• Facebook
  • Twitter

Lahmacun

TAKVİM önceki gün yazdı.
Bodrum Maça Kızı Otel'de lahmacun artı ayran 64 lira...
Şaka gibi değil mi?
Peki, bu işler nasıl oluyor?
Neden oluyor?
Konu uzun ama yine de anlatmayı deneyelim...
İşte size kolay kolay bulamayacağınız bir LAHMACUN hikayesi...
CELAL SAHİR EROZAN, 1883'te doğdu. Şair, yazar, yayıncı ve politikacı olarak bilindi! Asıl şöhreti "Aşk ve Kadın Şairi" olarak ismini duyurunca yaptı. Türk Dil Kurumu'nun kurucu dört üyesinden biriydi!
Servet-i Fünun döneminde tipik bir Servet-i Fünun şairi, Milli Edebiyat döneminde TÜRKÇÜ, Cumhuriyet yıllarında ise KEMALİST'ti! Daha sonra da milletvekili!
Celal Bey aşk hayatında hızlı sayılırdı! Üç kez evlendi. İlk evliliğini Halet Hanım'la yaptı. Bu evlilikten Nüzhet Sabit, Nüveyre, Meliha ve Rukiye Berin Nadi dünyaya geldi. En küçük çocuğu daha sonra CUMHURİYET GAZETESİ'nin sahibi olacaktı!
Celal Sahir ikinci evliliğini Lütfiye Hanım'la yaptı.
Ancak bu evlilikten çocuğu olmadı.
Aşka yelken açmayı seven Sahir Bey'in üçüncü eşi ise oyun yazarı Aliye Hanım'dı...
Bu evlilikten Türkay Erozan ve ABD'de John Hopkins Üniversitesi Histoloji Kürsüsü Başkanlığı da yapmış meşhur bir patolog olan Prof. Dr. Yener Erozan doğdu.
Celâl Sahir'in evlatlarından sadece Türkay Erozan'ın çocuğu oldu! Türkay Bey'in Yanyalı Ayla (Emiroğlu) Hanım'la evliliğinden doğan oğluna dedesinin ismi verildi: Celâl Sahir Erozan...
İşte Ayla Hanım ve oğlu, LAHMACUN'un 64 liraya satıldığı BODRUM'daki Maça Kızı Oteli'nin sahibi!
Torun Celâl Sahir, babasının öğretim üyesi olduğu İTÜ'den atıldı ve ABD'ye gitti.
Türkçü dedenin torunu, ABD vatandaşı ve dolar milyoneri oldu.
Beyaz Saray eski sözcüsü James Rubin'le dostluk kurdu! Türk-Amerikan İş Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi sıfatını kazandı.
Clintonlar'a yakınlığını artırdı!
Bodrum'u sevdiği için de turizme soyundu! Beyaz Türkler'in ve TÜSİAD üyelerinin geldiği MAÇA KIZI Oteli'ni yarattı!
Belli ki Erozan dedesine benziyordu!
Dedesi Celal Sahir de ticarette başarılıydı!
Şair dede, özellikle İttihatçılar'ın iktidarda olduğu dönemde BAL TUTUP PARMAĞINI YALADI!
Zenginliği artarken hakkında çok ciddi iddialar havada uçuşuyordu!
Suçlamalar yenilir yutulur cinsten değildi!
Sahir'in o dönem nasıl para kazandığını Doğan Avcıoğlu ve Zekeriya Sertel en ince ayrıntılarına kadar anlatır:
"Bütün dalavere işleri Levazım Dairesi'nde toplanmıştı. Burası bir kazanç kaynağı haline gelmişti. Bu kaynağın başında da Topal İsmail Hakkı Paşa bulunuyordu. En büyük ticaret vagon satışıydı. O vakit vagon ticareti vurgunculuğun en kârlı şekliydi.
Demiryolları çok yüklü olduğu için tüccar kendi mallarını bir taraftan bir tarafa nakletmek için vasıta bulamıyordu.
Harbiye Nezareti, Levazım Dairesi'nden boş vagon satın alıyordu.
Bazen bir vagon için on bin liraya kadar hava parası verdikleri olurdu.
Bu vagon ticareti ile başta İsmail Hakkı Paşa olmak üzere bütün Harbiye Nezareti servet kazanıyor, başkalarını da zengin ediyordu. O zamana ait şu küçük olay size bir fikir verebilir:
O vakit 'Kadın Şairi' olarak tanınan Celâl Sahir adında bir dostumuz vardı. (...) İttihatçılar'la sıkı-fıkı dosttu.
O vurgun devrinde bir Yahudi ticarethanesiyle ilişki kurmuştu.
Yahudiler, onun İttihatçılar ve Harbiye Nezareti'ndeki tanıdıkları üzerindeki nüfuzundan yararlanmak için Celâl Sahir'e vagon satın almasını teklif etmişlerdi. (...) Gelip bize kahkahalarla anlatıyordu..."
Sertel, devamında Celâl Sahir'in bu rüşvet işinin ayrıntılarını da anlatıyor...
Celâl Sahir, bu yolla gelen paraları yiyip bitirmeden önce Makulyan Hanı'nın üst katında bir yazıhane tutmuş. Süleyman Nazif bu yazıhaneyle ilgili şöyle diyor, daha doğrusu durumu şöyle hicvediyor:
"Celâl Sahir'in Makulyan Hanı'nın üst katına itilası, itilaların en makulüdür."
Yani, Celâl Sahir'in yükseldiği yerlerin içinde en uygunu Makulyan Hanı'nın üst katına çıkmasıdır!
Çok haklı...
Cumhuriyet'in kurulmasıyla birlikte işler böyle yürüdü!
Çünkü ULUS DEVLET bir burjuva projesiydi!
Belli ailelerin kazandığı, büyük çoğunluğun ise fırsat eşitliğinden yararlanamadığı eşitsizlik saçan bir yapıydı!
Bizim yakın tarihimiz hiç bilinmez!
Ölenler, kalanlar, hakkını arayamayanlar, cesetleri kaybolanlar, susturulanlar...
Cumhuriyet'e burjuva gerekliydi! Bu da 6-7 Eylül Olayları gibi faaliyetlerle Rum ve Ermeniler'in mallarına el konularak yaratıldı! İş Bankası, TSKB kredileri, arazi rantı gibi faktörlerle devlete lazım olan BURJUVA yaratıldı!
Şair Erozan da VAGON'a binerek zengin olmuştu!
Bu zenginlik çocuklarına ve torunlarına geçmişti!
Eee, para böyle kazanılınca lahmacunu 64 lira yapmak kolay!
Ama herkesin DEDESİ VAGON'la seyahat etmedi ki!
Anlayacağınız, daha doğrusu hiç anlamayacağınız bir gerçek var!
Cumhuriyet belli ailelerin arasında sıkı sıkıya kurulan ilişkiler yumağıdır!
Şimdiye kadar bu yumağın üzerine gidilemediği için HALK perde arkasındaki gerçeği göremedi!
Yetenekli ve zenginler hep belli ailelerden çıkıyordu!
Haliyle iktidara da bunlar geliyordu!
Ya da istediklerini getiriyordu!
Ta ki şimdiye kadar!
Sahi Çamlıca'ya neden CAMİ yapılmak isteniyor?
Bu mahallede oturan arkadaşlardan bilen var mı?




İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
kaldı