Bugünkü
Takvim
HAKKI YALÇIN HAKKI YALÇIN
  •  
  • SMS
    Yazarın KODU boşluk bırakıp, MESAJINIZI yazıp, 4122'ye gönderin.
    Örnek: HAKKI YALÇIN'a mesaj göndermek istiyorsanız.
    HY boşluk bırakıp, mesajınızı yazıp 4122'ye gönderin.
    Tüm operatörlerden servis 1.60 TL olarak ücretlendirilir.
    Servis sorgulamalı bir servis olup iptali yapılamaz.
    Müşteri Hizmetleri: 0216 531 73 73
  • 10 Kasım 2018, Cumartesi

10 Kasım’dı

GÜNLERDEN 10 Kasım'dı, saatler dokuzu beş geçiyordu.
Sirenler çalmaya başlayınca önündeki boya sandığını bırakıp aniden ayağa fırladı, hazırola geçti.
Cebinden düşen misketler yuvarlanmaya başladı, bulunduğu yokuştan aşağı.
Dönüp bakmadı bile.
10 yaşlarında bir erkek çocuğu.
Yüreğinin gönderinde Mustafa Kemal sevgisi.
Cumhuriyet'in izinden gideceğine yemin eder gibi bakıyordu.
Gökyüzünün mavi kucağındaki güneşe el eder gibi.
***
Giysileri yamalıydı çocuğun, kazağı gri.
Parlak ışıklı iki lambaydı gözleri.
Ceketi olsa iliklerdi.
Başkalarının ayakkabılarını boyamaktan kendi ayaklarını bile düşünecek halde değildi.
Sefer tasında kuru ekmekten başka bir şey yoktu belki.
Bir saygı duruşunda elleri bacaklarına yapışmış küçük bir heykeldi de, binaların önünde koca bir dev gibi duruyordu.
Gözlerinin ufkunda Mustafa Kemal duruyordu, adım gibi eminim.
"Seni ne kadar unutursak biz o kadar eksiliriz" der gibi bakıyordu.
İnsanın ömrünü uzatan çocuk duruşuyla.
***
Bir dakika boyunca gözlerimi ondan ayıramadım.
Sicim gibiydi gözyaşları, Atatürk çiçeğini suluyordu sanki.
Eğitimini ailesinden ve yaşadığı topraklardan almış hayatın küçük askeri.
Pantolonundaki yaması iplik iplik sökülürken, sabahın erken saatlerinde iki lokma ekmek için yola koyulan hamarat karınca.
Sevdanın sol yanına tutunmuş bir Atatürk çocuğu.
Mustafa Kemal'in söylemleri kalbine mühürlenmiş de dosta düşmana ezber eder gibi bakıyordu.
Islak gözleriyle "dünya bir çocuğun kalbinde yaşar, sen de benim kalbimde mahşere kadar yaşacaksın" der gibi bakıyordu.
***
Yoksulların çocukluk fotoğrafları olmaz.
O yoksul çocuğun 10 Kasım fotoğrafı 40 yıldır gözlerimin önünde duruyor.
Ölümsüz bir sevdanın dizeleri eşliğinde.

Organ bağışı
Ölmeden önce bütün organlarım bağışlanmıştır.
Canım Allah'a.
Gözlerim dokuma işçisi bir kıza.
Kalbim Afrikalı bir anneye.
Şerefsizleri ve alçakları hiçbir zaman bağışlamadım ki.
Tırnaklarımı bağışlayayım!

Ölüm çukuru!
Kurban olduğunuz televizyon dizilerinde ölümün gözü seğirirken, adresini celladına bırakmak gibidir hayat.
Ama çocukları yaşatmak denen bir gerçek vardır ki.
Çocukları sevenler ölür ölür dirilir.
O yüzden sevgili anneler babalar!
Kapatın bu ölüm çukurlarını!

MUTLULUK TAKVİMİ
Saygı duruşunda bulun.
İhtiraslı insanlardan uzak dur.
Çocuklarını dizilerden koru.

Sevdalandı türkü türkü
Boşa çekti onca yükü
Bir yangındı artık söndü
Yorgun ömrüm

Ne dostu var ne bir kardaş
Acılarla sarmaş dolaş
Eriyor bak yavaş yavaş
Solgun ömrüm

Elbet vardı çok günahı
Yerde kaldı her bir ahı
Kesti hayatla selamı
Dargın ömrüm

Hala bir gönül yasında
Yenik düştü kavgasında
Tel örgüler arkasında
Sürgün ömrüm

Hakkı YALÇIN
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya