CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Kriz lobisi

Eklenme Tarihi 22 Temmuz 2009
Başbakan Erdoğan'ın, Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi'nde kurulan, Tosyalı Holding'e ait olan Tosçelik Osmaniye Yapısal ve Yassı Çelik Entegre Tesisleri'nin açılışı sırasında yaptığı konuşma çok dikkat çekiciydi.
Erdoğan, "Dünya ekonomik kriz içindeyken, milyonlarca dolar harcanarak böyle bir tesis yapılması her türlü takdire şayandır. Bazı insanlar var ki hala yastıklarının altında bir şeyler saklamaya gayret ederken, bir kriz dönemini ülkemiz için bir fırsata dönüştürmenin gayretini, ben en akıllıca bir yol olarak buluyorum. Demek ki bu millet istediği zaman başarabiliyor'' demişti.
Anadolu sermayesi büyümeye devam ediyor. Dünya ekonomisindeki daralmaya rağmen Anadolu sermayesi ihracatını arttırıyor. Ortadoğu ve Kuzey Afrika pazarına açılan Anadolu sermayesi bu arada krize rağmen yatırımlarını da durdurmuyor.

EKONOMİST DERGİSİ

Politik konuları küresel düzeyde ele alma iddiasında olan haftalık dünyaca ünlü finans dergisi The Economist'in araştırma grubu "Economist Intelligence Unit", zaman zaman Türkiye değerlendirmesi yapıyor. Raporları pek ortalıkta dolaşmaz, çok yazılıp çizilmez. 16 Temmuz 2009 tarihli son raporunda dikkati çeken notlar var:
"AK Parti 2010 yılından sonra da iktidarda kalır."
Yorum: "AK Parti'nin 2010'dan sonra da iktidarda kalması" demek, "görev süresi Temmuz 2011'de dolacak olan hükümet, aynı zamanda seçiminin zamanlamasını da yapacak" demek. Seçim şu noktada raporda "risk" değil. Geniş yorumla 2010'un ötesinde de iktidar değişmeyecek diye okunabilir.
"2010'da yüzde 1-1.5 büyüme olur."
Yorum: Bu çok ihtiyatlı bir rakam. Türkiye krizin bittiğine güvenirse bu hız artar.

TUSİAD-MÜSİAD

MÜSİAD'ın fikir babası, kurucu başkanı Erol Yarar'ın bazı açıklamaları üzerinde durmalıyız.
Yarar, "9 yıl önce kurulan MÜSİAD, Anadolu'daki küçük ve orta ölçekli sanayiyi çatısı altında toplayarak dünyaya açtı, 'Anadolu Kaplanları'yla birlikte yeni bir güç ortaya çıktı. Türkiye'de çevrenin merkeze yürüdüğü tespitleri artık eskidi, mevcut durumu anlatmakta yetersiz kalıyor. Çevre artık merkezde, statü, güç ve para sahibi, giderek daha mobilize, haliyle daha çok görünüyor, hatta 'göze batıyor.' Türkiye'de sosyal siyasi bir değişim var. Siyasi-iktisadi konumunu korumak isteyenler direniyor, değişim isteyenler güçlendikçe sesi gürleşiyor" diyor.
Yarar'ın açıklamaları, Başbakan Erdoğan'ın Osmaniye'de vurguladığı sözlerin alt yapısını gösterirken, son gelinen ekonomik tabloya da anlam kazandırıyor:
"1990'lar virajından sonra yeni bir burjuva sınıfı, yeni bir orta sınıf doğdu. Türkiye'de sermaye devlet eliyle oluşturuldu. Anadolu sermayesi ise Batı'daki gibi kendi doğal sürecinde gelişti; bu yüzden en azından kavramsal olarak Türkiye'nin gerçek burjuvazisi bu yeni sermayedarlardır.
Türkiye üç beş ailenin eline bırakılamayacak kadar önemli bir ekonomik potansiyele sahipti ve bunun tabana inmesi gerekiyordu.
1980'lerde Anadolu kaplanlarını, Özal ticarete soktu. 1990'larda ise MÜSİAD bu nosyonu dünyaya açtı.
Sayısal çoğunluk MÜSİAD'da, parasal çoğunluk TÜSİAD'da. Onlarda 40 yıllık sermaye birikimi var ama aradaki fark çok azaldı.
TÜSİAD geçmiş MÜSİAD gelecek demek."

ANADOLU ASLANININ GÜCÜ

Büyük zenginler siyasette askeri vesayet ve ekonomide IMF kontrolünde yürüttükleri iktidarlarını sürdürebilmek amacıyla Anadolu sermayesine karşı açtıkları savaşı da kaybediyorlar. Amerika'da başlayıp dünyaya yayılan mali krizi; büyük sermaye, AK Parti hükümetine karşı kullanmak istediler. Kriz lobisi oluşturdular. Yurtdışından gelen mali krizi derinleştirmek için ellerinden geleni yaptılar. Ama olmadı, Türkiye'de kriz onların istedikleri gibi derinleşemedi.