Kart affında borçluların yarısı bankalarla anlaştı
TBB Genel Sekreteri Ekrem Keskin, son kredi kartı affında 497 bin kişinin 1.6 milyar lirayı yapılandırdığını söyledi. Bu miktar sorunlu kredilerin yarısı kadar
Dünya ciddi bir ekonomik kriz yaşarken Türkiye'de öncelikli olarak bankalar ayakta kaldı ve kârlarını artırdı. İş dünyasının bankalara eleştirileri kredi verilmemesi yönünde yoğunlaştı. vatandaş ise 'haksız' bulduğu ücretler ve faizler konusunda tepki gösterdi. Türkiye Bankalar Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. Ekrem Keskin ile hem sektörü hem de bankacılık hizmetlerinden alınan ücretleri konuştuk. Bankaların aldıkları hizmet bedellerinin sözleşmeden kaynaklandığını belirten Ekrem Keskin, "Banka ve Kredi Kartları Kanunu'na göre, kredi kartı nedeniyle müşteriden tahsil edilecek komisyon, masraf ve ücrete sözleşmede yer verilmesi gerekmektedir. Kanunda sözleşmelerin hesap özetleri ile değiştirilebileceği kabul edilmiştir. Bankanın bildirdiği değişikliği kabul etmeyen tüketicinin sözleşmeyi fesih etme hakkı bulunmaktadır. Kartın kullanılması, değişikliği kabul anlamına geliyor" dedi. Bu noktada BDDK Başkanı Tevfik Bilgin'in, 'Tüketici kart ücreti ödemek istemiyorsa sözleşmeye şerh düşsün' sözlerini hatırlattığım Ekrem Keskin, böyle bir durumda bankanın kredi kartını müşteriye vermeme hakkı olduğunu söyledi. Geçtiğimiz yıl çıkartılan bir kanunla kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırılması sağlanmıştı. Keskin, özellikle kart borcu yüzünden zor durumda olan vatandaşlara nefes aldıran, borçlarını düşük faiz ve 36 aya kadar vade ile ödeme imkanı veren yapılandırmada ortaya çıkan rakamları paylaştı. Buna göre Aralık 2009 itibarıyla yapılandırmaya başvuranlar 497 bin kişi oldu. Bu kişilerin yapılandırdığı borç miktarı da 1.6 milyar TL'ye ulaştı. Keskin, "Bu rakam kanunun çıkarıldığı tarihteki sorunlu kredilerin yarısıdır. Ekonomideki ani daralmanın olumsuz etkilerinin sınırlandırılması amacıyla getirilen uygulamanın önemli bir imkan sağladığı aşikardır. Olağanüstü durumlarda getirilen olağanüstü düzenlemeler sorunu tamamen çözmese de çözüm için zaman kazandırabiliyor, en azından fırsat yaratabiliyor" dedi.