Kur'an-ı Kerim'de yeryüzündeki her bir topluluğa peygamber gönderildiği bildirilmiştir. "Her ümmet için mutlaka bir elçi olagelmiştir: Ancak (her ümmetin) elçisi geldikten [ve tebliğini yaptıktan] sonra onlar hakkında bütünüyle adaletle yargıda bulunulur ve onlara asla haksızlık yapılmaz. ". 010 Yûnus 047 "Hakikati inkara şartlanmış olanlar, bölük bölük cehenneme sürüleceklerdir; oraya vardıklarında kapılar açılacak ve muhafızlar onlara, "Aranızdan, size Rabbinizden mesajlar getiren ve sizi bu Hesap Günü'ne karşı uyaran elçiler gelmedi mi?" diye soracaklar. Onlar, "Elbette geldiler!" diye cevap verecekler. Ama hakikati inkar edenler için azap [hükmü] çoktan verilmiş olacaktır;" 039 Zümer 071
HER TOPLUMDA VARDI Bu ve bu mealde birçok ayete bakıldığı takdirde tarih boyunca yeryüzünde gelmiş geçmiş bütün toplulukların kendi hayatlarında onlara ilahi mesajı getiren, onları doğru yola yönlendiren rasuller (Allahın elçileri, mesaj getiren peygamberler, kitap getiren nebiler) gelmiştir. Peygamberleri içinde yeni bir, mesaj veya bir kitap getirmeyenlere Rasul değil sadece Nebi adı verilir. Bu insanların sorumluluklarını öğrenmeleri, bilgilendirilmeleri ve gerçekleri daha kolayca öğrenmeleri, ve zaman zaman doğru yoldan saptıklarında, uyarılmaları için de gerekliydi. Ancak Kur'an-ı Kerim'de isimleri bildirilen peygamberlerin sayısının sadece 25 olmasının sebebi ise, Kur'an-ı Kerim'in ilk muhataplarının Hicaz bölgesindeki Araplar olduğu, ve onların bildiği, hatırladığı isimler üzerinden örnekleme yolunun seçilmiş olmasıdır. Nitekim bu husus şöyle açıklanmaktadır: "Gerçek şu ki [ey Muhammed,] senden önce elçiler göndermiştik: onların kiminden sana bahsettik, kimi hakkında da sana bir bilgi vermedik. Ve (gönderdiğimiz) hiçbir elçi, Allah'ın izni olmadan bir mucize ortaya koyamaz. Allah'ın iradesi açığa çıktığı zaman hüküm [çoktan] adaletle yerini bulmuş olacak, [anlayamadıkları her şeyi] yok etmeye çalışanların tümü o zaman ve orada, hüsrana uğramış olacaklar." 040 Mümin 078 "...ve hem daha önce sana bildirdiğimiz [öteki] elçilere, hem de bahsetmediğimiz elçiler[e vahyettiğimiz] gibi; ve Allah'ın Musa'ya sözünü söylediği gibi..: 004 Nisâ 164 Yeniden ifade etmeliyiz ki Peygamberin sayısı ve geldiği bölgeler, bize bildirilen sayılarla ve bölgelerle değil, bütün insanlık tarihi boyunca ve dünya genelindedir. Yine Kur'an-ı Kerim'de adı bildirilen bu peygamberlerin getirdiği toplam 100 sahifeden bahsedilir, (ki bunlara çoğul sigası ile "Suhuf", adı verilir) Bu yüz sahife, 10 sahife Hz. Adem'e, 50 sahife Hz. Şit'e, 30 sahife Hz. İdris'e, 10 sahife Hz. İbrahim'e olmak üzere dağıtılmıştır. 4 BÜYÜK KİTAP... Bahsettiğimiz sahifelerden ayrı müstakil kitap olarak da Hz. Davud'a Zebur, Hz. Musa'ya Tevrat, Hz. İsa'ya İncil, Hz. Muhammed'e de (S.A.V) Kur'an gönderilmiştir. Bu konuda da hemen ilave etmeliyiz ki Cenab-ı Hak tarafından peygamberler aracılığıyla insanlara rehber olarak gönderilen bu ilahi mesajlar, bu bahsedilen sahifeler ve dört kitaptan ibaret değildir. Bunun gerekçesi de yukarıda belirttiğimiz gibi bu kitapların sadece isimleri bize bildirilen peygamberlere ait olmasıdır. Hiç şüphe yoktur ki bize adı bildirilmemiş olan peygamberler de mesaj ve kitap getiren peygamberlere mahsus bir isim olan Rasul sıfatını taşıdıklarına göre onların da getirdikleri kitap ve sahifeler vardır ve bunlar da bizlere bidirilmemişlerdir: Ancak Kur'an-ı Kerim'in diğer ayetlerini dikkatle incelediğimiz takdirde bu gerçeğe ulaşabiliyoruz.
BİR AYET And olsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir). Asr, 103/1-3
BİR HADİS İbn Ömer'in (r.ahm.) anlattığına göre: Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: Her sarhoşluk veren şey (dinde yasaklanan içki olan) hamr grubundandır ve sarhoşluk veren her şey haramdır. "Müslim, Eşribe,73(l, 1587
ÖZLÜ SÖZ "Mümin, daima mazeretleri kabul eder, münâfık ise daima sürçmeleri arar." (İbnindash;i Mübârek)
Çözüm müftülükte Oturduğum mahellede 4 cami var. Özellikle sabah ezanına aynı anda başlamadıkları için pek hoş olmayan bir durum oluşuyor. Buna bir çözüm getirilemez mi? Aslında Diyanet İşleri Başkanlığı'nca buna çok güzel bir çözüm getirildi. Bölgenin çok güzel sesli müezzinleri nöbetleşe merkezi bir camide ezan okuyorlar. Merkezi sistem bağlantısıyla, bütün camilerde aynı anda ezan okunuyor. Ne garip tecellidir ki bu uygulamadan memnun olmayan bölgeler ve insanlar da var. Onlar her camide ayrı ayrı müstakil ezanların okunmasını arzu ediyorlar. Durumu bulunduğunuz ilçe müftülüğü ile görüşmenizi tavsiye ederim.
Telaffuza dikkat Kur-an'ı Kerim okurken bazı ufak hatalarla mana bozulur mu? Mananın bozulup bozulmamasındaki kriter hatanın ne olduğu ile ilgilidir. Hatanın büyüklüğü ve küçüklüğü de buna göre değerlendirilir. Buradaki esas Arapça dil yapısının ve telaffuzunun cümlenin anlamını değiştirecek şekilde etkilenmemesidir. Bazen bir harfin yanlış telaffuzu bile bu etkilenmeyi gerçekleştirebilir. Örnek olarak "Haleka" kelimesinin ilk harfi gırtlak kısılarak çıkarılan "HI" sesi ile okunursa "yarattı" anlamındadır. Ama yine gırtlaktan kısılmadan çıkarılan "HA" sesiyle okunursa "traş oldu" anlamına dönüşür.
Fitreler fakirlere Ramazan fitre ve zekatlarımızı tamiratta olan camiye verebilirmiyiz? Zekatlarımızı hayır kurumlarına, bu arada caminin tamiri için verebiliriz. Ancak fidye ve fitrelerin Kur'an'daki ifadeden hareketle çok fakir gerçek kişilere ulaştırılmasında fayda vardır. Bu ödeme vekalet yoluyla, kişi ve kurumlar aracılığıyla da yapılabilir.
Öpüşmek bozar Oruçluların dudak dudağa öpüşmesi orucu bozar mı? Eğer bozulmazsa ne kadar ileri gidebilirim. Oruçluların dudak dudağa öpüşmesi orucu bozar. Hatta bu sırada orgazma ulaşılırsa, hem kaza ve hem de keffaret (bir biri peşine iki ay oruç tutma cezası) gerektirir. Ama oruç tutan kimselerin gerekli olmadıkça bu tür davranışlardan uzak durmaları gerekir. Belli bir noktaya kadar fıkıh kuralları izin verse bile, bu önemli ibadeti ifa eden müminlerin bütün davranışlarını buna göre ayarlamaları, ibadetlerden beklenen maddi ve manevi olgunlaştırmaların gerçekleşmesi için lüzumludur.