Rahatsızlar

Tahminleri alt üst ettik. Avrupa ülkelerinin iki katı büyüyen bir Türkiye var artık. Alman Der Spiegel dergisi "AB ile çatışmalarına rağmen Türklerin böylesine büyüme yakalaması çok şaşırtıcı" diye haber yaptı.
Evet şaşkınlar... Tüm Avrupa ülkeleri Türkiye'ye saldırıyor.
Besledikleri teröristler de hızımızı kesemiyor. OECD ülkelerinin de iki katı büyüme gerçekleştiren bir Türkiye var artık. Kredi derecelendirme kuruluşları dün çark ederek, 2018'de Türkiye'nin büyüme tahminlerinin beklenenden daha fazla olacağını duyurdu.
Şaşkınlar, şoktalar, üzgünler, deliriyorlar, kafayı yiyorlar. İçerideki BATI hayranları da kahroluyor. "Her türlü şikayetimize rağmen Türkiye bu yıl yüzde 5 büyüyecek" diye tweet atıyorlar. Yani sözü "Hay Allah bu nasıl olur" demeye getiriyorlar. Yıllarca Türkiye fakirlikle boğuşsun, aç kalsın, birbirini yesin, BATI'ya mahkum olup ülkenin anahtarını versin diye her yolu denediler.
İçeride ne kadar işbirlikçi varsa topunu maaşa bağladılar. Önce çatıştırdılar...
Bizler hep sadece olaylara bakarak burnumuzdan öfkeyle soluduk. Ayrıştırıldık ve birbirimiz kırdık. Karşımızda asimetrik savaş taktiklerini kullanan, psikolojik harp metotlarını uygulayan ülkeler ve istihbarat örgütleri vardı. Onlar olayları çıkarıp tırmandırıyor ama asla bunlara bakmıyordu. Onlar için simetrik üçgen kenarlarında yer alan olaylar, amaçları, hedefleri vs. önemli değildi. Düğmeye basarken, uluslararası analiz metotları içinde en kullanışlı "SİMETRİK ÜÇGEN DOKTRİNİ "nin sonundaki SONUCA odaklanıyorlardı. Amaçlar, hedefler, taktikler şartları oluşturmak ve sonuca varmak için gidilecek yolda üzerine binilecek birer araçtı.
Enflasyonda üç haneli rakamlarla boğuşan, parasını dışarıya kaptıran, tüp, yağ, benzin kuyruklarında açlıktan nefesi kokan bir ülke ekonomik olarak zayıflayınca çatışmalar kaçınılmazdı. Bu argümanları çok iyi kullandılar, son noktada darbelerle geldiler, tepemize oturdular. Eski Türkiye'deki köhnemiş ideolojik kavgalar artık rafa kalktı.
Yeni Türkiye bu topraklarda yaşayıp da "BATI müdahale etsin, ekonomiyi batırsın, BATI'nın sevdikleri iktidara gelsin" diye açık açık kendini deşifre edecek kadar deliren yerlileri kabak gibi ortaya çıkardı. Ülke büyüdükçe, ihanet çemberinde yüzenler adeta karaya vurdu. Artık bir Millet uyandı ve tüm hainleri görüyor, Batı'dan yapılan saldırıları anlıyor ve ülkesine sahip çıkıp işbirlikçileri tasfiye ediyor. Onbeş yıl öncesine kadar "Emredersiniz" diyen Türkiye artık içeride cirit atan casusları da yakalıyor ve içeri atıyor. Geçtiğimiz hafta iki Alman yakalandıktan sonra Alman hükümetinden dün de "Bir vatandaşımız daha tutuklandı" diye feryat yükseldi. Kısa süre önce bir İngiliz de sessiz sedasız suçüstü yakalandı. Türkiye, PKK ve FETÖ'ye çalışan CIA ajanı rahip Brunson'ı içeri atınca, 15 Temmuz darbesini yerli kuklalara yaptıran ülke ayağa kalktı. Geçtiğimiz hafta bile Amerika'da senatörleri bir araya getiren toplantıda gündem maddelerinden biri Rahip Brunson'dı ve "Türkiye'deki gelişmeler rahatsızlık veriyor" diyerek ağladılar.
Evet geçmişte bu ülkede rahattılar, ellerini kollarını sallayarak operasyon yapıyorlardı.
Ancak artık "RAHA TSIZLIK" noktasına taşımıştık onları... Yaptıkları operasyonlarda bizim gibi olaylara değil varmak istedikleri sonuca bakanlar vardı karşımızda. CHP'yi "Adalet" diye yürüttüler. Biz o yürüyüşe bakıp günlerce tartıştık. Halbuki Kemal Bey, kimseye danışmadan bir gecede karar alarak yollara düşmüştü. FETÖ ve HDP yolda katılmıştı. O yürüyüşle dışarıda estirilecek "Türkiye'de adalet yok" algısına adeta YOL yapıldı. Büyüdükçe söz dinlemeyip kendi kararlarını alan Türkiye mutlaka durdurulmalıydı. Bizi "Adalet" yürüyüşüne kilitleyenler bugün bir sonraki adıma geçti. Madem Türkiye'de "Adalet yok" diyenler vardı o halde bu başka bir yerde sağlanmalıydı. İşte Amerika'da, FETÖ'nün Türkiye'ye getirip ağırladığı hakimlerin kararıyla Zafer Çağlayan'a taa okyanus ötesinden tutuklama kararı çıktı.
CIA ajanı rahip Brunson'ı kurtarma aşkına!
Kemal Bey'i her şeyden habersiz çok güzel kullandılar. Adamlar şimdi psikolojik harp taktikleri ile SONUCA gitmeye çalışıyor.
Fakirleşen, küçülen ve Lüksemburg'dan gelecek 1 milyon dolar için bile avuç açan Türkiye'yi geri istiyorlar. Ancak Yeni Türkiye gaza bastı, durdurulamıyor. Büyüdükçe kahroluyorlar. Ne yapacaklarını şaşırıyorlar. KAHROLMAYA devam edecekler.
  • ve ya
BEKİR HAZAR Tweetleri