Sadece annelere ait olan doğaüstü özellikleri

Annelerin olağanüstü özelliklerini herhalde bilmeyen yoktur. Bir bakışıyla anlattığı şeyler, sabrı, fedakarlığı bir annenin en net özellikleri. Biz de işte tüm o aklınızda sıraladığınız özellikleri tek bir liste yaptık. Annenize gösterin bakalım "Aynı ben!" diyecek mi?
Kulak memesi kıvamının ne demek olduğunu bir tek onların bilmesi...
İstediğiniz kadar yemek deneyiminiz olsun, istediğiniz kurslara gidip sertifika alın. Hiçbiri sizin anneniz kadar iyi yemek yapmasını sağlamaz. Hele ki söz konusu kulak memesi kıvamıysa. Denemesi bedava!
En zor konularda bile babayı bir tek onların ikna edebilmesi...
"Akçay'daki yazlığı satsak diyorum Arif, Bodrum'dan falan bakalım" fikri münazaraya açık değil.
Sizin evlat olarak bunun gerçekleşmesi için harcayacağınız 6000 kalori, anneniz için 5 falan oluyor.
"O kız seni üzer" ya da "O çocuk başına bela olur" tarzı ileri görüşlülüğü...
Bakın söylüyorum, bu laf karşısında ağzınızdan ilk çıkan cümle "Ya anne o öyle biri değil ya!" olacaktır.
Filmin sonunda tam da annenin dediği gibi o, öyle biri çıkıyor arkadaşlar.
Evde hiçbir şey yokken çıkarttığı ziyafet sofrası...
Bu resmen annelere özgü bir tür sihirbazlık.
Bizim "Annneeaaaa!!! Dolap bomboş" derken gözümüze perde iniyor herhalde. Çok acayip bir özellik bu!
Babaanneyle stratejik olarak savaşmayı bilecek kadar mareşal olmaları...
Biz çoğunu anlamıyoruz ama her daim babaanne ile anne arasında (genellikle) bir soğuk savaş vardır. Anneler hem babaya olayları çok çaktırmayıp hem de kaynanayı idare etmeyi gayet iyi bilirler.
İlkel silahları kullanmak konusundaki başarıları...
Bir annenin canını sıkmayagörün. En yakınında bulunan herhangi bir obje, çılgın bir savaş için muhteşem bir silah olabilir. Bilhassa anneye asilik yaparken yanında, yöresinde terlik bulunmadığından emin olun.
Dünyada ilk defa gördüğü bir insanın röntgenini çekebilmeleri...
Buna aslında insan sarraflığı da diyebilirsiniz.
Annenizin hiç tanımadığı birisini alın eve götürün, 10 dakika annenizin bakışlarına maruz bırakın.
Sonuçları anneniz çıktı olarak ağzından döker zaten.
Gereğinden fazla dürüst olmaları...
"Anne bu elbise olmuş mu?" sorusunun cevabı "Göbeğin çıkmış" olabilir. Yahut çok eğlendiğiniz bir anda "Anne gel video çekiyorum" dediğinizde "Gerizekalı... Kalk kız soğan hazırla" da diyebilir.
Hiçbir ilaca gerek kalmadan elleriyle bir anda iyileştirmeleri...
Annenin tedavi edici özelliğinin bilimsel bir gerçekliği var mı bilemiyoruz ama bize göre var. Ellerine peri tozu bulaştırıyorlar herhalde!
Yaşlarına göre evlatlarından daha enerjik olabilmeleri...
Yetişkin bir anne evi cillop gibi temizledikten sonra 5 çeşit yemek yapıp çocuklarıyla uğraşabilir.
Hayırsız bir evlat olduğunuz için kadını çok yoruyorsunuz.
Siz iki adım yol yürüyüp okula ya da işe gittikten sonra piliniz bitiyor. Bu kadın ne yapsın?
Tam da aklınızdan geçen yemeği ona hiçbir şey söylemediğiniz halde yapıp önünüze koymaları...
Annelerin alıcı ayarları çok farklı işliyor. Sizin herhangi bir talepte ya da istekte bulunmanıza gerek yok. O zaten aklınızdan geçeni bildiği için her şeyi düşünüyor.
Dünyanın en tontiş insanıyken bir anda korkunç olabilmeleri...
Biz buna ani kılık değiştirme yeteneği diyoruz.
Demiyorduk ama artık diyoruz. Hiçbir kostüm ya da aksesuar kullanmadan, sadece vücut dili ile korkunç olabilmeleri, annenizi kızdıracak tek bir atarınıza bakar.
Sinirden delirecek gibi olduklarında dip köşe temizliğe girişmeleri...
Şu huydan birazcık da sizde olsaydı ne olurdu, di mi? Anneler çıldıracak gibi sinirlendiğinde ellerinde kendiliğinden toz bezi ve vileda beliriyor.
Fark ettiniz mi?
Sadece bakışlarıyla paragraflarca emir ve direktif verebilmeleri...
Bir annenin bakışlarından ne anlatmak istediğini anlamayan herhalde yok gibidir. Ağzını açıp saydırsa insan bu kadar tırsmaz yemin ediyorum. İşi bilen çocuklar genellikle anneyle göz göze gelmemeyi seçip odalarına doğru boynu bükük ilerler. Doğrusu da bu...
onedio.com

