Demokrasinin olmadığı yerde sivil siyaset, sivil siyasetin olmadığı yerde de demokrasi olmaz. İktidarın, önemli vazifelerinden birisi, "Demokrasiyi muhafaza ve müdafaa etmektir." İktidar, anti demokratik müdahalelerde bulunanlara, demokrasinin muhafazası için gereğini yapma makamıdır. Meclis de bu uğurda kanun yapma yeridir.
YOL HARİTASI
Başbakan'ın imzasıyla, hükümetin AB konusunda, "yol haritası" yayınlandı. "Askerlere sivil mahkeme yolunu açacak" düzenlemenin yapılacağı ilan edilmiş. Erdoğan, harekete geçince muhalefet ayaklanıyor. AB 3. ulusal programda, hangi reformların yapılacağı açıklanıyor. Yeni reform hareketi, eylülden itibaren gündeme gelecek.
"Durmak yok, demokrasi dalgalarına devam" demiştik. "Demokrasi dalgaları" sürecek. Ulusal programda, Türkiye'nin 21. yüzyılda dünya standartlarında üreten, gelirini adil paylaşan, insan haklarını güvenceye alan, hukukun üstünlüğünü, katılımcı demokrasiyi, laikliği, din ve vicdan özgürlüğünü uluslararası standartlarda gerçekleştiren, etkili ve yaratıcı bir devlet olma yönünde çaba harcamakta olduğu bildiriliyor. Büyük toplumsal projesini tamamlamış bir Türkiye'nin, 21. yüzyılda demokratik bir güç odağı olacağı vurgulanıyor.
Temel hak ve özgürlükler, demokrasi ve hukukun üstünlüğü, insan hakları, azınlıkların korunması ve saygı görmesi hususlarında yapılacak tamamlayıcı yasal düzenlemelerin de ivedilikle hayata geçirileceği konusunda hükümetin iradesi tam ve kesin olduğu vurgulanıyor.
Türkiye'nin, ağırlıklı olarak siyasi kriterler alanında gerçekleştirilen reformların uygulanmasının iyileştirilmesi ve süregelen zihniyet değişikliğinin pekiştirilmesi dönemine girdiği bildiriliyor.
SİVİL ASKER İLİŞKİLERİ
Bu alanda, önemli gelişmelerin olacağı işareti veriliyor: "Ulusal güvenlik stratejisinin hükümetin sorumluluğunda oluşturulması ve yürütülmesi önemli konudur. Yargı Reformu Stratejisi'nin bir parçası olarak askeri mahkemelerin de görev ve yetkilerinin tanımlanmasıyla ilgili düzenlemelere devam edilecektir." "YAŞ kararlarının yargı denetimine açılması", "Genelkurmay'ın Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanması" gibi adımların da gündeme gelmesi kaçınılmazdır.
SİYASİ PARTİLER
Siyasi partiler mevzuatında, gerekli hukuki düzenlemeler yapılacak. Bu çerçevede "Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına ilişkin çalışmalar tamamlanacak. Merkezi idareyi yeniden yapılandırmayı ve yerel idarelere yetki devretmeyi hedefleyen yerel yönetimlere ilişkin mevzuatın etkin şekilde uygulanması sağlanacak.
İç güvenlik hizmetinin, sivil iradenin belirleyeceği politikalar doğrultusunda ve yine onun denetim ve gözetiminde, hukukun üstünlüğü ve insan hak ve hürriyetleri çerçevesinde, kolluk kuvvetlerinin profesyonel ve uzmanlaşmış birimleri tarafından yerine getirileceği üzerinde duruluyor.
Bu kapsamda, iç güvenlik koordinasyonunu ve sivil idarenin iç güvenlikle ilgili görev, yetki ve sorumluluklarını etkin yerine getirmesini güçleştiren mevzuat hükümlerinin ve uygulamalarının değiştirileceği taahhüt ediliyor. Bu açıdan, "iç güvenlik ve kamu güvenliği müsteşarlığı" tasarısı, önümüzdeki dönemin köşebaşlarından olacaktır.
YARGI
"Yargının bağımsızlığını, tarafsızlığını ve etkinliğini güçlendirmeye yönelik olarak Adalet Bakanlığı'nca bir "Yargı Reformu Stratejisi" hazırlandı.
"Yargı Reformu Stratejisi" yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi, yargının tarafsızlığının geliştirilmesi, ceza infaz sisteminin geliştirilmesi amaçlarına yönelik hedefleri içermektedir. Yargının bağımsızlığını, tarafsızlığını ve etkinliğini daha da güçlendirmek, 2010-2014 yıllarına ilişkin misyon ve vizyonunu oluşturmak, stratejik amaçlar ve ölçülebilir hedefler hazırlamak amacıyla Adalet Bakanlığı'nca Stratejik Plan hazırlanacak.
HSYK, objektiflik, tarafsızlık, şeffaflık ve hesap verebilirlik temelinde geniş tabanlı temsil esasına göre yeniden yapılandırılacak ve kurul kararlarına karşı etkili bir itiraz mekanizması oluşturulacak.