Artık kötü adam olmak istiyorum

Geçtiğimiz pazar sona eren ‘Adanalı’ dizisinde ele avuca sığmaz ‘Fiko’ karakterini canlandıran Umut Oğuz, şimdi de yarışma programı sunuculuğuyla ekrana gelmeye hazırlanıyor. atv’de yayınlanacak ‘Koltuk Sevdası’ ile kariyerine yeni bir halka ekleyecek olan Oğuz, yeni programını ve hedeflerini anlattı...

atv’de ‘Koltuk Sevdası’ adlı yarışmaya başlıyorsunuz. Nasıl bir yarışma olacak? Teklif geldiğinde iki nedenle çok heyecanlandım. Çünkü birincisi halk yarışıyor, ikincisi genel kültür yarışması. Hedefe ulaşmak için bir birikiminizin olması lazım, emek harcamanız lazım. Emek harcamadan kazanılan yarışmalardan değil. O yüzden bu yarışmayı sunmak benim için çok anlamlı. Genel kültür soruları var. İlk turda altı kişi olacak. Oradan iki kişi elenip dört kişi üst tura çıkacak. Orada da üç yarışmacı elenip bir kişi finalde meydan okuma turuna katılacak. Eğer koltuğa oturursa kazanacak. Çekimler devam ediyor. Hafta içi her gün ekrana gelecek. Yabancı bir format. Dünyanın pek çok ülkesinde yayınlanıyor.

İŞTE KÜLTÜR PROGRAMI!
Ekranlardaki rakiplerinize neler diyeceksiniz? Bu yarışmanın rakibi yok. Gündüz kuşağında olması çok önemli. Gündüz kuşağında hep kadın programları oluyor. Ondan dolayı da heyecanlıyım. Bu yarışma atv’nin çok önemli bir hamlesi. Çok izlenen bir kanal olmasına rağmen bir de bilgi yarışması koyuyor. Hep “Kültür-sanat, programı yok” derler ya... Alın size kültür-sanat programı. İlkokul, ortaokul, lisede öğrendiğimiz bilgileri unutuyoruz. Yarışma sayesinde bilgilerimi hatırlamaya başladım. Bu yarışma izleyiciye çok katkı sağlayacak.

İzleyici ‘Fiko’yu görecek mi ‘Koltuk Sevdası’nda? ‘Fiko’dan ziyade Umut’u görecek izleyici. Ancak birçok ‘Fiko’ da olacak. Sunacağınız yarışmanın ödülü nedir? Bu yarışmanın Avrupa’daki örneğinde ödül 140 bin Euro. Ödül, diğer yarışmacıları elediğiniz sürece hanenize para olarak yazılıyor. Yıllardır oyunculuk yaptığınız halde ‘Adanalı’yla tanındınız. Sokakta insanların size tepkileri nasıl? Tiyatrodayken küçük çapta tanınmaya başlamıştım. Mesleğimiz zaten tanınır olmaya insanı hazırlıyor. Tanınır olmaktan keyif alıyorum. Ancak bazen yorucu olabiliyor. Örneğin toplu taşıma araçlarını kullandığımda fotoğraf çektirmekten işime geç kalıyorum. Metroya bindiğim zaman durak kaçırıyorum. Geçen gün Tahtakale’deydim, insanlarla fotoğraf çektirmekten yoruldum. Bu da bizim işin cilvesi.
Bu sezon ayrıca tiyatro oyununuz var mı? En son 2006’da ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ oyununda rol almıştım. Çünkü o zamandan bu yana televizyona odaklanmış durumdayım. Bu ülkede sadece tiyatro yaparak geçinmek kolay değil. Tiyatro çok meşakkatli bir iş. Televizyon olunca tiyatroya zaman ayıramıyorum. Saati belli olan bir iş yaparsam mutlaka tiyatroda rol alırım. Sinema projesi de geldi ancak yoğun programım nedeniyle kabul edemedim. Senaryoyu bile arabada, sette okuyorum.
DİĞER GALERİLER