Bugünkü
Takvim
  • 18 Şubat 2015, Çarşamba

Aslında ikinci kadın benim

Sevgili Takvim'ciler... Ne derdiniz varsa veya söylemek istediğiniz her ne ise artık bu köşe emrinize amade... Bir de sürprizimiz var; ünlü dostlarımızdan rica ediyoruz bazı mektuplarınızı onlar cevaplıyor! Bugünkü konuğumuz Sevgili Oktay Kaynarca

Ege'de
turistik bir köyde doğdum. Ve babamın çok uzaktan bir akrabası ile görücü usulü evlendim. Kocam hem zengin hem de yakışıklı. İlk eşi uvertür şarkıcıymış. Ve kocamdan da büyükmüş. Boşandıktan sonra beni buldular. Kocamı evlenmeden önce bir kez gördüm ve aşık oldum. Ama yalnız kaldığımda dedi ki, "Sana aşık değilim, üstelik sevgilim var. Senin de bana aşık olmadığın ortada. Peki niye evleniyoruz? Sen iyi bir aile buldun, ben de namuslu ve ailemin istediği birini... Benden sadakat filan bekleme, bir kız doğur bana canımı ye!" dedi.

Mal, mülk gözümü boyadı...
Biliyorum büyük hata ettim ama ne olur bana hak verin. Kapıda lüks araçlar, kilolarca altın, gözümün içine bakan bir kaynana ve kayınpeder. Şehrin en pahalı semtinde, tapusu hemen üzerime yapılan daire. Ve çok yakışıklıkarizmatik bir koca! Buna hayır desem, köyümden kim bilir kiminle evleneceğim. Bu arada yaşım gelmiş 23'e... Hemen evlendik. Kocam düğünde çok sarhoş oldu ve o gece sabaha kadar gelmedi. Ama ben evimi o kadar çok sevmiştim ki, kendimi oyaladım. Daha sonra birlikte olduk. Ve ben o yanımda olduğu zamanlar çok mutluydum. İkinci sene bir kız çocuk doğurdum istediği gibi. Ve artık kılık kıyafetim, gerek tavırlarımla çok değişmiştim. Onun yanına yakışıyordum. Ama o hem kültürlü, hem farklı bir ailede büyümüştü. Bu arayı kapatmam çok zordu. Bana karşı ilgisizdi kocam ama dayak falan da yoktu o zamanlar. Eve geldiğinde canı sıkılıyor gibiydi. Bazen içkili gelirdi. O zamanlar ben de artık yavaş yavaş sesimi çıkarmaya başlamıştım. Derken 'O' kadını öğrendim. O da şarkıcıymış. Tarafsız düşünürsem, her erkeği etkileyecek biri. Ve üstelik üniversite okuyor. Kocam ona da bir ev açmış. Bir gün takip ettim evlerini öğrendim, kadından hesap sordum. O da kocama haber vermiş ve ilk kez cam çerçeve indi evimizde. Beni oradan oraya savurdu.

'KOCAM, BIRAKIN ÖLSÜN DEMİŞ'
Birbirine çok aşıkmışlar. Ama eşim ailesini çok sayıp sevdiği için onunla evlenememiş. Belki evlenmelerine müsaade edilseydi çok mutlu olabilirdi kocam. Bir iki kere intihara teşebbüs ettim. Kurtardılar. Son hap aldığımda midem yıkanırken, kocam hastaneye bile gelmedi. Telefonda hemşireye "Ne kadar kablo varsa çekin, gebersin hastane parasını da ödemiyorum!" demiş. Bu kadar bıkmasının nedeni, aynı hastaneye, sevgilisi de geliyormuş arada, intihar ettikçe yani. Rumuz; İkinci kadın kim
S.U. CEVAPLIYOR: Gençsiniz ve sizin yaşınızda en önemli şey sevmek ve sevilmektir. Oturun eşinizle konuşun. Yaptığı hatanın farkına varması için zaman tanıyın. Bundan sonra bir anlaşmaya varılamassa o zaman ayrılığı düşünebilirsiniz.

ÖZGECANLAR KÖŞESİ
Sevgili okurlar, ÖZGECAN'ın başına gelen felaketin eşiğinden dönen pek çok kadınımız var biliyoruz. İşte size sesinizi var gücünüzle duyuracağınız bir köşe. O kadar çok bağırın ki, bu güne dek kayıtsız kalan bütün yetkililerin kulakları delinsin, yürekleri dağlansın. Ki artık bu gidişe bir 'son' desinler. /Selda Uskan

Evin beyi taciz ediyor
Ben size hiç kimse ile paylaşmadığım bir sorunumu anlatmak istiyorum. Ben bir ailenin 7 yaşındaki çocuklarına bakıyorum. Yatıya da kalıyorum. Evin ablası çok iyi. Bütün gün çalışıyor. Abiden de memnundum ama son günlerde değişti. Mesela mutfakta eğilip tencere alacağım dolaptan, arkamda duruyor. Bir de bana sordu: "Sen bakire misin hala" diye. Bir keresinde de gece yarısı salonda televizyon seyrederken yanıma gelip oturdu. O sırada abla da geldi. Abi dedi ki, "Kızın bir derdi var mı acaba onu soruyorum" dedi. Ertesi gün abla sorduğunda bir şey olmadı dedim. Ailemin paraya ihtiyacı var. 1200 lira para veriyorlar. Ablam her pazara gidişte bana tişörtler, pijamalar filan alır. Ne yapayım? Rumuz; Babam yaşında

OKTAY KAYNARCA YORUMLUYOR: Sevgili genç arkadaşım sana cevap vermeden önce kısaca şu bizim erkek hallerimiz hakkında bir iki laf etmek isterim. Bir kere toplum olarak hepimizin suçu var bunda. Oğlu olduğunda gözlerin parladığı bir zihniyetten gelmeyiz. O yüzden erkek çocuk da ben neymişim, meğer herkese sunulacak kadar önemli bir şeye sahipmişim psikolojisiyle yetişiyor. Bu da zaman içinde travmaya dönüşüyor elbette. Ama toplum yapısı artık değişmekte. Son 20 yılın filmlerine, edebiyatına bakın 'başarılı kadın' öyküleri anlatır. Örnek olması açısından bu iyi bir şey. Kendi başının çaresine bakacak potansiyele ulaşan kadın, salonun köşesinde sadece erkek obje gibi duran insanı hayatından çıkarmak istiyor. Senin olayına gelince acilen bunu karı koca yan yana iken yüzlerine söylemeli ve o evi terk etmelisin... Bu arada namusuyla para kazanılacak hala pek çok iş ve namuslu işveren olduğuna tüm kalbimle inanıyorum. İyi şanslar arkadaşım...





Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya