Tıklayınca insanı bambaşka deryalara sürükleyen haberle alakasız tuhaf başlıklar

Internet haberciliği artık yazılı basından daha ön planda. Şaşırtıcı haber başlıkları ile tıklanma oranını artırmanın adı "Clickbait". Ülkemizdeki bu pazarlama taktiği gün geçtikçe çoğalıyor.
İşte karşınızda en çok gördüğümüz haberle ilgisi olmayan ilginç kapaklardan örnekler.
"Balıkçıların ağına öyle bir şey takıldı ki...":
İnsanın aklına canavarlar, tek gözlü dev ahtapotlar geliyor değil mi? Haklısınız çünkü her şey zaten bunun için. Ağlara takılan da zavallı bir köpek balığı. Hala daha köpek balığının denizde yaşadığına şaşıran insanlar var demek ki. Ayrıca rahat bırakın şu hayvanları artık!
"Yeni halini görenler gözlerine inanamıyor!":
Hay Allahım, yine ne olmuş? Bakın ben size söyleyeyim zira ihtimaller kısıtlı. Ya o ünlü isim kilo vermiştir/ kilo almıştır ya saçını boyatmıştır ya da yaşlanmıştır. Bunun dışında artık uzaylı olması lazım.
"Bu sözler çok konuşulacak. Öyle bir laf etti ki...":
"Ben onların var ya ta gelmişini geçmişini...." diyecek sandığımız sanatçı, aslında konserleri hakkında bilgi veriyor veya gereksiz bilgilerle hayranlarını sevindiriyor. Biz de sazan gibi "Ne dedi?" diyoruz.
"Ünlü sunucu canlı yayında soyundu!":
Aaa acaba Saba Tümer mi yoksa Reha Muhtar mı? Bilemediniz... Kuzey Karolina eyaletindeki yerel televizyon kanalından Şarlot soyundu, tanıştırayım.
"Beklenen bedelli açıklaması geldi!":
Yüreği ağzında genç erkeklerin her gün interneti eskitmesini sağlayan haber. Gençler bekliyorlar ki "Tamam oldu bu iş" densin ama yetkililer "Henüz öyle bir durum yok" diyor ve gerekçelerini söylüyor. Gazeteler de insanın umutlarını yerle bir eden böyle manşetler atıyor.
"O isim diziden ayrıldı!":
Haber kapağında dizinin en sevilen ismi var. Sanıyorsunuz ki Muhteşem Süleyman "Hadi ben kaçtım bye" demiş. Lakin ki gerçekler öyle değil. Çeşnicibaşı'nın görümcesini oynayan oyuncu diziden ayrılmış meğer.
"Bunları her gün yerseniz...":
Neremize iyi gelir? Mozaiklediği fotoğraf sanki dünya üzerinde ilk defa bulunan bir sebzeye ait. Yararları da işte şekere, tansiyona, kolesterole iyi gelmesi gibi klasik şeyler. Fakat mucize seviyoruz biz; belki 100 yaşına kadar yaşarız, bir umut diye tıklıyoruz.
"Akdeniz beşik gibi sallandı. DEPREM!:
Akdeniz deyince bizim aklımıza Antalya geliyor ya, işte hep bunun için yapıyorlar. Taa Cebelitarık'ın bilmem neresinde olan depremi, sanki Konyaaltı'nda olmuş gibi sunmaları işte hep bu yüzden.
"O isim de Türk çıktı!":
Bu dünyadaki herkes bir şekilde Türk çıkıyor, artık bundan neredeyse eminiz. Öyle bir soy ağacı bağlıyorlar ki, ister istemez Madonna falan hep teyze kızımız oluyor. Adele'in de babası olduğunu iddia eden bir Türk vatandaş çıkmıştı yakın zaman önce.
"Bunu yapan yandı!":
"Ay yine farkında olmadan ne halt yedim?" diyor musunuz? Dersiniz dersiniz... Meğer kırmızı ışıkta geçmenin cezası birken bin olmuş, güzel bir düzenleme yapılmış. Biz de evde otururken kendi kendimize tribe giriyoruz.
"Ünlü isim yeni takımıyla el sıkıştı":
Dünyada bir tane Mehmet Öztürk olmadığı gibi bir tane de Alex de Souza olmadığını ancak haberi tıklayınca görebiliyorsunuz. Çünkü bu sadece bir isim benzerliği ve şansa bakın ki o adam da futbolcu.
"Bu araştırma sizi çok şaşırtacak. Hiç seks yapmadan...":
Haberin kapağını görünce ülkemizi düşünüp "Yok canım olamaz" dediğinizi duyar gibiyim. Yine de "Nasıl yani?" diyerek tıkladığınız bu araştırma Japonya'nın bilmem neresinde yapılmış bir sonuçla ilgili. Hey güzel Allah'ım...
"Ünlü şarkıcı öyle bir hareket yaptı ki...":
Vallahi sözün bittiği yerdeyiz. Yedikleri şey baklava. Olaya bak, bir de başlığa bak.
Kolay gelsin Türkiye'm...
Kaynak: onedio.com

İSTER İNANIN İSTER İNANMAYIN AMA BU ADAM 50 YAŞINDA!


Sosyal medya bu Singapurlu adamın 50 yaşında olmasına rağmen genç görünmesini konuşuyor. Açıkçası biz de bu yazıyı yazarken çok düşündük ama doğumu raporlarla sabit olan Chuando Tan'ın genç görünümüne hayran kalmakla yetindik.
Gençken düzenli olarak spor yapıp, sağlıklı beslenmiş. Şimdi de onun ödülünü alıyor.
Ne diyelim kıskandık…

BOYNUZ
Adam evlenir, 10 sene geçer çocuğu olmaz. Yurtdışına çalışmaya gider. Hanımından gelen mektupta hamile olduğu yazılıdır.
Memleketine döndüğünde ise hanımı doğurmuştur ama, çocuk zencidir.
Hanımına sorar:
-Hanım ne sizin sülâlede ne de bizim sülâlede zenci değil, esmer bile yok; bu iş nasıl oldu?
Hanım cevap verir:
-Çocuğu doğurduktan sonra sütüm gelmedi.
Mecburen bir sütannesi tuttuk, onun sütünü emdi. Sütanne zenciydi. Herhalde bu yüzden böyle oldu.
Adam ikna olmuşa benzer ama içinde yine de ufak bir kuşku vardır. "Bunu bilse bilse annem bilir" der ve annesine sorar.
Anne cevap verir:
– Olmaz olur mu oğlum, tabii ki olur. Seni doğurduğumda benim de sütüm gelmemişti ve inek sütüyle beslemiştim. Bak boynuzların çıkmaya başlamış bile…

AlkışlıYorum
Arabamın önüne park eden arabanın sibopuna taş sıkıştırdım. İnen tekerleği uzaktan güzelce izledim. İşime gittim. Döndüğümde; arabamın önüne park eden aracın şoförü kadın çıktı, tekerleği değiştiremedi. Gittim paşa paşa tekerleği ben değiştirdim lastikçiye götürüp şişirttim geri getirip güzelce taktım. E ne anladım ki ben bu işten?
  • ve ya
LÜTFİ ALBAYRAK Tweetleri