarda ellerde parmaklarda ağrı ve uyuşma ortaya çıkar, kuvvet azalması gelişir. Zannedilenin aksine, boyun fıtığında cerrahi tedavi son çare olarak görülmektedir. Hastaların büyük kısmı için yatak istirahatı, ilaç tedavisi ya da fizik tedavi yeterli gelmektedir. Başlangıç döneminde şiddetli ağrı varsa istirahat ve ilaçlar verilir. Ağrının azaldığı dönemde ise fizik tedavi programı önerilir. İlaç olarak ağrı kesici, ödem azaltıcı ve kas spazmını çözücü ilaçlar verilir. Özellikle akut dönemdeki boyun zedelenmelerinde de kısa süreli kullanım için boyunluk verilebilir. Fakat uzun süreli boyunluk takılması boyun kaslarını zayıflatacağından önerilmez. Bunların haricinde bazı seçilmiş olgularda enjeksiyonlar yapılarak ağrı azaltılabilir. Akupunktur tedavisi de bu hastalarda yüzgüldürücü sonuçlar verebilmektedir.

TÜM ZAMANLARIN EN İYİ SORULARI


CESARETİNİZ VAR MI?

GÜZELLİĞİN 20 SIRRI

İNANILMAZ TIBBİ VAKALAR

ÇOCUK İSTEYENLER BİR KEZ DAHA DÜŞÜNSÜN!
Takvim Kaynak Tercihleri

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler