Ergenekon'da Başbuğ kilidi
Giriş Tarihi:

Asrın davası olarak değerlendirilen Ergenekonyargılamalarında 6 yıl 2 ay sonra karar verilmişti. Gerekçeli kararı da 8 ayda yazıldı. Aylarca '1 NUMARA kim?'diye tartışıldı. Dava bitti herkes ceza aldı. Ama bir numara asla açıklanmadı.
Türkiye siyasi tarihinin geçmişi ve geleceği perspektifinden en önemli davasında 7 yılsonunda ne ortaya çıktı?
Bir cümle içinde toparlarsak, bir yönüyle "Ergenekon" isminde, "Gladyo yapılanmasına karşılık gelen silahlı terör örgütü"olduğu sonucuna varıldı.
Diğer yönüyle, kararı veren mahkeme heyetinin tartışmalı durumu ve eski genelkurmay başkanı İlker Başbuğ bağlamında, bir hukuki, siyasi ve psikolojik kilitlenme söz konusu.
Ergenekon davasının en hassas noktalarından birisi İlker Başbuğ'un durumudur. Gelişmeler 'Genelkurmay Başkanı'ndan terörist mi olur'sorusuna anlam kazandıracak.
Ordu'yu yakından ilgilendiren kilitlenmeyi Yargıtay çözecek. Yargıtay aşamasının da en az 1 yıl süreceğini düşünürsek, 2015 yılına kadar Türkiye'de Ergenekon tartışmaları bitmeyecek demektir.
Mahkemelerde 'terör örgütü lideri' muamelesi gören Başbuğ, gerekçeli kararda, liderlikten düşürülüyor, kibar şekilde terör suçlusuhaline getiriliyor.
Yargıtay'ın vereceği kararlardan birisi, Başbuğ'un durumuyla ilgili olacak.
İki karar söz konusu: "Anayasa mahkemesinde yargılanmalıdır'' ara kararı verildiğinde, Başbuğ dosyası Ergenekon'dan çıkacak. Eski Genelkurmay Başkanı yüce divan sıfatlı Anayasa mahkemesinde yargılanacak. "Başbuğ, terör suçlusu olarak Ergenekon'da yargılanacaktır"denilirse, kaderini Yargıtay belirleyecek.
Türkiye gladyosu
Gerekçeli kararda, önemli bölüm şudur: "Ergenekon denen silahlı terör örgütünün bir derin devlet yani Gladyo yapılanmasına karşılık geldiği ve esas olarak Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yasadışı olarak oluşturulup faaliyet gösterdiği, mensupları arasında askersivil toplumun her kesim ve statüden insanların bulunduğu sonucuna varılmıştır.'' Vurucu cümleyi tamamlayan gelişmeleri paranteze alırsak "Ergenekon Terör Örgütü'nün gerek yönetici gerekse üye konumundaki mensupları ülkede bir askeri müdahale veya darbe ortamının oluşmasını istemekte, hatta memleketin kurtuluşu için bunun olmazsa olmaz olduğunu düşünmekte veyaptıklarını bir Kuva-yı Milliye Harekatı olarak değerlendirmektedirler" sonucu dikkati çekicidir.
Derin devlet çözülemedi
Gerekçeli karardan Ergenekon'a bakarsak, derin devlet'i ortaya çıkarma konusunda nereye geldik? Ergenekon davasının başlangıcından itibaren 3 yıl mahkeme başkanlığı yapan Köksal Şengün'ün yaptığı bir açıklamayı tekrar hatırlayalım: "Bu davada 'derin devlet' çözülmedi. Hangi derin devletten bahsediyorsunuz? Türkiye'nin tarihindeki cinayetleri kimlerin yaptığı, kimlerin emir verdiği ortaya çıktı mı? Hangi eylemin perde arkası ortaya çıktı? Bu soruların yanıtını bilmeden olmaz.
Türkiye'de, Susurluk gibi, çeteleşmiş, Güneydoğu'da 17 bin faili meçhul cinayeti işlemiş, Türkiye'yi 12 Mart, 12 Eylül gibi darbe dönemlerine sürüklemiş ve darbe ortamını hazırlamak için cinayetler işlemiş kaos yaratmış bir derin devlet yapılanması vardı. Ancak, mahkemeler, Ergenekon'da derin devletin fotoğrafının tamamını gösteremedi. Derin devlet'in kendisi tasfiye edilmedi, Aksine bizzat derin devletin kendi içindeki bir grubu tasfiye ettiği bir dava oldu.
SONUÇ:Ne olursa olsun,"Asrın davası"nda "Derin devlet''ile ilgili ilk kez yargı kararı verilmesi bir başlangıçtır.
Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından çok önemli bir virajı ifade eder.
Derin devlet'in, Ecevit, Gül, Erdoğan hükümetlerinin ötesinde rahmetli Özal, Erbakan, Adnan Menderes darbelerindeki rolü de bir bir ortaya çıkarılacaktır.DARBECİLER, SANDIĞA İNANMAYANLAR KAYBEDECEK.
KAZANAN DAİMA DEMOKRASİYE AŞIK MİLLETİMİZ VE TÜRKİYE OLACAKTIR.
Türkiye siyasi tarihinin geçmişi ve geleceği perspektifinden en önemli davasında 7 yılsonunda ne ortaya çıktı?
Bir cümle içinde toparlarsak, bir yönüyle "Ergenekon" isminde, "Gladyo yapılanmasına karşılık gelen silahlı terör örgütü"olduğu sonucuna varıldı.
Diğer yönüyle, kararı veren mahkeme heyetinin tartışmalı durumu ve eski genelkurmay başkanı İlker Başbuğ bağlamında, bir hukuki, siyasi ve psikolojik kilitlenme söz konusu.
Ergenekon davasının en hassas noktalarından birisi İlker Başbuğ'un durumudur. Gelişmeler 'Genelkurmay Başkanı'ndan terörist mi olur'sorusuna anlam kazandıracak.
Ordu'yu yakından ilgilendiren kilitlenmeyi Yargıtay çözecek. Yargıtay aşamasının da en az 1 yıl süreceğini düşünürsek, 2015 yılına kadar Türkiye'de Ergenekon tartışmaları bitmeyecek demektir.
Mahkemelerde 'terör örgütü lideri' muamelesi gören Başbuğ, gerekçeli kararda, liderlikten düşürülüyor, kibar şekilde terör suçlusuhaline getiriliyor.
Yargıtay'ın vereceği kararlardan birisi, Başbuğ'un durumuyla ilgili olacak.
İki karar söz konusu: "Anayasa mahkemesinde yargılanmalıdır'' ara kararı verildiğinde, Başbuğ dosyası Ergenekon'dan çıkacak. Eski Genelkurmay Başkanı yüce divan sıfatlı Anayasa mahkemesinde yargılanacak. "Başbuğ, terör suçlusu olarak Ergenekon'da yargılanacaktır"denilirse, kaderini Yargıtay belirleyecek.
Türkiye gladyosu
Gerekçeli kararda, önemli bölüm şudur: "Ergenekon denen silahlı terör örgütünün bir derin devlet yani Gladyo yapılanmasına karşılık geldiği ve esas olarak Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yasadışı olarak oluşturulup faaliyet gösterdiği, mensupları arasında askersivil toplumun her kesim ve statüden insanların bulunduğu sonucuna varılmıştır.'' Vurucu cümleyi tamamlayan gelişmeleri paranteze alırsak "Ergenekon Terör Örgütü'nün gerek yönetici gerekse üye konumundaki mensupları ülkede bir askeri müdahale veya darbe ortamının oluşmasını istemekte, hatta memleketin kurtuluşu için bunun olmazsa olmaz olduğunu düşünmekte veyaptıklarını bir Kuva-yı Milliye Harekatı olarak değerlendirmektedirler" sonucu dikkati çekicidir.
Derin devlet çözülemedi
Gerekçeli karardan Ergenekon'a bakarsak, derin devlet'i ortaya çıkarma konusunda nereye geldik? Ergenekon davasının başlangıcından itibaren 3 yıl mahkeme başkanlığı yapan Köksal Şengün'ün yaptığı bir açıklamayı tekrar hatırlayalım: "Bu davada 'derin devlet' çözülmedi. Hangi derin devletten bahsediyorsunuz? Türkiye'nin tarihindeki cinayetleri kimlerin yaptığı, kimlerin emir verdiği ortaya çıktı mı? Hangi eylemin perde arkası ortaya çıktı? Bu soruların yanıtını bilmeden olmaz.
Türkiye'de, Susurluk gibi, çeteleşmiş, Güneydoğu'da 17 bin faili meçhul cinayeti işlemiş, Türkiye'yi 12 Mart, 12 Eylül gibi darbe dönemlerine sürüklemiş ve darbe ortamını hazırlamak için cinayetler işlemiş kaos yaratmış bir derin devlet yapılanması vardı. Ancak, mahkemeler, Ergenekon'da derin devletin fotoğrafının tamamını gösteremedi. Derin devlet'in kendisi tasfiye edilmedi, Aksine bizzat derin devletin kendi içindeki bir grubu tasfiye ettiği bir dava oldu.
SONUÇ:Ne olursa olsun,"Asrın davası"nda "Derin devlet''ile ilgili ilk kez yargı kararı verilmesi bir başlangıçtır.
Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından çok önemli bir virajı ifade eder.
Derin devlet'in, Ecevit, Gül, Erdoğan hükümetlerinin ötesinde rahmetli Özal, Erbakan, Adnan Menderes darbelerindeki rolü de bir bir ortaya çıkarılacaktır.DARBECİLER, SANDIĞA İNANMAYANLAR KAYBEDECEK.
KAZANAN DAİMA DEMOKRASİYE AŞIK MİLLETİMİZ VE TÜRKİYE OLACAKTIR.
