Seni ilk kez ağlarken gördüm. Yıllardır yan yana olmamıza rağmen ilk defa. Ben böğürürdüm gecelerce, sen dudaklarını ısırırdın yalnızca. O kadar aşık oldun, o kadar kızdın, üzüldün, o...devamı
Eskiden ne kadar cesurduk, gözü kara, delikanlı. Korkmazdık hiçbir şeyden, hiç kimseden. Olur olmaz kuruntularla ürkütüp kaçırmazdık kendimizi neşeden, eğlenceden. Esirgemezdik...devamı
Kapı kapı dolaştım yine. Elimde yüreğimle. Bir hastaneden öbürüne koştum gecenin bir vaktinde. Cam bir kavanozun içinde çırpınıp duruyordu garibim. Bakakaldı da gözümün içine,...devamı
Bekliyorum ben de sabırla. Bazen, başımı örtüp, ellerimi göğe açıp dualarla. Bazen içip içip dünyaya kafa tutan isyanlarımla. Seni bekliyorum yalnızca. Bildiğim, artık sadece...devamı
Ben hayatı film gibi yaşadığımı sanıyorum ya; sağ olsun Yüce Mevlam da gün geliyor başrol, gün geliyor arkadan geçip giden figüran rolünü veriyor zatı alime. Bazen kurum...devamı
Dizinin bir karış üzerindeki çiçek desenli daracık elbisesiyle ablası, arkadaşları ve erkek kardeşiyle voleybol oynuyordu. O vakit gözüne kestirdi babam anamı. Samsun'da doğup 3 yaşında...devamı
Soru açık ve net. Cevap; şu. Sonuç; bitemeyen hikayeler, son sayılar ömürler, dibe doğru keskin sortiler. Niye "Evet" ya da "Hayır" kadar cesur değil dudağından...devamı
Kendinden vazgeçtin mi hiç benim için? Yaşamını elinin tersiyle atıp bir tarafa, tüm mutsuzluğunu unutup da, benim yaşıyor olmama sevindin mi hiç? Çorbanı yudumlarken aç mıyım, açıkta...devamı
Niye her eşyanın, alet-edavatın kullanma kılavuzu var da, seni talimatsız bıraktılar kapıma? Niye bol açıklamalı, şöyle oku oku bitmez türden bir...devamı