Yeni Türkiye'nin tarihi günleri

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Yeni Türkiye'nin tarihi günleri
AK Parti 13 Ağustos 2001'de kuruldu. 2002'de iktidar oldu.
Aradan 13 yıl geçti. Kısa geçmişe bakınca 'az zamanda çok işler'yapıldığı bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Bu zaman dilimi içinde hem AK Parti hem de Türkiye çok hassas virajlardan geçti. Peki 2014 yılının Haziran ayında Türkiye nasıl görünüyor?
Türkiye, AK Parti iktidarıyla birlikte hem bölgesel hem de küresel bir misyon üstlendi.
Bir misyon deklare edildi.
Bu vizyon bir gelecek perspektifine dayanıyordu.
Küreselleşen bir dünyada yaşayan Türkiye'nin 21'inci yüzyıla göre şekillenmesi gerekiyordu. 77 milyonluk genç Türk milletinin karşısında iki seçenek bulunuyordu. Ya değişime direnmeyi seçecek ve en iyi ihtimalle ayakta kalabilsek bile içinde bulunduğumuz duruma razı olacaktık...
Ya da 1989'da yıkılan Berlin Duvarı sonrasında kaçırılan dünyanın yeni gelişme trendini bir kez daha ıskalamayacaktık. Ezberleri bozmayı tercih etmeliydik. Ki ancak o zaman, kendimizi yenileyerek içine sürüklenmekte olduğumuz derin açmazlardan kurtulurduk.
Erdoğan liderliğinde Türkiye, ezberleri bozmaya karar vermişti.
Statükocular boş durmuyordu. Balyoz, Sarıkız, Ayışığıdarbe teşebbüsleri 2007 yılında, Türkiye'nin tarihsel kırılmalarından birisini daha gündeme sokuyordu. Cumhurbaşkanlığı seçimleri.
Statüko 'Son kaleyi teslim etmeyeceğiz'diyerek, Ordu içindeki cuntalarla son hamlesini yapıyordu.
Kazanan millet oluyordu. Ezberleri bozmaya kararlı Erdoğan liderliğindeki kadro, Çankaya'ya Abdullah Gül'ü çıkarıyordu.
2010 Anayasa Referandumu'na giderken, statüko ile değişim kadroları arasında yeni bir savaş oldu. Sandıklardan 'yüzde 58 oy çıkması'statükoya atılan büyük neşter olarak tarihimizdeki beyaz sayfalardan birisini açtı.
Askeri vesayetin kırılması, bürokratik oligarşinin nefesinin kesilmesi sonrasında, Türkiye engin denizlere açılmaya başladı.
Bu dönemin ismi YENİ TÜRKİYE olarak yazılıyordu. Çankaya
halkındır

AK Parti 13 yıl sonra yepyeni bir döneme imza atmaya hazırlanıyor.
Bir gerçeği unutmamalıyız. Turgut Özal, Çankaya' çıktı, Anavatan Partisi dağıldı. Süleyman Demirel çıktı. Doğru Yol dağıldı.
Tayyip Erdoğan, Çankaya hazırlıkları yaparken, AK Parti'nin Türkiye'nin geleceğine imza atmaya devamı konusunda ince eleyip sık dokuyor.
İstişareler, yakın temas, yıkıcı çevrelerin etkisini kırma, yerli ve yabancı beşinci kolların faaliyetlerine set çekme gibi birçok argüman devrede tutuluyor.
Parti içi kulise sert bir tepki gösteriyor, kendisinden sonra partinin bütünlük içinde ve tek adayla seçime hazırlanmasının fikri jimnastiğini yapıyor.
Başbakanlık konusunda ağırlıklı olarak Abdullah Gülve Ahmet Davutoğluisimleri konuşuluyor. Mehmet Ali Şahin, Binalı Yıldırım ve Ali Babacan'ı da bir kenara yazmakta büyük yarar var.
SONUÇ: 'Yüzde 58'civarında oy almış bir Cumhur/Başkanı Tayyip Erdoğan'ın, Kasım'da yapılacak bir genel seçimle AK Parti'yi tek başına bir genel seçimi daha kazandırması büyük taraftar toplamaya başladı.
Erken seçim olursa... "Anayasa tartışmaları olmaz. AK Parti bocalamaz. Muhalefet hazırlanamaz.
CHP karışır. Erken genel seçim, Başbakanlığa Abdullah Gül'ü erken getirme imkânı sağlayabilir..."
deniyor.
Yeni genel seçim için bir yıl daha beklenirse, küresel koalisyon yeni planlarını kurgulama şansı bulur mu?
SU UYUR, KİMLER UYUMAZ?


Günün Manşetleri

Tüm Manşetler