CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Kafkasya Ortadoğu ve Balkanlar'da yeni denklem

Eklenme Tarihi 08 Ağustos 2009
İki eski imparatorluk, Türkiye ve Rusya, Kafkasya, Ortadoğu ve Balkanlar'da yeni adımlar atıyor.
Erdoğan-Putin görüşmelerinin arka planına bakalım. İki ülke ilişkilerinin gelişmesinde Erdoğan ve Putin arasındaki kişisel dostluk ilişkileri büyük önem arz etmektedir. İkili ilişkileri pozitif bir şekilde etkilemektedir.
Vladimir Putin ve Recep Tayyip Erdoğan, 2002 yılının Aralık ayında Moskova'da ilk kez bir araya geldikleri günden beri "ortak dil" bulduklarını dünyaya gösteriyorlar.
Başbakan Erdoğan'ın aylar önce başlattığı, "Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Projesi" nin önemi, şimdi daha iyi anlaşılıyor. Erdoğan, Kafkaslar bölgesinde "yeni düzenin" mimarı olmak yolunda emin adımlarla yürüyor.

MOSKOVA-ANKARA HATTI

Putin'in Ankara ziyareti, son yıllarda Türkiye ile Rusya arasında gelişen ilişkilerin seviyesini göstermesi bakımından çok önemlidir.
Rusya'nın Türkiye'ye olan olumlu bakış açısının iki önemli olay yer almaktadır. Bunlardan ilki 2003 yılında ABD tezkeresine TBMM'de ret kararının çıkmasıdır. İkincisi de Gürcistan-Güney Osetya-Rusya savaşında Türkiye'nin konumunun ve tutumunun ortaya çıkardığı jeopolitik gerçeklerdir.
Putin'in Erdoğan'a artan ilgisinin kodları, 8 Ağustos 2008 tarihinde başlayan ve 5 gün süren Kafkasya Savaşı'nda gizlidir.
Bu savaş sonrasında Rusya ile ABD ve AB arasında ciddi sorunlar ortaya çıkmıştır.
Özellikle de Gürcistan'a yardım götürme bahanesiyle NATO ve ABD gemilerinin Karadeniz'e girmeleri sürecinde Türkiye'nin takındığı tavır, bölgedeki dengelerin önemli ölçüde değişmesini önlemiştir.
Karadeniz bu savaş sonrasında küresel güçler mücadelesinin yeni çatışma alanı haline gelmiştir. Karadeniz'deki böyle bir tablo içerisinde Türkiye'nin tavrı "halledici"olmuştur.
Rusya'nın Türkiye'ye dikkatle bakmasının önemli sebeplerinden birisi de Karadeniz ve Türk boğazlarıdır.

DAĞLIK KARABAĞ

Türkiye ile Ermenistan arasında yapılan açılımlar ve Dağlık Karabağ konusunda Moskova'nın önderliğinde gerçekleştirilen görüşmeler de bu ziyarette masaya yatırılmıştır.
Daha önce Türkiye'nin Ermenistan ile ilişkilerini geliştirmesine soğuk bakan Rusya'nın artık bu politikasından uzaklaştığı ve Güney Kafkasya'daki müttefiki Ermenistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için Erivan yönetimini cesaretlendirdiği anlaşılmaktadır.
Ziyarette, başta enerji olmak üzere ekonomik ve ticari ilişkiler de masaya yatırıldı.
Türkiye Rusya'dan doğalgaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 65'ini karşılamakta, petrol ve türevlerine ilişkin ihtiyacının yüzde 30-40 civarını da Rusya'dan almaktadır.


MAVİ AKIM-2

Bu aşamada imzaya en yakın proje olarak Mavi Akım 2 Hattı Projesi karşımıza çıkmaktadır. Doğalgazımızın büyük bölümü Mavi Akım'dan (Karadeniz'in altından geçiyor) geliyor. "2. Mavi Akım"la bu boruların yanına yeni borular döşenecek, Türkiye'ye yılda 30 milyar metreküp gaz alacak. Mavi Akım hattına paralel olarak çekilecek yeni hattın, İsrail'e kadar uzanması da planlanıyor.
Putin'in ziyareti öncesinde iki ülke enerji bakanları bir araya gelerek Samsun-Ceyhan Projesi konusunda protokol imzalamaya yakın olduklarını açıkladı. Hem Rusya tarafında ve hem Türkiye tarafında kuvvetli özel şirketlerin yer aldığı bu projenin yürürlüğe girme şansı bir hayli yüksek bulunmaktadır.
Samsun-Ceyhan Projesi'ne Rusya'nın desteğinin sağlanması ve bu Proje çerçevesinde Rus firmaların Türkiye'de rafineri yatırımı yapmaları da gündeme girdi.
Rusya'nın ABD'nin Türkiye üzerindeki bütün baskılarına rağmen Nükleer Santral Projesini gerçekleştirmek istediği, projeye; büyük ve stratejik gözle baktığı vurgulanıyor.

TARİHİ REFLEKS

Büyük resime dikkatli bakalım.
"Türkiye,Gürcistan,Azerbaycan,Ermenistan, Türkmenistan, Rusya.''
Bu ülkeler ile kilit ilişki içinde olan bir Türkiye. 3 ayda 2 dünya lideri ABD Başkanı Obama ve Rusya patronu Putin'i ağırlayan lider Erdoğan. Dünyanın en stratejik bölgesi, Kafkasya, Ortadoğu ve Balkanlar'da "kilit siyasi bölgesel aktör" olarak parlayan Erdoğan.
Türkiye, tarihi reflekslerini konuşturuyor.