Küresel koalisyon
Giriş Tarihi:

Stratejik bir akılca kurgulanan, merkezinde, Fethullah Gülen-Kemal Kılıçdaroğlu-MHP-Büyük sermaye-malum medyanın oturduğu KOALİSYON'un Taksim-Gezi -17 Aralık oyun planı şuydu:
30 Mart'ta Başbakan Tayyip Erdoğan'ın oyunu yüzde 40 altına indirerek zayıflatmak, Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığına engel olmak ve 2015 seçimlerine giderken AK Parti'yi bölmek, yeni bir iktidar çıkarmak.
Oyunun 1'inci perdesi, tam tersi bir sonuç çıkardı.
Cumhurbaşkanlığı seçimini, çözüm sürecini ve ülkenin kaderini tayin edecek bir pozisyonu Erdoğan'a tekrar kazandırdı.
Seçimin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen özeleştiri konusunda muhalefet hattından herhangi bir işaret gelmedi.
Gelmediği gibi, kızgın ruh hâliyle "Tayyip Erdoğan'ı Çankaya yokuşunda durdurma"nın 2'inci perdesi oynanmaya başladı.
Peki, ikinci perde de ne olacak?
Önümüzde 1 Mayıs, Gezi'nin yıldönümü 31 Mayıs var. Toplumsal gerilime odun atacaklar. İstikrarsızlık büyütülüp, Erdoğan'ın aday olmaması, Köşk'e çıkmaması için ellerinden geleni yapacaklar.Haziran'da gerilim tırmandırılırken, cumhurbaşkanlığı propaganda gezileri sıkıntıya uğratılacak.
Başarılı olacaklar mı? Küresel koalisyon için yine kederle bitecek. Yine aziz halkın tokatını yiyecekler. 2007 yılında 'kaleyi kaybettik'diye çok ağlamışlardı. Şimdi 'kaleyi geri alamadık'diye ağlayacaklar.
Bir bakacaklar, Ağustos'ta Çankaya'ya hedefe koydukları lider çıkacak. Aziz halkımız "Göründüğü kadar, yüzde 45 az gelmiş, yüzde 60 lık bir tokat atarsak, herhalde kendilerine gelirler"diyecektir.
Tarihten ders alın
Rahmetli Turgut Özal'ın 1989 yerel seçiminde oyu düşmüştü. Muhalefet liderleri Süleyman Demirel ve Erdal İnönüsaldırılarını şiddetlendirmiş 'Hükümet istifa'sesleriyle, adeta, ANAP'ı dağıtmaya yemin etmişlerdi.
1989'un sonbaharında cumhurbaşkanını seçilecekti. Bugün nasıl Erdoğan'ın Köşk'e çıkmasına karşı bin bir laf ediliyorsa, benzerleri Özal'a söyleniyordu: "Özal, 21.75 ile cumhurbaşkanı mı seçilecek?" "Seçimi boykot ederiz." "Özal değil Cumhurbaşkanı, Çankaya'ya noter bile olamaz." "Hele bir çıksın, onu Çankaya'dan indirmesini biliriz." "Bu makama iki türlü çıkılır. Biri kartallar gibi uçarak; diğeri, yılanlar gibi sürünerek. O yüce mevkie uçarak çıkmak gerekir'' "Toplumda gerilim doğar, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde sıkıntı doğar, asker istemez''Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turlarında Süleyman Demirel-Erdal İnönü,milletvekillerini oylamaya sokmadılar. (Erdal İnönü bu karardan daha sonra pişman olmuştur) "İki muhalefet partisi oturumda yok; seçim yapılamaz"diye Türkiye'yi ayağa kaldıran Demirel-İnönü, üçüncü tur sonunda Özal'ın, Çankaya'ya çıktığını gördüler. DYP lideri Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanlığı seçim sonrasında yapılan 1991 seçimlerine "Özal'ı
Çankaya'dan indireceğim"kampanyası ile gitti. Fakat seçimden tek başına bir iktidar çıkaramadılar. Ancak, Süleyman Demirel-Erdal İnönü, bir koalisyon hükümeti kurabildi. ÖZAL'IN ÇIKIŞINI ENGELLEYEMEDİLER, ÇANKAYA'DAN DA İNDİREMEDİLER.
SONUÇ:Türkler, Ağustos ayını çok sever. 30 Ağustos zaferi sonrası Atatürk "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz"demişti. Akdeniz'e çıktık. Şimdilerde, Türk donanması Akdeniz-Güney Afrika (Ümit Burnu) yolunda ilerliyor.
10 AĞUSTOS'TA, ERDOĞAN'LI ÇANKAYA'NIN "TÜRK MİLLETİ İLK HEDEFİNİZ 2023"
PAROLASINA TANIK OLACAĞIZ.
