Bugünkü
Takvim

Boğaz sakinleri

Boston ve Reyhanlı'da bombaların patlaması, PKK'nın çekilmesi, muhalefetin keskinleşmesi, Edip Başer Paşa'nın "Kürt sorununu İngilizler kapımızın önüne bıraktı" demesi, uçakların düşmesi, Türkiye'nin sabır göstermesi gibi soruların cevabı Kuzey Irak'ta yatıyor!
Ankara, yıllarca elindeki kozu oynamayı düşünmedi! Öcalan sağ iken PKK'yı kontrol etmek mümkündü! Kandil'i Öcalan üzerinden yönettikten bir süre sonra sıkışacak olan Barzani'ye yardıma gitmek hiç zor olmayacaktı!
Peki, Türkiye neden Barzani'ye yardıma koşacaktı?
Bu soruyu çok duyuyorum!
Aslında cevap Reyhanlı'da patlayan bombalarda! PKK terörü, Ankara Irak'a sarkmasın diye icat edildi! Zengin enerji yatakları Türkiye'nin hemen yanı başında olsa da birileri elimizi uzatmamızı engelliyordu! Çünkü güç olabilmeniz için PARA, GAZ ve PETROL trafiğinde söz sahibi olmanız gerekiyordu!
Zenginlik, bu üçgenin iç açıları toplamıydı!
Avrupa ve özellikle İngiltere buna hiç izin vermedi! Gaz konusunda tamamen RUSYA'nın vicdanına kalmış olan Avrupa bu engeli her isteklerini yerine getirecek bir KÜRT DEVLETİ kurarak aşmak istedi!
Çünkü Rusya söz dinlemeyecek kadar büyüktü! K. Irak'a ulaşmaları Moskova'nın devredışı kalması, Amerika'nın da bölgeden gitmesi anlamına geliyordu! Yani 30 yıl uğraştığımız PKK'nın böyle bir işlevi vardı! Avrupa, terör örgütü üzerinden enerji yollarını değiştirmek istiyordu!
Yaşamaları için bu şarttı!
Osmanlı'da özellikle 19. Yüzyıl'da ticaret hattı belliydi!
Asya'dan, Anadolu'ya Anadolu'dan, İzmir'e İzmir'den, Selanik'e Selanik'ten, Viyana'ya Viyana'dan, Hamburg'a Hamburg'dan Londra'ya...
Bu yolu Londra adına kullanan aile Selanik Musevisi olan Rothschildler'di!
İngilizler bir ülkeyi istedikleri zaman o ülkenin içinde kendilerine sonsuza kadar bağlı aileleri seçip yükseltirlerdi!
Oluşan MAVİ KAN o ülkeyi para üzerinden Londra'ya bağlardı!
Avrupa, terör üzerinden eski yolu canlandırıp gaz ve petrolü garantiye almak istiyordu!
Aslında patlayan bombalar da, PKK da bu mücadelenin sonucuydu! İngilizler uzun yıllar aileler üzerinden Türkiye'yi kontrol etmeyi başardı!
Çok kişi bilmez ama Londra'ya bağlı olan kişiler hep BOĞAZ'ı seçerdi! Orada oturmak ve hizmet etmek ayrıcalıktı!
Dönelim geriye...
Emirgan Korusu'nu bilmeyen yoktur! Boğaz'ın incisi bu korunun sahibi Mısır Hidiv Hanedanıydı! Ancak Bosna'da dünyaya gelen ve şiddetli bir Abdülhamit karşıtı olan Satvet Lütfi Tozan 1930'larda buranın sahibi olacaktı! TOZAN çok ilginç bir kişilikti! "Belgrad'ı kurtaran Türk!" olarak biliniyordu! 14 yaşında aklıyla öne çıktı!
Osmanlı karşıtı eylemlerde bulundu!
Kısa zamanda Balkanlar'da tanımadığı lider kalmadı! İki dünya savaşı arasında ticaret yaptı. Silah ve petrol tahmin edemediği kadar para kazandırdı!
Avrupa'nın çeşitli yerlerinde CASUSLUKTAN yakalandı! Ama her defasında kurtulmayı başardı! İkinci Dünya Savaşı'nda bombalar patlarken girip çıkmadığı şehir yoktu!
Macaristan'da bir silah fabrikası havaya uçunca başı derde girdi.
İddialar çok ağırdı!
Casuslara araç gereç ve şifre temin etmekle suçlanıyordu! Ayrıca rejimi değiştirmek gibi ithamlarla karşı karşıyaydı! Yasalara göre idam kaçınılmazdı! Ama o kadar özel bir isimdi ki İngiltere tarafsız ülkeler üzerinden Macaristan'a haber gönderdi:
Elimizdeki 22 Macar tutuklunun aynı akıbete uğramasını istemiyorsanız onu serbest bırakın...
Öyle de oldu! Londra, Tozan'ın çalışmalarını asla karşılıksız bırakmıyordu! İkinci Dünya Savaşı'ndaki kahramanlıkları nedeniyle Honorary Officer of British Empire nişanı verildi. Başka nişanları alanlar olsa da bu son 50 yılda Satvet Lütfi Tozan dışında hiçbir Türk'e verilmedi.
Tozan, Almanya'ya giden 3 Türk komutanın Hitler'le yemek yemesini sağlamıştı! Buradan aldığı "Almanlar Belgrad'ı bombalayacak" bilgisini hemen Londra'ya iletmişti! Bu gizli bilgi Papa dahil olmak üzere Avrupa ve ABD'yi ayağa kaldırdı! Gelen baskılar sonunda Belgrad yıkılmadı, Tozan nişanı kaptı! Almanlar "Yok böyle bir plan" demek zorunda kaldı!
İstanbul sosyetesinin mucidi Tozan, sahibi olduğu koruda sık sık davet verirdi! Bir gün Belediye Başkanı Lütfi Kırdar "Burası bir kişiye çok değil mi?" diye sorunca Emirgan Korusu'nu belediyeye bağışladı! Ne kadar serveti olduğu bilinmeyen Tozan öldükten sonra malını mülkünü DARÜŞŞAFAKA'ya verdi! Açık artırmayla satılan sanat eserleri resmen rakipsizdi! Tozan, İngilizler'in TÜRK JAMES BOND'uydu! Ya da Kim Philby'si!
Ama İngilizler o zaman olduğu gibi şimdi de bazı aileler üzerinden Ankara'yı kontrol etmek istiyor! Düne kadar ettiler de! Ama şimdi olmuyor!
Rothschildler'in kullandığı ticaret yolunun canlanması artık mümkün değil! Türkiye bölünmeyeceğine göre işleri çok zor! Belki yine saldıracaklar!
Ama sonunda kazanan Türkiye olacak!
Şimdi sistem değişecek, aileler değil millet kazanacak! Eskiye ait olan ne varsa süpürülecek! BARONLAR üzerinden İDARE dönemi bitti! Gaz da petrol de Ankara'ya akacak! Yakında ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız!
Dediklerim gerçekleşinceye kadar siz BOĞAZ'ı gözden kaçırmayın!
Orda rahatsız olan çok!

NOT 1:
Rothschildler İsrail'i kuran ailedir! Soy isimleri KIRMIZI KALKAN anlamına gelir! Davud'un kalkanı yani! İsrail kurulurken Davud Yıldızı yerine bu kalkanı önerdiler! Ama bir nedenle vazgeçtiler!

NOT 2: Ünlü yazar Çetin Altan, Satvet Lütfi Tozan için "Kendisini babam gibi severim" demişti.




Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
  • ve ya