Bugünkü
Takvim

Charlie'nin melekleri!

Duke Üniversitesini bitirdi. Marry ile evlendi.
Eşi sayesinde medyaya girdi. Hızla yükseldi.
Lary King'in karşısına dikildi.
Talk Show üstadı oldu.
Akıllıydı. Büyük şirketlerle arasını hep iyi tuttu.
Eleştirilere hiç aldırmadı. Önemli konukları programında ağırladı.
Servet sahibi oldu.
Birçok Bilderberg toplantısına katıldı.
Merak edilen bir yüzdü...
En son Başbakan Erdoğan'ı ağırladı.
Gazetecilik gereği sorularını esirgemedi. "Yahudi karşıtı mısınız?", "İsrail'e karşı sert bir dil kullanmanın size ne faydası var?" "İsrail'in kendini savunma hakkı yok mu?" "Popüler olmak gibi bir hevesiniz mi var?" sorularını peşpeşe sıraladı.
Tabii ÜNLÜ gazeteciydi bunları soracaktı.
Sordu da...
Ancak bizim EMRE uyarınca gerçek anlaşıldı...
Mavi Marmara saldırısından sonra 3 kez NETANYAHU, 4 kez BARAK, 3 kez de LIEBERMAN'ı konuk etti.
Konu her defasında Ortadoğu barışı ve GAZZE'YDİ.. Ancak efsane gazeteci hiçbir konuğunu "Neden 9 Türk'ü öldürdünüz?", "Uluslararası sularda niye silaha sarıldınız?" ya da "Tazminat ödeyecek misiniz?" gibi sorularla sıkıştırmadı...
Yani anlayacağınız TALK SHOW'un TALK'ı gitmiş, geriye ucuz bir SHOW kalmıştı...
Peki Amerikalı bunu yaparken içerideki bazı arkadaşlar ne yaptı? Hemen söyleyeyim: "İsrail'i bırak, PKK'ya bak", "Krizi tırmandırma, kaybeden Türkiye olur", "Yahudi sermayesinin gücünü bilmiyor musun?" gibi ALTIN CÜMLELERLE Erdoğan'ı uyardı...
Dil aynı dil. Amaç aynı. Hedef aynı...
Bize de Charlie ROSE ile buradaki arkadaşlar arasındaki bağlantıyı bulmak kalıyor...
Bakınca siz de görürsünüz. Hiç zor değil...
Hem de eğlenceli...

* * *
ÇEÇEN OLAYI...
Zeytinburnu'ndaki üç Çeçen'in öldürülmesi üzerine "Bu işin arkasında ya RUSLAR yoksa" diye sormuştum. Bunu da Putin'in DOMODEDOVO saldırısından sonra yaptığı "Bu patlamanın Çeçenler'le ilgisi yok.
Olay daha DERİN" sözleriyle desteklemiştim.
Dün İZVESTİYA üç Çeçen'in Domodedovo saldırısı yüzünden infaz edildiğini yazdı.
GÜLDÜM... Aklıma o gün sizlerle paylaştığım
sorular geldi. Hepsi hala cevap bekliyor da...

* * *
YAZICIOĞLU KAZASI
Muhsin Yazıcıoğlu kazasıyla ilgili şüpheler giderek artıyor. Kaza mı, suikast mı henüz bilmiyoruz. Eğer öldürüldü ise nedeni nedir? Benim aklıma tek bir cevap geliyor. O da şu: Abdullah Çatlı'yı çok önceden tanıyordu. Hem Çatlı'nın ilişkilerini hem de GİZLİ DEVLETİN kodlarını biliyordu. Provokasyona karşı tabanını da sıkı sıkıya kontrol ediyordu. Gizli tanık olursa söyleyeceği
çok şey olabilirdi.
Bu şık ortadan kaldırıldı.

* * *
BOMBA GERÇEĞİ
Patlayan her bombadan sonra atılan manşetlerde "içeride huzurumuz kalmadı" vurgusu yapılıyor. Amaç MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı zor durumda bırakmak. "Görevini yapamayan biri hala o koltukta nasıl oturur" illüzyonunu yaratmak. Dikkat edin... İsrail'de
aynı şeyi söylüyor, aynı şeyi istiyor... Garip değil mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
  • ve ya