Bugünkü
Takvim
  • 22 Ekim 2015, Perşembe

Evde kaldığımın resmi!

32 yaşındayım, öğretmen okulu mezunuyum. Babamın durumu iyiydi. Önce annem öldü, sonra da babamızı kaybettik. Erkek kardeşlerim küçük olduğundan işi çeviremediler, yokluk içine düştük. Yeni yetişirken çok güzel bir kızdım. 'Bulunduğumuz şehirde ne kadar aile varsa oğluna istedi' desem yeridir. Şımardım, hiç birini kabul etmedim. Şimdi de kapımı çalan yok. Acaba bir zamanlar istemediğim kısmetlerimin bedduası mı tuttu? Veya anaları büyü mü yaptı? Rumuz; A.A

S.U. CEVAP; Bırakın şu büyü muhabbetini. Bunlar kısmet işi. Bir kızı 40 kişi ister, bir kişi alır. Ama kısmet olmazsa, evde kalır. Ama siz henüz bu kapsama girmiyorsunuz. Çünkü 32 yaşındasınız ve çağımızda, akranlarınız hayata yeni atılıyorlar. Tabii bir tek şeyi yapmıyoruz; 'Armudun sapı, üzümün çöpü' demiyoruz. Tabii ilk gelenin üstüne de atlamayacağız.

YAŞAMAK BU MU?

İki oğlum birden madde bağımlısı. Eşim duvarcı ustası, iş olursa çalışıyor. Kaynanama, kayınpederime ben bakıyorum. İkisi de hasta. Emekli maaşıyla çok zor geçiniyoruz. Çocuklarımı belediyenin yardımıyla tedavi ettiriyorum, çıkınca yeniden başlıyorlar. İnan Selda hanım ölmek istiyorum. Bu gün Ankaralı Turgut'u okudum da... Rumuz; Şehnaz

S.U. CEVAP; Ne diyeyim ki ben şimdi size? Yaşadıklarınız karşısında teselli sözcükleri fasa fiso. Çözüm önerisi desen, öneri diye ortalarda dolandığına pişman. En iyisi, verdiğim numaradan beni arayın, bakalım öncelikle çocuklar için neler yapabiliriz. Ama lütfen kuyruğu dik tutun, o ev siz olmadan dönmez.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya