Cumhurbaşkanlığı sistemi mecliste

Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişi sağlayacak olan Anayasa değişikliği teklifinin Meclis Genel Kurulu'ndaki müzakereleri başladı. Teklifin geneli üzerinde bir tur müzakere yapıldı ve oylama neticesinde maddelere geçilmesine karar verildi.
Şimdi her madde teker teker görüşülüp oylanacak.
Değişikliğin Genel Kurul görüşmeleri adeta uzun bir maraton gibi.
Maddeler teker teker oylanacak daha sonra da teklifin bütünü oylanacak. Daha çok izleyeceğiz ve yorum yapacağız.
Ancak sıcağı sıcağına ilk gün görüşmeleri bile oldukça öğretici.
Hem destekleyenler hem de karşı çıkanlar bu değişikliğin hayati olduğunu söylüyor. AK Parti değişiklikle birlikte Türkiye'nin yönetim sorununun çözüleceğini ifade ediyor ve bu nedenle Cumhurbaşkanlığı Sistemi'ne büyük önem veriyor.

PEKİ CHP?
CHP'ye göre eğer bu değişiklik önce Meclis'te sonra referandumda kabul edilirse Türkiye'de bir rejim değişikliği yaşanacak. Rejim değişikliği iddiasının kerameti kendinden menkul.
Rejimi tarif eden ilk dört madde yerli yerinde duruyor,
Değişiklik rejimle değil yönetim sistemiyle alakalı,
Anayasa değişikliği kabul edilirse Türkiye laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olmaya devam edecek,
Parlamento kapanmayacak veya seçimler ortadan kalkıp ülke padişahlıkla yönetilmeyecek.
Ama CHP illa rejim değişecek diyor. CHP'yi bu kadar rahatsız eden şeyin ne olduğunu anlamak için Meclis görüşmelerini uzun uzun izledim, özellikle CHP sözcülerini. Niyetim bu değişiklikte somut olarak onları neyin rahatsız ettiğini anlamaktı.
Ama nafile.

CHP KISA FİLM FESTİVALİ
CHP sözcüleri paketin içeriği hakkında hiç konuşmadılar. Kimisi cumhurbaşkanlığı sistemine geçince tarikatlar kapanacak mı diye sordu, kimisi dolar düşecek mi diye. Şaka değil gerçek; cumhurbaşkanlığı sistemine geçince asgari ücret 5000 TL olmayacak diye itiraz eden bile çıktı.
CHP'nin Meclis'teki görüşmeler sırasında şimdiye kadar yaptığı tek faydalı şey yayıncılık hizmeti oldu.
Maşallah CHP milletvekilleri ilk gençliklerinden kalma kısa film çekme hevesi ile kameralar, telefonlar, tabletler ile farklı açılardan tüm görüşmeleri yayınladılar. Gerçi Meclis TV de yayındaydı ama olsun CHP'liler de heveslerini almış oldular.
Aslında mesele bu kadar basit değil. CHP gizli oylama üzerinden yürüttüğü polemikle meclisin iradesini esir alamaya çalışıyor.
CHP niyet okumaya çok meraklıdır.
Eskiden tüm başörtülülerin Cumhuriyet'i yıkmak niyetinde olduğunu iddia ederdi.
Uzun bir süre boyunca da AK Parti'yi ve Erdoğan'ı takiyye yapmakla ve İslamcı kimliklerini gizlemekle itham ettiler.
Anayasa değişikliğinde de başka bir niyet okuması yapıyorlar. Dediklerine göre AK Parti milletvekilleri de aslında teklife karşıymış ama genel merkez korkusundan evet oyu veriyorlarmış.
Bunun önüne geçmek için de gizli oylamanın titizlikle yapılmasını kendilerine vazife edinmişler.
Aman ne güzel! Ama her zamanki CHP beceriksizliği ile bunun da tersini yapıyorlar. Gizli oylama diye tuttururken ellerinde kameralar, cep telefonları ile oylama kabinlerinin önünden canlı yayın yapıyorlar.
Oylamanın gizliliğini canlı yayın yaparak kendileri ihlal ediyorlar.
Ne diyelim, her zamanki CHP işte!
  • ve ya