CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Yeni demokrasi dalgaları

Eklenme Tarihi 15 Temmuz 2009
Türkiye'nin önünde, "demokratikleşme, sivilleşme, özgürlükler, Avrupa Birliği reformları ve sivil-asker ilişkilerinin normalleşmesi" penceresi bulunuyor. Bu pencereden dışarı bakacak mıyız? Soğuk savaş döneminden kalan sistemle mi yola devam edeceğiz?
Türkiye'nin, AB sürecindeki yol haritası 31.12.2008 günü Resmi Gazete'de yayımlandı. AB Ulusal Program'ın en önemli özelliğini Siyasi Kriterler başlığı altında yer alan taahhütler oluşturuyordu. Ulusal program, Türkiye'nin AB üyeliğinin gereklerini yerine getirebilmek üzere üstleneceği mevzuat uyumunu ve yapısal değişim yükümlülüklerini ne şekilde ve ne kadar sürede karşılayacağını ortaya koymaktadır.

HÜKÜMET GÖRÜŞÜ

Hükümet, 30 Haziran'ı 1 Temmuz'a bağlayan gece "anti-darbe yasası" olarak, siyasi tarihte yerini alacak düzenlemeyi yapacağını, 31 Aralık 2008 günü ilan etmişti. Son düzenleme ilanın tescilidir. Hükümet, 7 ay önce demiş?
"Ulusal programda yer alan,
Siyasi kriterler (demokrasi, insan hakları),
Ekonomik kriterler (ekonomik gelişmeler),
Üyelik yükümlülüklerini üstlenebilme kapasitesi (AB müktesebatının üstlenilebilmesi için alınması gereken önlemler)
Türk mevzuatında yapılması gerekli değişiklikler
Hükümet olarak öngörülen yasal düzenlemeleri tamamlamaya kararlıyız.
Temel hak ve özgürlükler, demokrasi ve hukukun üstünlüğü, insan hakları, tüm reformların uygulamadaki etkisinin artmaya devam etmesi ve gerekli görülen tamamlayıcı yasal düzenlemelerin de ivedilikle hayata geçirileceği konusunda hükümet olarak irademiz tam ve kesindir.
Türkiye artık, ağırlıklı olarak siyasi kriterler alanında gerçekleştirilen reformların uygulanmasının iyileştirilmesi ve süregelen zihniyet değişikliğinin pekiştirilmesi dönemine girmiştir."

AB'NİN BEKLENTİLERİ

Avrupa Birliği, Türkiye'den sivil-asker ilişkilerine yönelik neler istediğini şöyle açıklamıştı: "Ordu üzerindeki sivil denetim, AB üye devletleri uygulamaları ile uyumlu hale getirilsin, ordunun siyasi konulara müdahale etmemesi sağlansın, siviller, milli güvenlik stratejisini oluştursun ve uygulanmadaki denetim görevlerini tam anlamıyla yerine getirsin, güvenlik konusunda, daha ileri düzey hesap verilebilirlik ve şeffaflaşma sağlansın, dış denetim yolu da dahil olmak üzere, ordu, savunma politikası ve ilgili harcamalar üzerinde tam bir parlamento denetimi tesis edilsin. Askeri mahkemelerin yetki alanının sınırlandırılması için düzenleme yapılsın."

REFORM

Başbakan Erdoğan, 31 Aralık 2008 günü Resmi Gazete'de yayımlanan, üçüncü ulusal programa dayanarak, "Demokrasi ve Yargı Reformu"nu gerçekleştirmiştir. Bir "demokrasi ve rejim reformu"nu gündeme sokmuştur.
"Anti-darbe" yasası ile "sivil alanı" genişletmiştir.
Darbe planı yapan ve darbe teşebbüsünde bulunanların "Ağır Ceza Mahkemeleri"nde yargılanmasını sağlamıştır.
Buna göre, halen hakkında soruşturma açılmayan darbe teşebbüsleri (emekli oramiral Örnek hatıratında yer alan, Sarıkız-Ayışığı) soruşturulmaya ve kovuşturulmaya başlanabilecektir.
Bu kanun, darbeciler üzerinde "caydırıcı" tesir icra edecektir.

İPTAL OLURSA
Anayasa Mahkemesi bir yorumla kanunu iptal etse de artık sivil ve demokratik yargı reformundan dönüş olamaz.
TBMM gelecek yasama yılında bu konuda gerekli değişiklikleri yine yapabilecektir.
(Not: Türkiye'nin AB sürecinde yeni yol haritasını gösteren üçüncü Ulusal Program için, 4 yılda 131 yasal düzenleme, 342 tüzük ve yönetmelik değişikliği ve 33 fasılla ilgili 473 düzenleme yapılması öngörülüyor. 400 sayfadan oluşan programda Anayasa değişiklikleri de bulunuyor.)