1. Beka hattı
  2. Antalya’ya ünlü de sermaye de yağıyor
Bülent Erandaç BÜLENT ERANDAÇ
  •  
  • SMS
    Yazarın KODU boşluk bırakıp, MESAJINIZI yazıp, 4122'ye gönderin.
    Örnek: BÜLENT ERANDAÇ'a mesaj göndermek istiyorsanız.
    BE boşluk bırakıp, mesajınızı yazıp 4122'ye gönderin.
    Tüm operatörlerden servis 1.60 TL olarak ücretlendirilir.
    Servis sorgulamalı bir servis olup iptali yapılamaz.
    Müşteri Hizmetleri: 0216 531 73 73
  • 18 Ekim 2016, Salı

Musul sadece Musul değildir

80 milyonluk Türkiye'nin gözü-kulağı Musul'da. 100 yıl önce İngiliz tezgahlarıyla Anadolu'dan koparılan Musul'un bir yüzyıl daha emperyalistlerin cirit attığı yer olmaktan çıkarılacak adımlara hazırlanan Türk Devlet Aklı'nın Allahımız yar ve yardımcısı olsun. Musul sadece Musul değildir. Musul'un hem geçmişinde hem de geleceğinde Türkiye vardı, var olacaktır.
Musul kilidini açacak Yeni Türkiye, gardını aldı. Musul'un kaderini belirleyecek sahaya da masaya da müdahale etme kararlılığında. MESELENİN RUHU, MİSAK-I MİLLİ'DİR. 80 milyonluk Türkiye'nin baktığı tarihi bir gerçek var.
Bu 100 yıl önce de vardı, bugün de var, yarınlarda da olacak. Bu gerçeği Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, net ve açık, açıkladı: "Fiziki sınırlarımız başka, gönül sınırlarımız bambaşkadır.
Misak-ı Milli diye bir derdimiz varsa 'Burada üzerimize düşen görevler var' demek durumundayız. Türkiye sadece Türkiye değildir." İşte, bu tarihi sesleniş bir gerçeği de daha ifade ediyor. Türkiye için, Musul sadece Musul değildir. Peki, Musul nedir? MİSAK-I Milli (Ulusal Ant), Kurtuluş Savaşı'nın siyasi manifestosunu oluşturan beyannamedir. Osmanlı döneminde son Meclis-i Mebusan'ın aldığı en önemli karardı. Amasya, Erzurum ve Sivas kongrelerinin ruhunu yansıtıyordu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylandı. Bu ruhun çerçevesi "Kıbrıs, Halep, Musul, Erbil, Kerkük, Balkanlar, Kafkasya" diyerek, gönül coğrafyamızı tarif ediyor. Bugün Musul operasyonu Musul'un DEAŞ'tan temizlenmesi sorunu olarak ifade ediliyor. Ama mesele bu kadar basit değildir. 100 yıl önce de baş döndürücü pazarlıklar vardı, bugün de var. Pazarlıkların merkezinde sadece Musul'un DEAŞ'tan kurtarılması yer almıyor. Esas mesele, kurtarıldıktan sonra kaderinin ne olacağıdır. İşte bu noktada kurgulanan tezgahları iyi okuyan, olayların perde gerisini iyi bilen Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, net konuşuyor. Kararlı olduğumuzu ifade ediyor. Onun isyanı, dünyanın en büyük petrol-gaz rezervlerine sahip Musul'un bir yüzyıl daha sömürülmesidir.
Türkiyemiz'i tarihi bağlarından koparma girişimleridir. Tam da bu noktada, Anglosakson ABD-İngiltere neden Türkiye'yi bu mücadelenin içinde aktif olarak istemiyor? Belli ki dünya paylaşımında Irak, Amerika'nın egemenliğinde. Irak'ı 3'e böldüler. Türkiye'nin gönül coğrafyasına yürümesini, petrol-gaz vanalarındaki hakimiyetlerine son vermesine izin vermeme kararındalar. Dananın kuyruğu burada kopuyor. Musul stratejik mevzi.
Musul'un sahasında, masasında Türkiye olursa rahat tezgah kuramazlar. Anglo- Sakson Amerika-İngiltere, Suriye'yi de üçe bölmeye kalktı. Rusya el koyunca oyunları bozuldu. Türkiye, Cerablus-Dabık-Elbab stratejik hamlesiyle, büyük oyunu bozdu.
Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin Musul kilidini açacağını, açarsa, gelecek yüzyılın petrol-gaz planlarına el koyacağından o kadar korkuyorlar ki, Türkiyemizi Musul sahasından uzak tutmak için her türlü hilenin peşindeler. Dikkatle bakınız. Irak'ta Maliki'yi getiren de Amerika-İngiltere idi, İbadiyi de getiren onlar. Bunların, SünniŞii dengesinin artık onarılmaz biçimde bozdukları Şiiler lehine alt üst olduğu apaçık ortada. Maliki, İbadi yönetimi İran'ın etkisine giriyor, ABD'den ses yok.
Bugün Türkiye'nin Musul operasyonunda aktif rol almasını istemeyenler yine onlar.
Musul sorununu domine etmeye çalışan İran olacak, Türkiye olmayacak. İran, Tahran'dan başlayıp Akdeniz kıyılarına varacak bir kara hattı kurmayı düşünecek, Türkiye olmayacak. Ne tezgahtır bu.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan isyan edince, "Sünni liderlik peşinde" diye, algı operasyonlarına hız verecekler.

SONUÇ: Türkiye susacak mı? Hayır. Türkiye, Musul sahasında, masasında olacak, söz hakkını kullanacak. Eğer, Amerika-İngiltere, onlara kuyruk olan Fransa-Almanya Türkiye'yi dışarıda bırakmayı başarırlarsa, bir yüzyıl daha rahat edemeyiz. 100 yıl önce Türkiyemizi zayıf anlarında yakalamışlardı, ama bugün başkayız. 15 Temmuz 'da taşeronlarını da yıkınca, daha birlik ve bütünlük içindeyiz.
Geleceği onlardan daha iyi okursak, Büyük Türkiye'yi engellemeleri söz konusu olamaz.
  • ve ya
BÜLENT ERANDAÇ Tweetleri