Ala Rızgari hareketinin liderlerinden
İbrahim Güçlü, Kürt yurttaşlarımızın hakları ve özgürlükleri için çok mücadele etmiş, bunun için bedeller ödemiş bir adam...
İbrahim Güçlü, Ergenekon yapılanması tarafından
"Kürt kimliğinin haklarını savunduğu için" çok tehdit edildi, ölümlerden döndü. Öte yandan Güçlü, askeri vesayet rejimi ve o rejimin emrindeki Ergenekon'a karşı çıktığı kadar aynı şekilde bir
"Kürt Ergenekonu" şeklinde yapılanmış olan askeri vesayetin emrindeki başka bir yapı
PKK/KCK'ya aynı şekilde karşı çıkan bir adam... İbrahim Güçlü,geçenlerde
PKK'nın iç infazları hakkında hazırladığı raporu TBMM'ye sundu. Bu meseleyle ilgilenenler zaten
PKK'nın önünün nasıl "askeri yönetim" tarafından açıldığını bilirler.
Askeri vesayet doğrudan
PKK'yı desteklemiştir ve diğer Kürt muhalifleri katletmesini de bazen bizzat azmettirmiş, bazen göz yummuştur...
Güçlü'nün raporuna göre PKK'nın faili meçhulleri 12 Eylül öncesinde başlayıp günümüze kadar devam ediyor. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan
"Terör ve Şiddet Olayları Kapsamından Yaşam Hakkı İhlallerinin İncelenmesi Alt Komisyonu"na 19 Ocak'ta bilgi veren İbrahim Güçlü, komisyona ayrıca,
PKK'nın öldürdüğü belirtilen isimlerin tek tek sıralandığı bir rapor da sundu...
Bugün gazetesi de geçenlerde bu raporu yayınladı. Raporu savcılığa da vermeye hazırlanan Güçlü'nün
"Devlet-PKK-Hizbullah terörünün yol açtığı ölümler" başlıklı 26 sayfalık raporunda
"PKK'nın infazlarına örnekler" bölümünde çok sayıda olay
"isim, yer ve tarih" geçiyor...
Güçlü, raporunda, "PKK kendi içinde hiçbir muhalefete izin vermedi. PKK, bu strateji gereği bütün Kürt örgütlerine eş zamanlı olarak saldırdı.
Kawa'nın liderlerinden Ferit Uzun'u 22 Kasım 1978'de Siverek'te silahlı suikast sonucu katletti. Bu eylemini gizledi. Ferit Uzun'un Bucaklar tarafından katledildiğini ileri sürdü. Denga Kawa lideri Ferit Uzun dışında başka yurtseverleri de katlettiler. PKK, Kawa ile birlikte Özgürlük Yolu, DDKD, Rizgari, Beş Parçacılar, KUK ve Tekoşin'e karşı saldırı düzenledi" dedi. Güçlü, PKK'nın
"Türk sosyalistlerinin Kürdistan'da örgütlenme hakkına sahip olmadığı" stratejisini ileri sürerek, Türk sosyalist örgütlerinin yöneticilerini ve üyelerini katlettiğini de iddia etti.
Güçlü, "PKK'da infaz edilen kurucular, merkez komitesi üyeleri ve üst düzey yöneticileri" bölümünde
"iç infaz" olaylarını anlattı. O alçak cinayetlerden bazıları şöyle...
Mehmet Turan: 1979'da Abdullah Öcalan'ın emriyle ajan olduğu gerekçesiyle Mardin'de öldürüldü.
Murat Bayraklı: 5 Haziran 1984'te Batı Berlin'de çöp konteynırında yakılarak öldürüldü.
Çetin Güngör: 2 Kasım 1985 günü İsveç'in başkenti Stockholm'de yüzlerce Kürt'ün gözleri önünde infaz edildi.
Abdullah Kumral: Suriye istihbaratı tarafından yakalanarak PKK'ya teslim edildikten sonra Öcalan'ın emriyle kulaklarına tüfek harbisi sokulmak suretiyle Bekaa'da öldürüldü.
Dilaver Yıldırım: Öcalan'ın talimatıyla Bekaa kampına getirilen Yıldırım'ın, bir sürü uygulamadan sonra gece nöbetinde intihar ettiği söylendi.
Avukat Mahmut Bilgili: 1987 yılının Mart ayı başında Hollanda'da yemek masasında boğdurulup cesedi satırla parçalanıp kanalizasyona atıldı.
Cesedi 28 Mart'ta Twente kanalında bulundu.
Mehmet Çimen: Öcalan'ın kadın sorunuyla ilgili koyduğu yasaları çiğnedi. Sorgulandı. "Buharlaştırılarak" yok edildi.
Resul Altınok: Çukur kazdırılıp kafasına kurşun sıkılarak öldürüldü... PKK'nın kendisine eleştirel bakan Kürt aydınlarını nasıl katlettiğine, askeri vesayetin PKK terörünü nasıl desteklediğine yarın da devam edeceğim...