HEDEF DÜNYANIN 10.
EKONOMİK GÜCÜ OLMAK.
30 Mart'ta Başbakan Tayyip Erdoğan'ın oyunu yüzde 40 altına indirerek zayıflatmak, Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığına engel olmak ve 2015 seçimlerine giderken AK Parti'yi bölmek, yeni bir iktidar çıkarmak.
Oyunun 1'inci perdesi, tam tersi bir sonuç çıkardı.
Cumhurbaşkanlığı seçimini, çözüm sürecini ve ülkenin kaderini tayin edecek bir pozisyonu Erdoğan'a tekrar kazandırdı.
Seçimin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen özeleştiri konusunda muhalefet hattından herhangi bir işaret gelmedi.
Gelmediği gibi, kızgın ruh hâliyle "Tayyip Erdoğan'ı Çankaya yokuşunda durdurma"nın 2'inci perdesi oynanmaya başladı.
Peki, ikinci perde de ne olacak?
Önümüzde 1 Mayıs, Gezi'nin yıldönümü 31 Mayıs var. Toplumsal gerilime odun atacaklar. İstikrarsızlık büyütülüp, Erdoğan'ın aday olmaması, Köşk'e çıkmaması için ellerinden geleni yapacaklar.Haziran'da gerilim tırmandırılırken, cumhurbaşkanlığı propaganda gezileri sıkıntıya uğratılacak.
Başarılı olacaklar mı? Küresel koalisyon için yine kederle bitecek. Yine aziz halkın tokatını yiyecekler. 2007 yılında 'kaleyi kaybettik'diye çok ağlamışlardı. Şimdi 'kaleyi geri alamadık'diye ağlayacaklar.
Bir bakacaklar, Ağustos'ta Çankaya'ya hedefe koydukları lider çıkacak. Aziz halkımız "Göründüğü kadar, yüzde 45 az gelmiş, yüzde 60 lık bir tokat atarsak, herhalde kendilerine gelirler"diyecektir.
Tarihten ders alın
Rahmetli Turgut Özal'ın 1989 yerel seçiminde oyu düşmüştü. Muhalefet liderleri Süleyman Demirel ve Erdal İnönüsaldırılarını şiddetlendirmiş 'Hükümet istifa'sesleriyle, adeta, ANAP'ı dağıtmaya yemin etmişlerdi.
1989'un sonbaharında cumhurbaşkanını seçilecekti. Bugün nasıl Erdoğan'ın Köşk'e çıkmasına karşı bin bir laf ediliyorsa, benzerleri Özal'a söyleniyordu: "Özal, 21.75 ile cumhurbaşkanı mı seçilecek?" "Seçimi boykot ederiz." "Özal değil Cumhurbaşkanı, Çankaya'ya noter bile olamaz." "Hele bir çıksın, onu Çankaya'dan indirmesini biliriz." "Bu makama iki türlü çıkılır. Biri kartallar gibi uçarak; diğeri, yılanlar gibi sürünerek. O yüce mevkie uçarak çıkmak gerekir'' "Toplumda gerilim doğar, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde sıkıntı doğar, asker istemez''Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turlarında Süleyman Demirel-Erdal İnönü,milletvekillerini oylamaya sokmadılar. (Erdal İnönü bu karardan daha sonra pişman olmuştur) "İki muhalefet partisi oturumda yok; seçim yapılamaz"diye Türkiye'yi ayağa kaldıran Demirel-İnönü, üçüncü tur sonunda Özal'ın, Çankaya'ya çıktığını gördüler. DYP lideri Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanlığı seçim sonrasında yapılan 1991 seçimlerine "Özal'ı
Çankaya'dan indireceğim"kampanyası ile gitti. Fakat seçimden tek başına bir iktidar çıkaramadılar. Ancak, Süleyman Demirel-Erdal İnönü, bir koalisyon hükümeti kurabildi. ÖZAL'IN ÇIKIŞINI ENGELLEYEMEDİLER, ÇANKAYA'DAN DA İNDİREMEDİLER.
SONUÇ:Türkler, Ağustos ayını çok sever. 30 Ağustos zaferi sonrası Atatürk "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz"demişti. Akdeniz'e çıktık. Şimdilerde, Türk donanması Akdeniz-Güney Afrika (Ümit Burnu) yolunda ilerliyor.
10 AĞUSTOS'TA, ERDOĞAN'LI ÇANKAYA'NIN "TÜRK MİLLETİ İLK HEDEFİNİZ 2023"
PAROLASINA TANIK OLACAĞIZ.
HEDEF DÜNYANIN 10.
EKONOMİK GÜCÜ OLMAK.
