Amerikalı oyuncu Jeremy Renner'ın yıldızı, bu yıl 'En İyi Film' dalında Oscar ödülünü alan 'Hurt Locker' isimli filmdeki oyunculuğuyla parladı. 1971 doğumlu olan Renner, gençlik yıllarında başladığı oyunculuk serüveninde, Irak Savaşı'nı ABD'li askerlerin gözünden anlatan bu filmle hayal ettiği noktaya geldi. Filmin ardından, kendisine 'senaryo' yağmaya başladığını söyleyen Jeremy Renner, 'Hurt Locker'a kadar daha fazla yardımcı rollerde göründü. Sinemada ve televizyonda yer aldığı film ve dizi projelerinde bir türlü beklediğini bulamayan Renner, People dergisine verdiği röportajda, geç gelen şöhretle çok kolay başettiğini "Mağara adamı zihniyetine sahibim" diyerek açıklıyor.
ŞÖHRET ETKİLEMEDİ 'Hurt Locker' isimli filmdeki oyunculuğunuzla 'En İyi Erkek Oyuncu' dalında Oscar'a aday gösterildiniz. Bu film sayesinde sanki şansınız döndü, bir anda şöhreti yakaladınız... Peki bu geç gelen şöhretle nasıl baş ediyorsunuz? Karnım acıktığında yemek yiyorum, susayınca su içiyorum, uykum gelince uyuyorum. Ben basit bir adamım, bir mağara adamının zihniyetine sahibim... Bu sayede şöhret de, basında yer almak da, para da beni pek etkilemiyor sanırım...
Bir anda 'A' sınıfı oyuncular arasına girdiniz. Onlarla olmak size neler hissettiriyor? Fevkalade bir şey... Düşünsenize çevremde Mickey Rourke, Sean Penn gibi isimler var... Bence muhteşem bir şey...
İKNA ETTİ 'Hurt Locker' filminin yönetmeni Kathryn Bigelow'u başrolü size vermesi için telefonda ikna ettiğinizi duydum... Evet telefonda uzun uzun konuştuk. Hatta konuşmamız, cidden bir ara çok romantik bir hal aldı... Şaka bir yana, senaryoyu bana Mark Boal yolladı. Biliyorsunuz, filmin senaristi o... Bana, baş karakter için en uygun isim olduğumu söyledi. O beni, ben de Kathryn'i ikna ettim... İyi de oldu!