İŞKOLİKSEN ANLARSIN
İşine aşık olanlar bazen işleri dışındaki her şeyi ihmal edebiliyor. İşkoliklik çoğuna göre bir hastalık
* Dinlenmek sizi asla dinlendirmez. Dinlenmek işkolikler için vakit kaybıdır. Bu kaybedilen vakit daha üretken bir şekilde geçirilebilir. O yüzden işkolikler dinlenmeyi sevmez.
* İşkoliklere hayatta en çok mutluluk veren şey bir şeyler üretmektir. Faydalı olmak işe yaramaktan daha güzel bir şey yoktur.
* İşkolikler ilişkiler konusunda zorluklar yaşayabilirler. Çünkü, ilişkilerin zamana ihtiyaçları vardır. İşkoliklerin ise çok fazla zaman ve ilgisi yoktur.
* İşkolikler, "Kesin yapmam gereken bir iş vardı" hissinden dolayı bazen uyuyamazlar.
Her şey halledilmiş ve nizami olsa bile mutlaka yaptıklarında bir eksik ararlar. İşin ilginç yanı, bu eksiği de bulurlar.
* Günlük hayattaki her şey işkoliklere ilham verebilir. Kendilerini işlerine adadıklarından her şeyde işleri için faydalı bir ayrıntı ararlar.
* Hırs, işkoliklerin temel motivasyon kaynağıdır. Başarılı olma, işini iyi yapma, yükselme arzusuyla yanıp tutuşurlar. Bunca çalışmanın bir ödülü olsun isterler.
* Yakıtları ise genelde kahvedir. İşkolikler gece gündüz çalışmanın sonucu olarak epey kahve tüketirler. Kahve onlar için ateşleyici konumundadır.


AlkışlıYorum
* Bütün gece her uyandığında annesinin kalkıp ilgilendiği, saatlerce sallayıp mamasını yedirdiği 1,5 yaşındaki oğlum, sabahları "Baba" diyerek uyanıyor ve gözünü açtığı gibi soluğu koynumda alıyor. Uykusuzluktan, sabahları bir canavara dönüşen karım yakında ikimizi birden kapının önüne koymazsa iyidir.

* Ayağının üstünden araba geçtiği için geçmiş olsun diye aradığım kaynıma olay nasıl oldu diye soruyorum. "Enişte el frenini çekmeden arabadan inmişim, baktım geri geri gidiyor ben de ayağımı tekerin altına koydum ama yine de durmadı aptal araba" diyor. Ben de "Mal sahibine çeker" diyorum ve beraber gülüyoruz.
  • ve ya
LÜTFİ ALBAYRAK Tweetleri