Ünlülerin sansasyon yaratmak için başvurduğu işe yarama garantili taktikler

Ünlüler dünyasında o kadar çok malzeme var ki, insan iki dakika rahat duramıyor. Şimdi de sevgili ünlülerimizin gündem yaratma çabalarında izlediği yöntemleri sıralayacağız. Bu taktikleri uygulayanın kasetinin satmaması, dizide başrol oynamaması, reklam geliri sağlamaması imkansız gibi bir şey.
Az meşhur olanın çok meşhur olana durup dururken sataşması: Bilindik en sansasyonel yöntemlerden biri daha. Türkücülerin "O benim bokumu yesin" sataşmasından, kadın şarkıcıların "Ayol o benim teyzem sayılır be!" demesine kadar birçok örnek sayabiliriz.
3 ay inzivaya çekildikten sonra yaşam koçu olup kişisel gelişim kitabı yazmak: Bizim dışımızda herkes birilerinin yaşam koçu ve kişisel gelişim kaptanı olabiliyor bildiğiniz gibi. Allah bazılarına o yeteneği veriyor, bize maalesef vermemiş.
Ünlüyseniz ve kariyerinizi biraz canlandırmak isterseniz kesin kitap yazın. Kimse okumazsa eşe dosta dağıtırsınız.
"Yar sevdanın vurgunuyum ahey ahey" gibi sözlü şarkıları içeren albüm tanıtımını, mümkün olan en abuk şekilde gerçekleştirmek:
Albüm tanıtımları, sanatçılar için çok önemli.
Basın mensuplarıyla buluşup "Aha benim albümüm bu, al" demek yetmiyor gördüğünüz gibi. Ne kadar birbirinden alakasız eleman varsa hepsini bu tanıtımlarda görebilirsiniz.
Twitter'dan dahiyane ve kimsenin aklına gelmeyecek tweetler atmak: Bazı sanatçılar bunun için başka birisini bilgisayarın başına oturtuyor.
Yani gerçekten o mu değil mi tam bilemiyoruz.
Ama sonuç olarak sanatçının kendisi haber oluyor, gündem oluyor, olanlar oluyor...
Haberi yokmuş gibi kameralara bikiniyle yakalanmak: Sansasyonların içerisinde mevsimlik olarak tercih edilen ve asla modası geçmeyen bir madde. Yalnız burada şu ayrımı çok iyi yapmamız lazım: Kişinin rızası dışında, gerçekten habersiz çekilen ve rahatsızlık yaratan fotoğraflara şiddetle karşıyız. Burada anlatılmak istenen, yakalanma kisvesi altında poz verip gündem yaratma çabası.
Sosyal medya hesaplarından insanın kafasının durmasına sebep olan görseller atmak: Artık buna görgüsüzlük mü denir, dikkat çekme çabası mı bilmiyorum. Bu tür şeyler kullanıcı tarafından paylaşıldıktan yaklaşık 15 saniye sonra bütün büyük gazetelerde, internet sitelerinde patlıyor.
Mümkünse canlı yayın esnasında beklenmedik bir şeyi gerçekleştirmek: Bakın bu uğurda vücut bütünlüğüne zarar verenler bile oldu.
Meşakkatli bir teknik ama neticesi oldukça iyi.
Toplumsal bir olay olmazsa en az 3 ay gideri var.
Sadece Oscar ödüllü filmlerde görülebilen olaylar silsilesini başına getirmek: Kaybolmak olur, havada uçmak olur fark etmez.
Önemli olan kamu oyuna o ateşi vermek. Gerisi zaten çorap söküğü gibi gelecektir...
Bir dünya starını işin içine karıştırıp iddialı beyanlarda bulunmak: Bu adı geçen, dünyanın öbür tarafındaki kişinin acaba bunlardan haberi olsa ne yapar?
Büyük ihtimalle kendisini odaya kapatıp bir haftaya yakın ağlar. İyi ki haberleri olmuyor...
Önemli olaylar karşısında fikri hiç önemli olmadığı halde kendini ve bendini aşan ayarsız yorumlar yapmak:
Buna bir şey demek istemiyorum, siz zaten böyle insanların var olduğunu ve bu sayede ismini gündeme taşıdığını biliyorsunuz.
Buram buram reklam kokan bir ilişkinin öznelerinden birisi olmak: Bu da en çok tercih edilen sansasyon yöntemlerinden birisidir biliyorsunuz.
Özellikle çiftlerden biri, diğerinden daha dikkat çekiciyse yeme de yanında yat. Al sana magazin haberi gibi magazin haberi!
Ödül töreni, film galası ve kurban bayramı gibi önemli davetlere katılırken dünyanın en acayip kıyafetlerini giyip gitmek: Bu akımın en önemli temsilcisi elbette Bülent Ersoy ama artık başkalarının da hakkını teslim etmemiz gerekiyor.
Lady Gaga'nın bile dümdüz insana dönüştüğü şu günlerde artık bu numaralar kabak tadı verdi. Yine de tam sayfa haber!
Cam gibi gören gözlerimize katarakt teşhisi koyup "Hiç estetiğim yok" demek:
Demek ki akşam yatmadan önce gergedan otu ile soğan kabuğunu kaynatıp içince böyle değişiklikler oluyor. Siz de hiçbir şey bilmiyorsunuz arkadaşlar, hayret yani... onedio.com

AMA PİLOTLAR
Yolcular uçağın yanında otobüsten inmişler..
Bavullarını gösteriyorlar. Bir bakmışlar uçak şirketinin minibüsü yanlarında durmuş.
İçinden kaptan pilotla, yardımcı pilot inmişler..Yolcular fena halde şaşırmışlar..
Nasıl şaşırmasınlar.. Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston. Kolunda üç noktalı bant.. yardımcı pilotun elinde bir köpek taşması..
Tasmanın ucunda bir Köpek.. Sağa sola çarparak öyle ilerliyorlar uçağa.. Günlerden bir nisan değil ama, "Saka herhalde" demiş yolcular, doluşmuşlar uçağa.. Uçak pistte hızla ilerlemeye başlamış. Yolcuların gözleri camda, uçak hızlanmış.. Yolcular endişelenmeye başlamışlar.. Uçak daha hızlanmış.
Pistin sonu hızla yaklaşmaya başlamış.. uçak iyice hızlanmış.. Bazı yolcular paniklemiş dua etmeye başlamışlar. Uçak son hıza ulaşmış.
Bu arada pistin sonuna da ulaşmış. 10 metre sonra betonun bitip cimlerin başladığı gören yolcular dehşet içinde çığlığı basmışlar.. Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar çekmiş.. Uçak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmiş, havalanmış. Kaptan pilot arkasına yaslanmış. Derin bir nefes almış ve yardımcı pilota dönmüş:
- "Biliyor musun?" demiş, "Bir gün çığlık atmayacaklar ve hepimiz öleceğiz!

AlkışlıYorum

Gazete okuyup çay yudumlamak için bahçesinde oturduğum yere gelen simitçi ile garson tartışmaya başladı. İtişip kakışırlarken masadaki boş bardaklar kırılınca, kahveci de müdahele etti. Emekli amcalarla beraber olayı yatıştırmaya çalışsak da, etraftaki bilimum esnaf merakla toplanmaya başladı.
Her gelen bir şey söyleyince durum daha da karışmaya başladı. Berberdi, şofördü, bakkaldı, kömürcüydü derken tam bir curcunaya dönen olaya, gelen polis ekibinden bir memurun yorumu: "Alın-verin ekonomiyi canlandırın dedik, vurun-kırın karakolu canlandırın demedik beyler yaa!"
  • ve ya
LÜTFİ ALBAYRAK Tweetleri