Sömürgeci iştahı...

Zulme uğrayan Müslümanlar söz konusu olduğu için olsa gerek, dağ yine fare doğurdu. BM Güvenlik Konseyi toplantısı, katliama maruz kalan Arakan Müslümanları lehine birtakım gelişmeler olabileceğini düşündürmüştü oysa.
Birleşmiş Milletler'in güvenlik ve barışı korumakla yükümlü en güçlü organı ve kararları tüm üye ülkeler açısından bağlayıcılık taşımakta olan Güvenlik Konseyi işe el attığına göre, katliama uğrayan ve topraklarını terke zorlanan insanların problemine bir çözüm bulunurdu elbet...
Arakan'da binlerce masum insan, kadın çocuk, genç ihtiyar demeden alçakça katledilir, yaşadıkları toprakları terke mecbur kalanlar da gidecek yer bulamazlarken yapılan toplantı, beklenen neticeyi vermedi...
"Yararlı bir toplantı yapıldığı", "durumun değerlendirildiği" ve "gelişmelerin takip edileceği" şeklinde yuvarlak sözlerle geçiştirildi Arakan konusu. Açıklamanın en kayda değer sözü ise 'toplantının Myanmar'a bir mesaj olduğu' idi. Artık ne işe yarayacaksa...
BM Güvenlik Konseyi'ni konu ile ilgili toplantıya çağıran İngiltere'nin BM Daimi Temsilcisi Matthew Rycroft'un sarf ettiği:
"Myanmar'daki durum nedeniyle kaygılıyız. Tüm şiddet olaylarını kınıyoruz. Tüm taraflara tansiyonu düşürme çağrısı yapıyoruz" şeklindeki sözler ise, durumun rezilliğini ortaya koyuyordu.
Sanki Arakan'da birbiriyle çatışan ve aralarında denklik olan iki güçten bahsediyor İngiltere'nin temsilcisi.
Ancak Myanmar devlet güçlerinin, ellerinde çakı bile olmayan Arakanlı Müslümanları katlettiklerini ve bulundukları bölgeyi terke zorladıklarını çok iyi biliyor. Vaktiyle bölgeyi terk ederken, haritaları tam da bu tür problemler yaşanabilecek şekilde çizmiş olan devletin temsilcisi çünkü.

BİZ KIRALIM SİZ TOPLAYIN...
Hani hiç değilse diğer beylik sözlerden birisi olan, 'orantısız güç kullanımını kınıyoruz' kalıbını kullansaydılar diye düşünüyor insan. Hiç değilse, dünyanın gidişatına hala naif bir şekilde 'olumlu' bakanların yüreklerine su serpmiş olurlardı.
Arakan enerji nakil hatlarının geçtiği bir bölge. Üstelik zengin bir doğalgaz rezervine de sahip. Bu durumun iştahlarını kabarttığı anlaşılan küresel sömürgeciler, BM Güvenlik Konseyi'ne de damgalarını vurmuşlar belli ki. Dünyanın gözleri önünde yaşanan bir katliamı görüşmek için oturdukları masadan 'taraflara tansiyonu düşürme çağrısı' yaparak kalkmanın başka bir anlamı yok çünkü...
Toplantı sonrası altı çizilen konulardan birisi de: 'Tüm üyelerin Arakan için Annan raporunda yer alan tavsiyeleri desteklediği'... Üyelerin Myanmar'ın normalleşmesini ve Müslümanların kölelikten bile bile statüsünün değiştirilmesini öngören 'Arakan için Annan Planı'nı destekledikleri sözünün boşlukta kalan tarafı ise, gereğinin yerine getirilmesi için kıllarını bile kıpırdatmıyor oluşları...
Bangladeş'in mültecileri kabul edip etmeme konusu da görüşülmüş toplantıda. Üyeler, bu ülkenin bugüne kadar yaptıklarını takdir ettiklerini belirterek, yeni gelenlere de kapıyı açık tutmasını istemişler.
Esas olarak, 'bizler, menfaatlerimizin gereği olarak, ortalığı karıştırabildiğimiz kadar karıştıralım, kırılıp dökülenleri de siz toplayın' manasına gelen sözler bunlar.
Başta Türkiye olmak üzere Suriyeli mültecileri kabul eden ülkelere yönelik tavırlar da böyle, malum. Menfaatlerinden başka bir şey görmeyen batılıların davranışları hep aynı.
Mübarek günler hürmetine, Cenab-ı Hakk dualarımızı kabul ederek Arakanlı kardeşlerimize bir çıkış yolu nasip etsin inşallah... Bulundukları yer kritik ve sömürgeciler de çok iştahlı çünkü...
  • ve ya