• Facebook
  • Twitter

7 Şubat kepazeliği, Hizmet ve Başbakan

CMK 250 ve özel yetkili mahkemelerin yeniden düzenlenmesi girişiminin Başbakan açısından TEK BİR SEBEPTEN kaynaklandığını üç gün üst üste yazdım... Bu sebepin 7 ŞUBAT KEPAZELİĞİ olduğunu söyledim... Başbakan da ATV ve AHaber ortak yayınında aynen bunları söyledi (O açıklamayı aşağıya aldım)...
Hala bazıları saçmasapan komplolarla Başbakan'ın çok önceden planlar yaptığı gibi laflarla hem kendi beynini hem de okurların beynini yiyor...
AK Parti içinden "Özel yetkili mahkemelere takık" isimler eskiden de vardı, fakat bunlar birkaç kişiydi,bu kişiler nefsani husumetleri sebebiyle belli emniyetçi ve savcılara düşmandı, öte yandan Başbakan üç gün boyunca yazdığım gibi bu isimlerin "takıntı"sını hiç iplemedi her şart ve durumda Ergenekon'a karşı mücadele veren emniyetçi ve savcıların yanında durdu. Bariz hata yaptıklarında bile bu emniyetçilere ve savcılara laf söyletmedi...
Bunun örneklerini üç gün boyunca verdim... Başbakan "BEN ERGENEKON'UN SAVCISIYIM" dedi onlarca defa...
7 Şubat kepazeliğiyle beraber haklı olarak Başbakan'ın sigortaları attı. Çünkü yaşanan sivil hükümete karşı vesayet girişimiydi...
Ergenekon mücadelesi veren emniyetçi ve savcı kadrosu akılalmaz ölçekte bir yetki ve had aşımına imza attı. Daha farklı dille söylemek gerekirse MONTOFON İNEKLERİ gibi davrandılar...
Montofon inekleri aşırı derecede süt veren fakat tam kova dolmak üzereyken arka ayaklarıyla kovayı devirmesiyle meşhur inek cinsidir...
O sebeple Montofon ineklerinden süt alınırken son anlarda dikkat edilir... Maalesef şu güne kadar - hataları olmakla beraber - kahramanca işler yapan emniyetçi ve savcı kadrosu kendi arka ayaklarıyla bugüne kadarki birikimlerini yerle bir ettiler...
Sakın bu teşbihime alınmasınlar, 7 Şubat kepazeliğinin neticelerini hala acı şekilde yaşıyoruz. Dostlar hakikatleri söyler...
7 Şubat krizi olduğu andan itibaren "Başbakan'a yapılanın bir vesayet girişimi olduğunu, savcıların yetki aşımı yaptığını" söyledim. AHaber'de bu konuda hemen 9 Şubat günü emniyetçilere ve savcılara yönelik sert bir konuşma yaptım, hatta konuşmam yarım kaldı diye Cengiz Er beni yeniden yayına aldı. 15 dakika daha tirad attım.
Öte yandan o ilk günlerde hem emniyet ve savcı camiasının hem de o perspektifi destekleyen Hizmet camiasının anında özeleştiri yaparak krizi büyütmeyeceklerini düşünüyordum. 7 Şubat vesilesiyle Hizmet'e birikmiş kinlerini kusanlara da tavır aldım.
Çünkü o zaman ve hala Hükümet-Hizmet ittifakı çökerse, bu iki güç birbirine düşman olursa Yeni Türkiye'nin infilak edeceğini düşünüyorum. Bu iki güç birbirine düşman olursa laiklerin, beyaz Türklerin de hayatı tehlikeye girer, hiç öyle sevinmesinler...
Fakat maalesef 7 Şubat Krizi büyüdü, 7 Şubat Kepazeliği haline geldi...
Hizmet içinden yada dışından Hükümet'e karşı nefsani kin biriktirmiş kişiler de o süreçte krizi büyüttüler... Ben nefesim yettiğince Hizmet'in yanında durma gayesiyle Hükümet'e kin kusanlara da, Hükümet'in yanında durma gayesiyle Hizmet'e kin kusanlara da düşman olacağım...
Hükümeti ya da Hizmeti benimseyen, destekleyen hiç kimsenin böyle aymazca davranmaya hakkı yokkk... ÇÜNKÜ YENİ TÜRKİYE'NİN YAŞAMASI HERŞEYDEN DAHA ÖNEMLİDİR...
BAŞBAKAN NASIL TAVIR ALDI
: Özel Yetkili Mahkemeler tartışması MİT Müsteşarımın ifadeye çağrılması ile başladı.
Burada yargı her şeyi bir kenara koyup yürütme alanına girme gibi bir adım attı. Siz hangi şartlarda MİT müsteşarını dinleyebilirsiniz bu belli. Şüpheli sıfatıyla çağırırsanız burada her şey alt üst olur. Burada devletin tekerine çomak sokmak gibi olur. Benim müsteşarım kimseye Oslo'da falan bir yazı vermek gibi bir şey söz konusu olamaz.
Bölücü terör örgütlerinin sitelerinde çıkan yazıları delil olarak iddianameye koyarsanız olmaz. MİT müsteşarım adaya giderken bile terörle mücadele konusunda ne yapabilirizin mücadelesini veririz diyorlar. Ben ilk olarak Emre Bey'le bu süreci başlattım. Yardımcıları olan hanımefendi de bu süreçte aynı adımları attı. Burada iyice çizmeyi aşan bir adım atıldı.
Bana bağlı olan müsteşarımı alırsanız ben durmam. Ha alacaksanız beni alın. Yargı kalkıp burada yardımcı olmak yerine bu kadar önemli kurumları bir şüpheye sevk ederse nasıl çalışacaklar. Ondan sonra siz çalıştıracak insan bulamazsınız.
Bu ister istemez 'Biz devlet içinde ayrı bir devletiz' diyerek Cumhurbaşkanı'na kadar herkesi çağırırım diyebiliyor. Çağırdım oldu diyebiliyorlar.





İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
kaldı